Belediye Başkanı Andı… Kaynak : 23.01.2014 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır
Önümüzde yerel seçimler var. Göreve gelecek belediye başkanlarının ant içmelerini daha önceki seçimlerde de önermiştim. Şu günlerde her ne kadar kimi çevreler ant metinlerinden hoşlanmıyorlarsa da sorumluluk gerektiren durumlarda andın bir güvence olarak kayda geçmesi yararlıdır. Kimi mesleklerde diploma alırken ya da göreve başlarken yemin söz konusudur. Örneğin, doktorların “Hipokrat Yemini” (Hipokrat Andı) gibi… Sonradan pek uymasalar da milletvekilleri de TBMM’de göreve başlarken ant içiyorlar.  Onlardan çok daha fazla bireysel sorumluluk taşıyan yerel yöneticilerin de benzer şekilde ant içmeleri iyi olmaz mı? Böylece ileride en azından bu antlarına uymalarını beklemek hakkımız olur. Belediye başkanlarının eylemleri, yaşamımızı olduğu gibi, kentlerin yalnızca bugününü değil, geleceğini de etkiliyor.  
Geçen yerel seçimler öncesinde hazırlayıp yayımladığım bir ant metni kamuoyunda ilgi çekmişti. Andın, göreve başlamadan önce belediye başkanları için zorunlu hale getirilmesi konusunda kamuoyu desteğinin yararlı olacağını düşünüyorum. O nedenle bu kez, son zamanlarda ülkede yaşanan olaylardan da esinlenerek hazırladığım biraz da eleştirel ve tepkisel içerikli yeni bir metin taslağını kamuoyunun dikkatine sunuyorum: 
“Kentlilere hizmet ve onları mutlu etmek için seçilmiş olduğum bilinciyle ve demokratik, katılımcı bir yönetim anlayışıyla; 
• Bilime, yasalara, şehircilik ve mimarlık kurallarına, plan fikrine, uzmanlıklara ve takım çalışması ruhuna saygı göstereceğime; benbilirimci ve keyfi davranışlarda bulunmayacağıma; hizmeti kentte yaşayanların tümüne ayrım gözetmeden sunacağıma; çocuklara, yaşlılara, engellilere ve yoksullara ayrıca özen göstereceğime, 
• Kentin havasını, suyunu, toprağını, yeşilini, doğal ve tarihsel sitlerini, ekolojik dengesini ve tüm canlılarını koruyacağıma; tarım alanlarını, yeşil alanları, ormanları, su havzalarını, kıyıları yapılaşmaya ve yağmaya açmayacağıma,
• Kentin tarihsel dokusunu, arkeolojik ve kültürel değerlerini koruyacağıma; tarihsel yapıtlar arasında din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmayacağıma,
• Kentsel planlamada, geniş katılımlı bilimsel planlama ve tasarım ilkelerinin yanısıra kentin ve kentlilerin tümünün yararını gözeteceğime… Plan bütünlüğüne aykırı değişiklikler yapmayacağıma; noktasal imar kararları ya da plan değişiklikleriyle spekülasyon ve rant alanları yaratmayacağıma… Önemli kentsel uygulamaları, tepeden inme kararlarla değil, şeffaflık içinde, kentlilerle paylaşarak, uzman kuruluşların ve STK’lerin görüşlerinden yararlanarak yapacağıma…  Merkezi yönetimden gelebilecekler de dahil, kent ve kentli yararına olmayan türden baskılara karşı çıkacağıma, 
• Kent nüfusunun plan hedefleriyle uyumlu şekilde gelişmesi yolunda çaba göstereceğime, 
• Kentsel dönüşümün halktan yana olmasını gözeteceğime ve rant sağlama aracı haline dönüştürülmesini engelleyeceğime, 
• Belediye arsalarını elden çıkarmayacağıma ve kentlilerin yararına açık hale getireceğime; yeni gecekondulara ve kaçak yapılaşmaya göz yummayacağıma,
• Ulaşımda bireysel taşımacılığa değil, başta raylı sistemler olmak üzere bütünleşik toplu taşımacılığa önem vereceğime, 
• Kenti, sokakları, kaldırımları, parkları bakımlı ve temiz tutacağıma; sokakların ve özellikle de yaya kaldırımlarının otopark haline getirilmesine izin vermeyeceğime,
• Kentsel altyapı için eşgüdüm planı ve programı hazırlayacağıma; altyapı çalışmalarını bu plan-program çerçevesi ve disiplini içinde yapacağıma,
• Her türlü âfet riskine karşı bilinçlendirme ve acil eylem planları geliştirilmesini sağlayacağıma, 
• Eğitim, bilim, sanat, kültür ve sporun koruyucusu ve destekçisi olacağıma,
• Kentin ekonomisine ve refahına katkılar getirecek girişimleri destekleyeceğime, 
• Belediyenin kaynaklarını şeffaflık içinde ve doğru kullanacağıma; belediye iktisadi teşebbüsleri (BİT)’lerin şeffaflık içinde çalışmasını ve denetlenmesini sağlayacağıma; belediyenin olanaklarını çıkar kapısı olarak kullandırmayacağıma,
• Sokak afişleri ya da gazete ilanlarıyla kendimi övmeyeceğime ve övdürmeyeceğime,
• Hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma; dini hiçbir zaman siyasete alet etmeyeceğime, 
hemşerilerim önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”
Metin geliştirilebilir… Gördüğünüz gibi, sıralanan öneriler daha çok, yapılması gerekenlerden değil de yapılmaması gerekenlerden oluşuyor. “Ya yapılması gerekenler?… Onları sıralamaya gerek yok mu?..” diyebilirsiniz. Yanıtı şudur: Türkiye’de doğrulara sıra gelmesi için öncelikle yanlışların, kötü uygulamaların engellenmesi gerekiyor. 
Bugünün ne yazık ki gerginliklerle beslenen karmakarışık, çatışmalı siyasal ortamında ant önerimizin siyasilerce ele alınacağını umacak kadar toy ve saf değilim. Öneri, düş olarak kalsa bile, yukarıda sıralanan ilkeler adayların belirlendiği şu günlerde, uyarıcı niteliğiyle belki yararlı olabilir.