Ağıt Kaynak : 07.04.2005 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray Bayanlar Basketbol Takımı küme düştü. 100. yılda tam bir düş kırıklığı. O takım ki 1988, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98 ve 2000’de Lig şampiyonu olmuş; 1993, 94, 95, 97 ve 98’de Türkiye Kupası’nı, 1993, 94, 95, 96, 97 ve 98’de Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanmış. Bu başarılara ek olarak, 1998-99’da da Avrupa Ligi Dörtlü Final ikincisi…

İşte böylesine parlak bir geçmişi olan takım küme düştü. Hem de son maçında Fenerbahçe’ye yenilerek. Ligde Fenerbahçe ve Beşiktaş dışındaki rakiplerini belki merak edersiniz; sayalım : Erdemirspor, Ceyhan Belediyesi, Mersin B.Ş., Migros, İ.Ü.S.K., Çankaya Ü., Botaş, Burhaniye Bld. ve Orimcan. Galatasaray işte bu kulüplerin arasında başarılı olamadı ve küme düştü.

Sonuç büyük düşkırıklığı, üzüntü ve gözyaşı… Şimdi, kötü durumda olan Basketbol Erkek Takımı’nın kümede kalması için dua etmek gerekiyor.

Geçmişi çeşitli spor dallarındaki başarılarla dolu Galatasaray Spor Kulübü bu duruma nasıl geldi? Kısaca bakalım… Temeldeki sorun parasal. Kırılma noktası, Faruk Süren’in başkanlığının ilk yılında yönetim kurulunun istemi üzerine genel kurulun verdiği borçlanma yetkisidir. O kararın tetiklemesiyle doludizgin borçlanma sürüp gitti. Hisselerin satılması olayı da yine bir çeşit borçlanma tuzağıydı. O günlerin Yönetim Kurulunda, “borçlanma olmadan büyüme olmaz” diyen aklıevveller bile vardı. Galatasaray bu anlayış çarpıklığı içinde büyük bir savurganlıkla borç-faiz sarmalına girdi. Tıpkı Türkiye ekonomisi gibi…

Borç gırtlağa geldiğinde yeni slogan oluşmuştu: “Futbolun gelirleri Futbola”… Bu söylem, Galatasaray’ı yalnızca bir futbol kulübü olmaya doğru iterken amatör spor dallarının yanısıra voleybol ve basketbolu da kendi başlarının çaresine bakma zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıyordu. Bu koşullar altında yaprak dökümü bayan voleybol takımıyla başladı, ardından basketbola sıçradı.

“Öteki kulüplerin borcu yok mu ?” diye sorabilirsiniz. Pek çoğunun var, ancak onlarınki kişilere, Galatasaray’ınki bankalara. Yani onlarınki sabit, Galatasaray’ınki faizlerle her gün artmakta…

Yanlış hesap Galatasaray’ı buralara getirdi. Ancak, hatalı olan yalnızca yönetim kurulları değil, onlara her istedikleri yetkiyi gözü kapalı olarak veren genel kurullar da aynı oranda sorumlu.

Galatasaray bu güçlükleri bir şekilde aşacaktır. Alınacak akılcı, etkin önlemlerin yanısıra kulübün iyice eskimiş olan tüzüğünün de 100. yılda değiştirilmesi, yönetimleri daha iyi yönlendirip denetleyecek bir sisteme dayalı olarak geliştirilmesi gerekiyor. Çabalar daha çok zaman yitirilmeden bu doğrultuda yoğunlaştırılmalı.