| Büyük Ata’ya Gidiyoruz |
Kaynak :
30.11.2005 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Yarın Anıtkabir’de Atatürk’ün huzurunda olacağız. 2 Aralık 2005 Gazi Mustafa Kemal’in Galatasaray Lisesi’ni ilk ziyaretinin 75. yıldönümü. Yıllar öncesine dönelim. 1930’un soğuk bir kış günü … Gazi, o zamanlar İstanbul’da bulunan Mülkiye Mektebi’ni ve Harbiye’yi ziyaret ettikten sonra Galatasaray Lisesi’ne gelir : 2 Aralık 1930, saat 14:40. Yanında ünlü yazar, milletvekili Ruşen Eşref (Ünaydın), dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ve Kılıç Ali vardır. Okul müdürü Fethi İsmail (İsfendiyaroğlu) Beydir. (Ruşen Eşref, Kulübün 12 no.lu üyesidir, yani ilk üyelerdendir. Fethi İsfendiyaroğlu da üç yıl sonra Kulüp başkanı olacaktır). Gazi derslere girer, öğrencilerle, öğretmenlerle konuşur; laboratuvarları, kütüphaneyi, konferans salonunu ve müzeyi gezer, sonra da anı defterini imzalar. Müze ilkin 1913’te Kalamış’ta Galatasaray Spor Kulübüne tahsis edilen binada kurulmuştu. İstanbul’un işgalinde bina kulübün elinden alınınca Ali Sami (Yen) Bey, müzede bulunan eşyayı korunmak üzere Okula teslim etmiş, böylece Okul ve Kulübün müzeleri birleşmişti. Müze o zamandan beri okulla kulübün ortak belleği olmuştur. Gazi ziyaretten memnun ayrılmıştır. Nitekim Müze için vaat ettiği imzalı fotoğraf 12 gün sonra gelir; ithaf yazısı şöyledir: “14.XII.1930 Galata Saraya… Gazi M.Kemal.” Ayrıca, Ata’nın emriyle Ortaköy’deki Feriye saraylarından biri ilkokul bölümü için Okula tahsis edilmiştir. Anılan binada 1996’dan bu yana Galatasaray Üniversitesi bulunuyor. Gazi Galatasaray Lisesi’ni bir değil, tam 3 kez ziyaret etmiştir. İkinci ziyaret 28 Ocak 1932 günü okuldaki bir gösteri |
nedeniyledir. Üçüncü gelişi ise 1 Temmuz 1933 günü yapılmakta olan olgunluk sınavlarına rastlar.
Gazi’nin Galatasaray Lisesi’ni ziyaretleri nedensiz değildir. Bu konuya ünlü tarihçi Bernard Lewis’in bir değerlendirmesi ışık tutabilir: “Modern Türkiye’nin yükselişinde Galatasaray Lisesi’nin etkisi çok büyük olmuştur. Batılı idare cihazını yürütecek, yetenekli ve Batılı eğitim görmüş idareci, diplomat ve diğerlerine ihtiyaç arttıkça, Galatasaray mezunları Osmanlı İmparatorluğu’nun ve sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin siyaset ve idaresinde hakim rol oynar duruma gelmişlerdir. Modern Türkiye’nin zaferlerinin birçoğu da Galatasaray Lisesi’nin sınıflarında kazanılmıştır”. Gül Baba’yla Bektaşi kültürünü, Tevfik Fikret’le çağdaşlığı, Fransız kültürüyle özgürlüğü benimseyen Galatasaray, her zaman Atatürkçülüğün de sarsılmaz kalelerinden olmuştur (1). Galatasaray Lisesi her yıl coşkuyla kutladığı ilk ziyareti 75.yıldönümünde farklı bir boyuta taşıyor, sevgi ve minnet duygularını sunmak üzere Ankara’ya Anıtkabir’e gidiyor. Başta, okul müdürü olmak üzere öğretmenler, öğrenciler, mezunlardan bir grup 2 Aralık 2005 günü, saat 14:00’da ülkemizin kurtarıcısı, Cumhuriyet’in kurucusu büyük Ata’nın huzurunda olacağız. Ve Lise Müdürü Doç. Dr. Gün Kut’un bir gazete röportajında dediği gibi, “Onun ideallerinin, fikirlerinin ve devrimlerinin öncüsü olmayı sürdürdüğümüzü vurgulayacağız.” (1) Semenderoğlu V. Çalışlar İ., Ortak Bellek, Galatasaraylılar Derneği Yayını, 1998, s.152 |

