| En Büyük Rakibimiz Kompleksimiz |
Kaynak :
23.09.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Büyük takımlarımız futbolda Avrupa kupalarına iyi başladılar ve başarılarını sürdürüyorlar. Ne var ki, özellikle basında ve televizyonlarda yaygın bir güvensizlik, bir korku egemen. Bu da, abartmalarla örtülmeye çalışılıyor. Bu abartılardan, daha önce de söz etmiştim. Gazete başlıklarına yine bir göz atalım. Fenerbahçe – Parma maçından hemen önce bir gazete başlığı şöyleydi : “Avrupalı gibiyiz”. Yazıda, ligde atılan gollerin sayıları verildikten sonra “Artık Türk futbolcusu da Avrupalı meslektaşları gibi güzel goller atıyor, seyirciyi coşturuyor” deniyordu. Türkiye, Avrupa Futbol Birliği UEFA’nın kurucu üyesi.. Bir Türk de başkan yardımcılığını yürütüyor. Yıllardan beri Avrupa kupalarında yer aldığımız halde hâlâ yerimizden kuşku duyuyoruz : “Avrupalı gibiyiz..” 1-0 biten Fenerbahçe-Parma maçının ardından yine bir gazete başlığı : “Doğaüstü Fener !”.. Altındaki yazı : “Yine bir destan.. yine bir olay.. Yine Türk’ün ne olduğunu gösteren bir gurur tablosu.. Ve bu imza yine Fenerbahçe’den. Evet, İtalyanların 140 trilyon liralık Parma’sı Kadıköy’de Moldavan’ın golüyle dağıldı.. Kanarya ilk kez bir İtalyan’ı yendi. 9 kişi kalan Makarnacılar farktan kurtuldu.” Burada abartı var, korku var, kompleks izleri var. İlk kez yendiğimiz, 9 kişi kalmış bir İtalyan takımına karşı 1-0’la destan yazmışız. Gazeteler böyle de futbol adamlarımız çok mu farklı konuşuyorlar |
? Bir gazete haberine göre Galatasaray antrenörü Fatih Terim “Biz Torino’ya tarih yazmaya gidiyoruz” demiş. İşte, gördüğünüz gibi, nedense maça gitmiyoruz, destan ya da tarih yazmaya gidiyoruz. Yine Fatih Terim, “Juventus’a yenilirsek dünyanın sonu olmaz. Ama yenersek tarihe geçeriz. CNN’de bile ilk haber oluruz” demiş.
2-2 biten Juventus maçında Galatasaray’ı 2-1 öne geçiren golden sonra, maçı naklen anlatan TV spikeri bağırıyordu : “Bir tarih daha yazılıyor !” İşte, tarih nasıl yazılırmış, görüyorsunuz ? Her gol bir tarih.. Oysa, rakibin 10 kişi kaldığı, top egemenliğinin yüzde 55 Galatasaray’da olduğu bir maçtan sonra beraberliğe üzülmek gerek. Nedir bu bitmek tükenmek bilmeyen eziklik, nedir bu korku, nedir bu abartı ? Geçenlerde bir okurumdan gelen mesajın ilgili bölümünü buraya aktarmak istiyorum : “”Abartma” başlıklı yazınızı bugün (3 Eylül) Cumhuriyet’in internet sayfalarından okudum. Fransız basınında çalışan (ve Fransızca yazan) bir gazeteci olarak, görüşlerinize katılmamak elde değil. Türkiye’deki bazı gazetecilerin dalkavuk ve fanatik yazı türünü Avrupa basının utanç abidesi İngiliz “tabloid” basını bile kullanmıyor.. Türkiye’de konuştuğum bazı arkadaşlar “basın toplumun aynasıdır” diyorlar. Katılmıyorum. Basın topluma örnek olmalıdır, yol göstermelidir.” Doğru söze ne denir .. e-posta : hasmim7@ibm.net |

