| Olaylar-Yorumlar.. (Gökkafes – İMÇ, Perpa ve Ötekiler) |
Kaynak :
01.09.1997 -
Yapı Dergisi - 190
|
Yazdır
|
|
Gökkafes İMÇ, Perpa ve Ötekiler |
Oto Sanayi Sitesi’yle yetinilmedi, ardından Maslak’ta Atatürk Oto Sanayi Sitesi kuruldu. Amaç hep aynıydı. Bu arada, geçen zaman içinde şehir kuzeye doğru yayıldığı için ilk Oto Sanayi Sitesi artık şehrin içinde kalıyordu. Aslında şehri yanlış bir şekilde kuzeye doğru kaydıran yerleşmelerin başında bu sanayi siteleri vardı. Boğaz gecekondularının başlangıcı da bu sanayi yerleşmelerinden kaynaklanıyordu. Bu iki siteye oto tamircileri gelip yerleştiler, ama çoğu, Dolapdere’deki yerlerini bırakmamışlardı. İstanbul’un merkezinde yer alan Dolapdere, yıllar öncesinden gelen işlevini bugün de, olduğu gibi sürdürüyor. Dolapdere Caddesi üzerindeki tamirhanelere sığmayan otolar, bırakın kaldırımları, yollara taşıyor. Acaba, Dolapdere’deki, oto tamircilerinin nasıl bir dokunulmazlığı vardır? Büyükşehir ve ilgili ilçe belediyeleri şehrin merkezinde yer alan, hem de önemli bir trafik arteri olan Dolapdere’nin bu perişan halini nasıl görmezler; bu duruma nasıl razı olurlar? Gelelim Perpa’ya.. Perpa, Karaköy Perşembepazarı’nda yerleşmiş olan esnafın yukarıdaki örneklere benzer bir şekilde Okmeydanı’na kaydırılması ve Karaköy çevresinin rahatlatılması için tasarlandı. Burası yeni Perşembepazarı olacaktı; adını da oradan alıyordu. Dalan’ın başkanlığı döneminde İstanbul Belediyesi’nin desteklediği proje, Perşembepazarı esnafının kurduğu kooperatif ve Belediye işbirliğiyle kısa sürede gerçekleştirildi. Ama gelin görün ki, aynı direniş burada da oldu. Kimse, Karaköy’de kök saldığı yerinden kımıldamak istemiyor. Anlaşılan, insanlar Perpa’da işyeri açmak için değil, spekülasyon amacıyla dükkan almışlar. Bu dükkanları ya boş tutuyorlar ya da depo olarak kullanıyorlar. Perpa’ya taşınmış olan birinin söylediğine göre “Karaköy’ün de Perpa’ya taşınması için Karaköy’deki yıkım kararlarının uygulanması gerekir”miş (1). Demek ki taşınmaları için ille de yıkmak gerekiyor. Şimdi herkes bekleyişte.. Perpa dolmuyor, Perpa canlanamıyor. Başka bir örnek dericilerdir. Dericilerin saldıkları kokudan, turistler bile nerede olduklarını anlayabilirlerdi. Özellikle yaz aylarında Yedikule Zeytinburnu sahil yolundan burun tıkamadan geçmek olanaksızdı. Ayrıca, tesisler, görünüşleriyle de, teknolojileriyle de, sağlığa ve çevreye zararlı oluşlarıyla da çağdışıydılar. Dericilere, yeni bir yerleşme için Tuzla’da yer gösterildi. Tesislerini orada yaptılar, ama oraya gitmemek için uzun süre bin dereden su getirerek direndiler. Sonunda Belediye’nin basiretli zorlamaları ve emrivakileriyle ancak mevzilerini terk ettiler. Merter Keresteciler Sitesi de, adından anlaşılacağı gibi keresteciler için kurulmuştu, konfeksiyoncuların oldu. Örnekler çoğaltılabilir.. Plansızlıktan yakınıyoruz.. Ya yanlış kararlarla yanlış planlar yapıyoruz, ya da planı uygulayıncaya kadar şehrin boyutları, sınırları değişiyor.. Aynca, plan uygulayacak kurumlar gerekli otoriteye ya da niyete sahip değiller. İşte Sultanhamam, işte Dolapdere, işte Perşembepazarı, işte Merter.. 1. Perpa Dergisi, Aralık-Ocak 1997, S.35. |

