| Seçimin Azizliği |
Kaynak :
19.02.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçtiğimiz son bir hafta olaylarla dolu geçti. Trabzonspor – Fenerbahçe kupa maçında Fenerbahçe’nin sahayı terk etmesi, Galatasaray’da ertelenmiş olağanüstü genel kurul, Beşiktaş’ta mali genel kurul , Fenerbahçe’de seçimler,15 kulübü temsil eden Kulüpler Birliği’nin Futbol Federasyonu ve yayın havuzundan yana tavır koyarken Fenerbahçe’ye karşı çıkması, Galatasaray karşısında aldığı beraberlikle Fenerbahçe’nin lig liderliğini sürdürmesi. Burada iki konuya, Fenerbahçe’deki gelişmelere ve stad anarşisine değinelim. Antrenör Otto Bariç’e atılan taş nedeniyle Fenerbahçe sahadan çekildiğinde Fenerbahçe takımı 10 kişi kalmıştı ve 1-0 yenik durumdaydı. Acaba, Trabzon 10 kişi kalmış ve Fenerbahçe ileri durumda olsaydı Fenerbahçe yine sahadan çekilir miydi ? Sporda hiçbir takım kendi kararıyla sahadan çekilemez. Kurallara göre, karar hakemindir; oyunun devamına olanak kalmadığı kanısına varırsa oyunu tatil eder. Hakemin böyle bir kararı olmadığı halde Fenerbahçe oyundan niçin çekildi ? Son üç yılda Fenerbahçe, Ali Şen üslubuyla, kuralları sürekli olarak ya zorladı ya da gözardı etti. Bu kez de öyle oldu. Kurallara göre, sahadan çekilen takım hükmen yenik sayılır, kupadan elenir, bir sonraki yıl da Türkiye kupasına katılamazdı. İşte, Fenerbahçe de bu kurallara göre cezalandırıldı. Bu olayın zamanlamasının giderayak, Ali Şen yönetimi için hiç iyi olmadığını seçimlerin sonucu da gösterdi. Ali Şen’in yolundan yürüyeceğini söyleyerek seçimlere katılan başkan adayı Vefa Küçük, seçimi kaybederken listesindeki, Orhan Keçeli dışındaki yönetim kurulu adaylarının tümü seçildi. Vefa Küçük yıllardan beri kendisini özveriyle, başkanlığa hazırlamıştı; kanımca çok iyi bir başkan olacaktı. Bence, kendisine haksızlık ederek Ali Şen ekolünün bir izleyicisi olduğunu söylemesi talihsizlikti. Ayrıca, desteklediği adayların, Vefa Küçük’ün ve yakını Orhan |
Keçeli’nin kaybetmeleri, Ali Şen’in en güçlü göründüğü dönemde niçin ayrılmaya karar verdiğini açıklamış oldu.
Şimdi ne olacak ? Başkan, Aziz Yıldırım. Birlikte çalışacağı kurul ise Vefa Küçük’ün yönetim kurulu. Benzer bir durum 1975’te Galatasaray’da da yaşanmıştı. Seçime katılan başkan adaylarından Oğuz İmregün, Mustafa Pekin karşısında seçimi 1 oy farkla yitirmiş, ancak İmregün’ün yönetim listesinden 6 isim,10 kişilik kurula girmeyi başarmıştı: Bu zorunlu birliktelik ancak dört buçuk ay sürebildi ve sonuçta yönetim dağıldı. Bu kez de Fenerbahçe’de seçimleri etkileyen iki Aziz’e, Aziz Yıldırım’a ve Vefa Küçük’ü destekleyen grubun lideri Aziz Yılmaz’a seçim sistemi azizlik etmiş bulunuyor. Uygulanan seçim sisteminin yanlışlığıyla hep karşılaşıyoruz. Bir kişinin seçileceği durumlarda, ikiden çok adaylı seçimlerin tek kademeli yapılması sakıncalı sonuçlar doğuruyor. Bu, belediye başkanı seçimlerinde de böyle olmadı mı? Sonuçlar çoğu kez tatmin edici olmuyor. İşte Fenerbahçe’de de öyle oldu.1469 oy Aziz Yıldırım’a, 1468 oy Vefa Küçük’e. Aradaki fark o denli küçük ki. Üstelik uyumsuz bir “başkan-yönetim kurulu” birlikteliği söz konusu. Bakalım Fenerbahçe işin içinden nasıl çıkacak ? Gelelim, son zamanlarda giderek artan stad anarşisine. Yalnız Trabzon’da değil, bütün stadlarda sahaya cisimler atılıyor, anarşi bazen de stadın dışına taşıyor. Sporla bağdaşmayan bu taşkınlıkların hoş görülmesine olanak yok. Bunların önlenmesi için toplumun eğitim düzeyinin yükselmesini beklemek, istenmeyen daha kötü olayların gelişmesine yeşil ışık yakmaktan öteye geçemez. Öncelikle, kulüp yöneticilerinin davranışları ve sözleri anarşiyi tırmandırmaktan uzak olmalıdır. Stad anarşisine karşı yaptırımlar uygulamak ise Federasyona düşüyor. Olaylı stadların cezalandırılması, ilk aşamada bunun en kestirme yoludur. e-posta : hasmim7@ibm.net |

