| Sporcuların Vergisi |
Kaynak :
20.08.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Yeni vergi yasası profesyonel sporcuları da gelir vergisi kapsamına aldı. Daha önceki uygulamaya göre transfer ücretlerinin vergisi, her ödeme sırasında yapılan yüzde 15’lik kesintiyle sınırlı kalmaktaydı. Eski yasanın ilgili geçici maddesine göre bu uygulama 2000 yılına kadar böylece sürecekti. Şimdi yeni yasayla 1999 başından itibaren sporcular gelir vergisine tabi olacaklar ve 2000 yılı Mart ayında verecekleri beyannameleriyle, artan oranlı tarifeye göre vergilendirilecekler.
Böylece, sporculara tanınmış olan ayrıcalık sona eriyor. Bundan böyle, ticaret yapan kişiler gibi yükümlü olacaklar. Oysa eskiden, yazarlar, sanatçılar gibi korunmaktaydılar. Artık korunmayacaklar. Medya çoğu kez, özellikle futbolcuları ve basketbolcuları vergi adaletsizliğinin simgesi olarak göstermiyor muydu ? İşte, çıkan yasayla bu adaletsizlik (!) ortadan kalkacak. Yasa, “bu yaşta ne kadar çok kazanıyor, versin kerata” anlayışında olanların gönüllerini ferahlatmış oldu.
Her türlü kazancın vergilendirilmesi doğaldır. Ancak gözden uzak tutulmaması gereken birkaç nokta var. Sporcuların aktif spor yaşamları 10 – 12 yıl gibi bir süreyle sınırlıdır. O da, sakatlanmaz, bir talihsizliğe uğramaz, spor yaşamı daha erken bitmezse.. Büyük paraların bu sürenin tümünde kazanılması da az rastlanır bir olgudur. Sporcu bu kısa dönemde kazandığıyla bütün yaşamını sürdürmek zorundadır. Vergide adalet adına bu özel durumun göz önünde tutulması gerekmez mi ? Spordan kazandığıyla ihya olmuş kaç sporcu sayabilirsiniz ?
Bazı kişiler futbolcuların ayaklarıyla trilyonlar |
kazandığını kahve eleştirisi tarzında söyleyip dururlar. Düşünmezler ki, futbol özel yetenek ister, ayak oyunu olmaktan çok, kafa oyunudur. Ve unutmamak gerekir ki kazandıkları başarılarla zaman zaman ülkeyi coşkuyla ayağa kaldıranlar, kimilerinin dudak büktükleri bu çocuklardır. Ayrıca, Türkiye’de sporcuların büyük çoğunluğunu milyarlar kazanıyormuş gibi göstermek de medyatik bir abartmadır.
Biz Türkiye’de sporun gelişmesini istiyorsak bu alana katkı getirmek, bu alanda özverili davranmak zorundayız. Sporun kalkınmasını istiyorsak, başarı istiyorsak kulüpleri, sporcuları, spor tesislerini desteklemek zorundayız. Yeni yasa yurtdışında çalışarak döviz sağlayan müteahhitleri vergi kapsamı dışında bırakarak destekleyebiliyor. Yine bu anlayışla yasa, çok doğal olarak sanatı, kültürü nasıl koruyorsa sporu da korumalıdır.
Zorlamalar kaçamakları geliştirir. Kulüpleri ve sporcuları zora sokacak yüksek vergilendirmenin de dengeleri büsbütün bozacağını, istenmeyen, kural dışı sonuçlar doğuracağını tahmin etmek için kâhin olmak gerekmez.
“Sporcudan vergi alınmasın” demiyorum. Böyle demeye olanak da yok. Vergi yükünü kulüplerin sırtına bırakan yüzde 15 stopajlı eski uygulamadan yana da değilim. Ancak, sporu ve sporcuyu koruyacak daha tutarlı, daha sağduyulu çözümler bulunabileceğine inanıyorum.
Yeni uygulama için önümüzde uzunca bir zaman var. Bu süreden yararlanılarak konunun Maliye Bakanlığınca, spordan anlayanların da katılımıyla bir kez daha irdelenmesi yararlı olur. |

