Aday Bolluğu Kaynak : 18.03.2004 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’da cumartesi günü seçim var. Başkan, yönetim kurulu ve öteki kurullar seçilecek. Kulüp pek çok bakımdan en bunalımlı dönemini yaşarken başkan adaylarının sayısına bakıp şaşmamak elde değil… Mali durum berbat… Sporda çöküntü var… Tesisler perişan… Yazık ki son sekiz yıllık savurgan yönetim tarzı kulübü bugünlere getirdi. Böyle bir ortamda başkan adayı bolluğuna ne demeli ? Bu ne yüreklilik, bu ne özveri ? Herhalde bütün çabaları Galatasaray içindir. Neyse ki Alp Yalman’ın Mehmet Cansun’a katılmasıyla aday sayısı dörde indi.

Son iki yıllık dönemin başkanı Özhan Canaydın başarısız oldu. Kulübü aldığı yerden gerilere götürdü. Bu kez yine aday. Niçin ?.. Nedenleri şöyle özetlenebilir :

1. Kulübün büyük borçlarının altında ortak borçlu ve kefil olarak imzası var. Başkanlığı sürdürüp imzasının bekçiliğini yapmak istiyor.
2. Başarısız bir başkan oldu; belki de Kulüp tarihinin en başarısız başkanı… Gelecek iki yıllık dönemde bu durumu tersine çevirebilme umudunu taşıyor.
3. Yüzüncü yıl kutlanırken, Galatasaray’ın başında olmak istiyor.

Bu üç noktanın da Kulüpten çok kendisi için önemli olduğu açık. Bugüne kadarki performansı, talihsiz gidişi değiştirmekten uzak. Gördüğümüz o ki, Canaydın aşısı tutmadı.

Başka bir aday, Yılmaz

Toköz… Toköz başkan adayı arayışıyla ortaya çıktı… Oyun hoşuna gidince kendisi adaylığa soyundu. Hâlâ işin şakasında… Öteki aday Turgay Kıran ise bir süreden beri hazırlanıyor, ancak kulüp yönetimine ilişkin birikimlerinin, deneyiminin bu işe yeterli olabileceğine inanmakta zorlanıyorum.

Gelelim adaylar arasında en güçlü görünen Mehmet Cansun’a… Cansun 1992’den beri yönetimlerin içinde çeşitli görevler üstlendi, Süren’in istifasından sonra artakalan sekiz buçuk aylık bir sürede başkan oldu. Kimsenin başkan olma yürekliliğini gösteremediği güç bir dönemdi bu. Böylece, ikinci başkan olarak başladığı dönemi, yeniden seçilerek başkan olarak tamamladı. Genç bir ekiple iyi de çalıştı. Ancak dönem sonunda yeniden seçilemedi. Üyeler, süslü vaatlerle ortaya çıkan Canaydın’ı yeğlediler. Belki de kazanan vefasızlıktı. Cansun’a zor bir dönemde görev üstlenip başarılı da olduğu halde “devam” oyu verilmedi. Keşke verilmiş olsaydı…

Bütün bu aday bolluğu ve ortadaki veriler karşısında Cansun bana göre başkanlığa en yakın isim olarak görünüyor.

Öte yandan, yönetim kurulu listelerinin hâlâ belli olmayışına ne demeli. Daha önce de yazmıştım, bu durum Galatasaray’ın ciddiyetiyle bağdaşmıyor.