Ali Aydın’ın İstifası Neyi Çözdü? Kaynak : 15.04.2004 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçen haftaki yazımda hakemlerin çilesinden söz etmiş, hedefte olmalarına karşılık, kusurun yalnızca onlarda olmadığını anlatmaya çalışmıştım. Yazım, “suç öncelikle, hakemlerin emir kulu haline getirenlerde aranmalı” tümcesiyle bitiyordu. Hakemleri bu hale getirenlerin başında Futbol Federasyonu ile onun güdümündeki Merkez Hakem Kurulu vardı. Hakem hatalarıyla dolu Galatasaray – Beşiktaş derbisinden sonra Ali Aydın’a kol kanat geren Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy’dan çeşitli kesimlere çok sert tepkiler geldi. Ulusoy, Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın’ın “Ali Aydın’ı bir daha maçlarımıza istemiyoruz” sözlerine yanıt vererek, “Biz Ali Aydın’ı formuna kavuştuktan sonra Galatasaray maçlarına vereceğiz. Cem Papila da Beşiktaş maçlarında görev yapacaktır. Federasyon olarak kulüplerin bu tür isteklerine izin veremeyiz” diye kükrüyordu.

Ne var ki Ali Aydın büyük bir olgunluk göstererek onurlu bir davranışla hakemliği bıraktığını açıklayıverdi. Aydın’ın ayrılma kararından sonraki açıklamaları da içtendi : “Fenerbahçe – Rize maçı sonrası arzum kaçtı. En son olarak Galatasaray – Beşiktaş maçının ardından yaşananlar ve söylenenler beni üzdü. Kötü bir maç yönettiğimi kabul ediyorum.”

İşte böyle… Biriken kusurları Ali Aydın’ın hakemliğinin sonu oldu; ancak, sormak isterim : ne değişti ? Spor kültürümüzdeki anlayış aynı… Seyirci aynı. (Düşünün ki Galatasaray, kendi seyircisinin yaptığı taşkınlığı, sahasının kapatılması pahasına Federasyona şikâyet etme girişiminde bulundu)… Yöneticiler aynı… Federasyon aynı… Merkez Hakem Kurulu aynı… Kısacası eski hamam, eski tas…

Yakında Federasyon seçimleri var. Haluk Ulusoy görevi sürdürmek

için elinden gelen her şeyi yapıyor. Ulusoy, bir dönem başarılı olmadı değil; ancak artık, biriken hatalarıyla misyonu tamamlanmış gibi görünüyor. Ali Aydın olayı kapanırken birdenbire eski federasyon başkanı, şimdiki UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik’e yüklenmeye yeltendi. Erzik’in bir TV programındaki sözlerine öfkelenmişti. Herkesin bildiği gibi, Erzik federasyon başkanı olarak başarılıydı. Futbolumuza bazı yeniliklerin yanısıra düzen, disiplin ve ciddiyet getirmişti. Bunlar bilindiği için TV yayınında, kendisine federasyon başkanlığına yeniden aday olup olmayacağı soruluyordu. Erzik’in buna yanıtı “hayır”dı; UEFA’da yapacağı işler vardı, hattâ belki de yakında UEFA başkanlığını üstlenmesi bile söz konusuydu.

Bu programı başından sonuna kadar izlemiştim. Ulusoy’un öfke ve tepkisini haklı gösterecek herhangi bir sözü yoktu Erzik’in. Ama Ulusoy medyaya verdiği demeçlerde büyük bir öfkeyle, Erzik’in görevi bırakıp kaçtığını bile söyleyecek kadar ileri gidiyordu.

Günümüz Türkiye’sinde olup bitenler çok düşündürücü. Bizi kimler yönetiyor ? Biz bütün bunları hak ediyor muyuz ? Ali Aydın’ın istifası belki futbol ortamımızda şimdilik hiçbir şeyi değiştirmemiş gibi görünüyor ama, bu yürekli davranış ilerisi için umut verici olamaz mı ? Onun davranışından birileri ders alamazlar mı acaba ? Misyonunu tamamlamış federasyon başkanları, başarısız yöneticiler, sürekli seçim yitiren başarısız parti başkanları… Ali Aydın’a bundan sonraki yaşamında başarılar dilemekten başka şey gelmiyor elimizden… Umalım ki, o da hakemleri yerden yere vuran yorumcular kervanına katılmasın.