Ali Sami Yen Stadı Kaynak : 23.10.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Ali Sami Yen stadının yeniden yapımı girişimleri altı yılı buldu. Uzun öyküyü satırbaşlarıyla anımsamaya çalışalım :

· Galatasaray Spor Kulübü, stadın üst kullanım hakkını, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nden aldı.
· Süren zamanıydı. Kanadalı bir mimarlık firması bulunarak proje işi doğrudan kendilerine verildi.
· 42 bin kişilik bir stadı, bir otoparkı, küçük bir alışveriş merkezi ile büro binalarını içeren projeler hazırlandı; belediyeden ruhsat alındı.
· Mevcut stadın yıkılacağı ve inşaata hemen başlanacağı söylendi. Maçların nerede yapılacağı uzun uzun konuşuldu; öneriler arasında Diyarbakır bile vardı.
· Araştırma kuruluşlarıyla, yapım danışmanlık firmalarıyla, finans kurumlarıyla görüşüldü; bedeller ödendi. Proje ve bu işler için yaklaşık 12.5 milyon dolar harcandı, ama stadın yapımı için gerekli finansman bir türlü sağlanamadı. Aranan para 122 milyon dolardı… Oysa, daha işin başında, Aralık 1996’da, bir gazete röportajında Başkan Süren, “projenin finansmanı büyük ölçüde sağlandı” diyordu.
· Süren yönetimi gitti; Mehmet Cansun yönetimi geldi.
· Yeni yönetim yeni ilkeler benimsedi : Maçlar Ali Sami Yen’de sürdürülmeli; tribünler bölümler halinde yıkılarak yapılmalı; seyirci sayısı 35 bin olmalı; getiri değerini yitirmiş büro binalarından vazgeçilmeli, yapım maliyeti de 40 milyon doları aşmamalıydı.
· Yönetim, kulüp üyesi mimarlardan oluşan bir komite kurdu ve bu hususların nasıl yerine getirilebileceğini araştırmalarını istedi.
· Konuyu inceleyen komite eldeki projenin bu istekleri karşılamasının olanaksız olduğunu belirledi : Eldeki proje pahalı bir projeydi; yapımı için en azından, 82 milyon dolar gerekiyordu. Üstelik tasarım, çağdaş mimarlık dilinden ve mimari kimlikten uzaktı; çözüm kusurları

içeriyordu. Sahanın yerini ve yükseltisini değiştirdiği için parçalı yapıma da elvermiyordu. Bu durumda, ya Kanadalı mimarlar, projelerini yeniden kurgulayıp yeni ilkelere yanıt verecek bir öneri hazırlayacaklardı; ya da onların dışında yepyeni bir proje hazırlanacaktı.
· Yönetim Kanadalılarla ilişkilerde zaten sorunlar bulunduğunu belirterek ikinci yolu seçti.
· Komite üyesi mimarlardan (İrfan Aktar, Emre Arolat, Doğan Hasol, Melkân ve Murat Tabanlıoğlu, Eren Talu) bir grup, yeni ilkeler doğrultusunda bir fikir projesi ve avan proje hazırladılar. 38 bin seyirci kapasiteli proje fazladan, sahanın üzerinin bir sürme çatıyla örtülmesi olanağı da sağlıyordu. Yönetim bu projeyi benimsedi.
· Mehmet Cansun yönetimi gitti; Özhan Canaydın yönetimi geldi.
· Yeni yönetim ilk projeye döndü. Özhan Canaydın, projeleri Kanadalı mimarlık firmasına ısmarlayan yönetim kurulunun bir üyesi olarak, o projenin ve yapılmış ödemelerin boşa gitmemesini düşünüyor olabilir.
· Şimdi stadın tümüyle yıkılarak yeniden yapılması gündemde. Projede yapılacak bazı değişikliklerle maliyetin 60 milyon dolara düşürüleceği söyleniyor. Bu durumda telif hakları açısından Kanadalılarla yeniden anlaşmak kaçınılmaz oluyor.
· Canaydın, “herşeyden önce parayı bulmamız gerekir” diyor. Haklı… Belirtildiğine göre, finansman konusunda iki dış kuruluşla temaslar sürüyor. Ya kredi bulunacak ya da bölüşmeli bir yap-işlet-devret sistemi uygulanacak. Tam YİD kulüp için uygun değil, çünkü AIG’ye hisse satışı sonucu yitirilen gelirler nedeniyle, kulübün, stat işletmesinden gelecek paraya şiddetle gereksinmesi var.

Yönetim, finansmana yönelik bir çözümün yakın olduğunu söylüyor. Bekleyelim.