| Atletizmde Neler Oluyor ? |
Kaynak :
08.07.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Son zamanlarda yabancı bayan atletler Türk erkeklerine merak sardılar. Gelip Türkiye’de evleniyorlar, T.C. uyruğuna geçerek koşup atlıyorlar, rekorlar kırıyorlar. Bayanlarda böyle de, nedense, yabancı erkek atletler Türk kızlarına merak sarmamışlar.. Şakayı bir yana bırakalım. Konu çok ciddi. Bulunan dahice formülle (!), yabancı atletler Türk uyruğuna geçiriliyor ve onların başarılarından pay alınmaya çalışılıyor. Yasaya göre, yabancı bayanlar bir Türkle evlenirlerken T.C. uyruğuna geçmek isterlerse bu, otomatik olarak gerçekleşiyor. Oysa durum, Türk kızıyla evlenen yabancı erkek için aynı değil. Kızlarımızı yabancılara kaptırmamak için olacak, yasada ayrıcalık yalnızca yabancı kadınlara tanınmış. Erkeklerin T.C. uyruğuna geçebilmeleri için daha uzun formaliteler ve sonuçta Bakanlar Kurulu kararı gerekiyor. Çoğu kez, yıllar süren bir işlem.. İşte şimdi atletizmde bu sihirli formül kullanılarak yabancı bayan atletler göstermelik evliliklerle sözümona Türk yapılıyorlar. Kağıt üzerindeki evliliği, zorunlu bir formalite olarak kabul edip bizim kulüpler adına ve milli takım adına yarışıyorlar. Bir çeşit paralı askerlik.. Bu uygulamada başı çeken kulüpler Fenerbahçe ve Enka.. Fenerbahçe’de bu şekilde Türk olmuş 9 bayan atlet var, Enka’da ise 5.. Fenerbahçe atletizm takımında 18 branşta yarışanlardan, 3 atlet dışındakilerin tümü yukarıda anlatıldığı şekilde Türkleştirilmiş yabancılar.. Oysa, kulüplerin en çok 2 yabancı yarıştırmasına izin var. Bu sözümona Türk atletler yarışlarda iyi dereceler sağlıyorlar, Türkiye rekorları kırıyorlar, Uluslararası Atletizm Federasyonu (IAF) onaylarsa milli takımda da görev alıyorlar. Bu atletlerin içinde Rusya’dan, Romanya’dan, Bulgaristan’dan, Ukrayna’dan, Etyopya’dan gelmiş olanlar var. Çoğu kez de kendi antrenörleri ve kondisyon |
uzmanlarıyla birlikte geliyorlar. Türk oldukları halde Türkçe bilmiyorlar. Nasıl bilsinler ki.. Yarıştıktan sonra yine kendi ülkelerine dönüyorlar.
Bu atletlerin başarılarını “bizim” sayan Federasyon bu durumdan memnun; başarıların Türk atletleri için özendirici olacağını düşünüyor. Türk Milli Takımının belkemiği de artık Türkleştirilmiş (!) yabancılardan oluşuyor. Örneğin geçtiğimiz Haziran’da yapılan Avrupa Uluslar Kupası yarışlarında bayanlarda Disk atıcımız Ukraynalı, Gülle atıcımız Bulgar, 3000 m. koşucularımız Etyopyalı ve Rus, 800-1500 m. koşucumuz yine Etyopyalı idi. Devşirilmiş millilerimiz bunlardan ibaret değil. Bu kupaya mazeretleri nedeniyle katılmayanlar olmuş. Örneğin uzun atlama Türkiye rekortmenimiz Romen atlet ve Sırık atma rekortmenimiz Ukraynalı yazık ki bu kupaya katılamamışlar. Sonuçta, Ukraynalımız Disk atmada birinci, Bulgarımız da Gülle atmada ikinci olmuş.. İşte, görüldüğü gibi, emeksiz devşirilerek Türk yapılan atletler çok yetenekliler ve büyük performans gösteriyorlar. Rekorlarımızın çoğu onların artık; Uzun atlamada, Sırıkta, Diskte, Güllede rekorlar hep onların. Yasa elvermediği için henüz erkeklerde durum pek parlak değil, ama olsun.. Yakında Federasyonumuz onlar için de bir formül bulur; kırdıkları rekorlarla göğsümüzü kabartır.. Erkeklerde, başlangıç olarak bir formül bulunmuş bile.. Bulgar uyruklu bir yüksek atlayıcı T.C. uyruğuna geçirilemediği için KKTC vatandaşı yapılmış, Türkiye’de kırdığı rekor da Türkiye rekoru sayılmış. Nereye gidiyoruz ? Konu, Fenerbahçe ya da Enka konusu değil. Konu Türk sporunun etik sorunu.. Kim kimi kandırıyor ? Bu getirilen yabancıların Türk atletizminin gelişmesine nasıl bir katkısı olacak ? Bu aldatmacaya “dur” denmeli. |

