| Barış ve Başarı |
Kaynak :
20.02.2003 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Süper Ligin iki devresi arasına hiç de alışık olmadığımız uzunlukta bir tatil girdi. Karar, Futbol Federasyonu’nundu. Amaç ise bu süreyi Ulusal Takım’ın Nisan’da İngiltere’yle oynayacağı önemli maça hazırlamak için kullanmaktı. Süre geçti; beklenen olmadı. Tasarlanana göre Ulusal Takım Güney Amerika’da, Dubai’de kimi turnuvalara katılacaktı. Nedenlerini bilmiyorum ama, önceden belirlenen program gerçekleşmedi. Niçin gerçekleşmedi ? Eksik olan neydi ? Bu konulara şu ana kadar doyurucu bir açıklık getirilmiş değil. Öte yandan Federasyon yönetimi ile Teknik Direktör Şenol Güneş arasında, zaman zaman medya tarafından da dile getirilen bir soğukluk göze çarpıyor. Anlaşıldığı kadarıyla taraflar, hazırlık programının aksamasında, açıktan açığa olmasa da birbirini suçluyor. Soğukluğun bir başka nedeni de biraz parasal gibi. Federasyon 2. Başkanı Ata Aksu’nun bir TV programında açıkladığına göre, Federasyonca, dolar olarak ödenmekte olan ücretler Başbakanlığın aldığı ekonomik önlem kararları kapsamında, Türk Lirasına çevrilmiş. Federasyonda görevli antrenörlerin hepsi bu uygulamayı makul görerek anlaşmalarının bu yolda değiştirilmesini benimsemişler. Yalnızca Şenol Güneş’le henüz bir anlaşma sağlanamamış. Ortada kimi sorunlar olduğu, bunların en azından bir soğukluğa yol açtığı iyice su yüzüne çıkmış durumda. Federasyonun, yola Şenol Güneş’le devam etme kararlılığını dile getiren basın açıklamalarının, durumu düzeltmeye yetmediği de görülüyor. Şenol Güneş’in duygusallığı herkesçe biliniyor. Dünya Kupası öncesinde, hattâ Kupa sırasında ortaya koyduğu alınganlıkların o günlerde ulusal takımı nasıl etkilediği hâlâ belleklerde. |
Ancak, duygusallıkla bir yerlere gelinemediği, buna karşılık, duygusallık yerine duygusal aklın çok daha geçerli olduğu unutulmamalı. Şenol Güneş, 2002 yılında dünyanın en başarılı futbol antrenörü seçilmesinin, duygusallığından değil, akıllı yönetimden ve sonuçta sağlanan başarıdan kaynaklandığını fark etmiş olmalı. Oturup konuşmak, uzlaşmak yerine küskün davranışlara sığınmak yöneticilik ilkeleriyle bağdaşmıyor.
Evet, devre arası programı gerçekleştirilemedi, ama olanları uzun boylu tartışmanın yararı yok. Bu arada Ulusal Takım hazırlık maçında Ukrayna karşısında iyi bir performans gösterdi. Bu bakımdan resmi İngiltere karşılaşması için umutluyuz. Artık herkes başarıya koşullanmış durumda. Hedef, İngiltere’yi yenmek. Bu ülkenin insanları başarıya susamış… Siyasette, ekonomide, toplumsal düzende bir türlü gösteremediğimiz başarıları son yıllarda sporla yaşadık; yüzümüz sporla güldü. Şimdi en azından bunu sürdürmek gerekiyor. Başarının en büyük düşmanının iç çekişmeler olduğu gerçeği bilinmeli ve Federasyon bünyesinde aklın öne geçtiği bir iç barış hemen sağlanmalı. Barışa ise her alanda her zamankinden daha çok gereksinim var. |

