| Flama, Bayrak, Hoşgörü |
Kaynak :
15.05.2002 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçen pazar günü yolum Bağdat Caddesine düştü. Asılmış küçük küçük sarı lacivert bayraklarla cadde boyunca neredeyse bir asma tavan oluşmuş. Bir şenlik havasıdır gidiyor. Bu şenlik niçin? Fenerbahçe ligdeki ikinciliğini mi kutluyor ? Hayır.. Değilmiş.. Geçenlerde Abdülkadir Yücelman yazdı : Atatürk’ün Fenerbahçe Kulübünü ziyaretinin 84. yıldönümü kutlanıyormuş. Ata’nın ziyareti Galatasaray’da da kutlanır. Atatürk Galatasaray’ı 2 Aralık 1930’da ziyaret etmiş. O tarihlerde okul-kulüp zaten içiçe.. Galatasaray topluluğu Ata’nın liseyi ziyaretini yıllardan beri 2 Aralık günü kutlar. Okulda toplanılır, Taksim’e Atatürk anıtına gidilir, okulda tören, şenlik ve spor gösterileri yer alır, 50 yıllık mezunlara madalyalar verilir, öğlende topluca pilav yenir, akşam da 50 yıllıklar onuruna Tevfik Fikret Salonunda, yemekli hoş bir toplantı düzenlenir. Ağırbaşlı bir şenliktir bu. İki yıl önceyi anımsadım.. Bağdat Caddesi yine flamalarla donatılmıştı. Kimi Fenerli dostlara nedenini sormuştum. Fenerbahçe o yıl şampiyon değildi; Ata’dan söz eden de yoktu; muzipçe gülerek, “o flamalar Fenerbahçe’nin değil; yalnızca sarı ve lacivert flamalar..” demişlerdi. Gerçekten de flamaların üzerinde “sarı-lacivert” yazıları vardı. Bu kez asılanlar da yine aynı türden flamalar. Aslında bunlar düpedüz Fenerbahçe flamaları.. Bulunan gerekçe biraz çocukça görünmüyor mu ? Fenerbahçe ikinciliğini mi kutluyor ? Hiç sanmıyorum. Bir Fenerbahçe yandaşı olarak Yücelman da yazısında bu anlayışa tepki gösteriyordu : “Ya ilk kez Fenerbahçeliler Atatürk’ün Fenerbahçe’yi ziyaretini sokaklara dökülerek, bayraklarını alıp “Şampiyon Fenerbahçe” sloganları ile |
kutluyorlardı ya da ikinciliklere kendilerini alıştırıp şampiyonlukla eşdeğer sayıyorlardı.”
Yine, anlatılanlara bakılırsa Bağdat Caddesi üzerinde Galatasaray bayraklarına hoşgörüyle bakılmıyormuş; sarı kırmızı bayrakların asıldığı kimi binaların camları taşlanmış. Bunlar anlaşılır gibi değil. Fenerbahçe bir semt kulübü mü, yoksa Bağdat Caddesi kurtarılmış bölge mi ? Bu tür davranışlar dünya kulübü olma hedefiyle pek bağdaşmıyor. Benzer bir tepki Boğaziçi Köprüsüne asılan Galatasaray bayrağına karşı da gösterildi. Kimi holiganlar, iplerini keserek koskoca bayrağı denize attılar. Öte yandan, gazete haberlerine göre Emniyet Genel Müdürlüğü, 17. Dünya Kupası finalleri için Türkiye’den holigan raporu isteyen Japonya’ya, “Bizde tarif edilen gruba giren kişi yok” yanıtını vermiş. Emniyet, “Türkiye’deki spor müsabakalarında meydana gelen olayların yalnızca fevri davranışlarda bulunan kişilerden kaynaklandığını vurgulayarak, bu hareketlerin süreklilik arzetmediğini” bildirmiş. Bence, yetkililer holiganlarımızın hakkını yemişler (!), gücünü küçümsemişler, ya da oralara kadar gidemeyeceklerini düşünmüş olmalılar. Hoşgörünün yerini zorbalık alınca spora düşmanlık tohumları ekiliyor. İlişkilerimizde anlayış ve hoşgörü ön plana geçerse, ardından sevgi ve dayanışma gelecektir. Şu sıralar toplum olarak sporun birleştiriciliğine her zamankinden daha çok gereksinmemiz var. İşte, önümüzde dünya kupası.. Ulusal takım, yaklaşık yarım yüzyıllık bir aradan sonra futbolda yeniden dünya platformunda ciddi bir sınavın eşiğinde. Şimdi kenetlenmek zamanıdır. |

