| Lucescu ve Terim |
Kaynak :
08.05.2002 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Galatasaray’da şampiyonluğun ardından ilk değişiklik oldu : Lucescu gitti, Fatih Terim geldi. Zaman zaman değindiğimiz gibi, futbol artık yalnızca bir spor değil. Seyirciler, taraftarlar büyük bir doyumsuzluk içinde her an yenilik, değişim bekliyorlar. Yeni yönetim böylece ilk değişikliği antrenörde yaptı. Lucescu başarılı değil miydi ? Ortada başarı varsa, işin başındaki teknik adam doğal ki başarılıdır, fakat Galatasaray artık öyle bir yere geldi ki, izleyicilerine lig şampiyonluğu bile yetmiyor. Bitmez tükenmez doyumsuzlukla daha büyük başarılar, örneğin Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu bekleniyor. Lucescu Haziran 2000’den bu yana Galatasaray’da, düzgün çalışması, sıkıntıları sessiz sedasız göğüslemesi ve efendiliğiyle dikkati çekti. Buna karşılık bu yıl Şampiyonlar liginde çeyrek finalin kapısından dönülmüş olması bile kendisinin günahlar listesine yazılmasına, korkaklıkla suçlanmasına yol açtı. Elindeki malzemeyle ancak bunun yapılabileceğini anlatamadı; anlatamazdı da.. Günahlar sevaplardan daha kolay birikiyor.. Bu kez de öyle oldu. Lucescu birkaç günden beri bir gazetede yayımlanan geniş röportajında iki yıllık serüveni, kendi karakterine uygun bir serinkanlılıkla irdeliyor. Söyledikleri ilginç : “Gidenler kalsaydı (futbolcular) ne olurdu diye düşünüyorum. Yine ligde şampiyon olurduk. O değişmezdi, ama Şampiyonlar Liginde çeyrek finale çıkardık…” “…Ayrıca bu yıl hayatımda ilk kez bir sezonda üç değişik başkanla çalıştım…” “…Ben korkak eleştirisi yapanlara sadece gülüyorum. Bu eleştirileri yapanlar mutlaka futbol bilgisi eksik kişilerdir. Herhalde, organize olan bir takımla, çok koşan ama hiçbir şey yapmayan bir takım arasındaki farkı göremiyorlar”.. Terim’in, İtalya’dan dönmesinden sonra gölgesi hep Lucescu’nun üzerinde oldu. Konumu zordu Lucescu’nun.. |
Motivasyon konusunda Terim’in yırtıcılığı onun tarzı değildi, ayrıca yabancılığından gelen dil güçlüğü vardı. Bakın, Terim konusunda ne diyor : “Fatih Terim isminin sürekli etrafımda dolaşması beni rahatsız etmedi. Bu ancak mesleğinde hazır olmayan biri için geçerli olabilir. Ben bu meslekte her türlü olaya hazırım. Beni hiçbir şey yıldıramaz…” “Terim bu takıma çok şey vermiş. Bugünkü şartlarda başka bir yer bulamıyor. Kulüp de Terim’in geçmişte yaptıklarını unutmayıp, karşılık vermek zorunda…”
İşte böyle.. Lucescu, geldi, iz bıraktı, gitti… İki yıl içinde üç başkanla çalışabilme olgunluk, sabır ve hünerini gösterebilmesi hem kendisinin hem Kulübün yararına oldu. Şimdi Terim, planlandığına göre, dört yıl için futbolun başında olacak. Zor bir görev.. İtalya’da yaşadığı olumsuz deneyimlerden sonra kendisini Galatasaray’da yeniden kanıtlamak, kendisiyle yarışmak ve adını korumak zorunda. Buna karşılık Yönetim, camianın güvendiği bir hocaya işleri bırakmanın rahatlığı içinde olacak. Bütün risk Terim’in üzerinde.. Başarılı olmak dışında herhangi bir seçeneği yok. Hem de bu öylesine bir başarı olmalı ki.. Artık, lig şampiyonluğu yetmez, UEFA kupasını bir kez daha almak da öyle.. Taraftarın beklentisi Şampiyonlar Ligi şampiyonluğudur bu kez. Makul olsa da olmasa da beklentiler böyle. Terim, görev aldıktan sonraki ilk basın toplantısında, “yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisi olacaktır” dedi. Taraftar için, yapılmış olanlar geride kaldı; beklentiler geleceğe ilişkindir artık. Terim’in bu kez ağzıyla kuş tutması gerekecek. Yeni başarıları bekleyelim. |

