Futbol Federasyonu Özerk mi ? Kaynak : 14.02.2007 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Türkiye Futbol Federasyonu uzun uğraşmalardan sonra yasayla özerkliğe kavuşturulmuştu. Ancak “özerklik” için yalnızca yasa yeterli mi ? Öyle olmadığı, yaşanan kargaşa dolu olaylarla görülüyor. Spordan sorumlu devlet bakanlığı her fırsatta Federasyona müdahale ediyor. Bu iş yalnızca bakanla da sınırlı kalmıyor; bakanlar, iktidar milletvekilleri de zaman zaman siyasal baskılar yaratmaktan geri kalmıyorlar.

Federasyon Başkanı geçen hafta düzenlediği basın toplantısında açıkça söyledi : “Bugün siyaset futbola karışıyor mu ? Bunun yanıtını hepiniz biliyorsunuz. Büyük baskılar var.” Gerçekten de siyasetin futbola karıştığını yaşanan olaylarla hepimiz biliyoruz.

İktidar, özellikle seçim öncesinde birçok alana olduğu gibi futbola da egemen olmak istiyor ve önünde engel olarak gördüğü Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy’u uzaklaştırmak, onun yerine daha uysal bir başkan ve yönetim getirmek istiyor. Bakan, Ulusoy’un başkan seçilmesini genel kurulda engellemeye çalışmış, ancak bunu başaramamıştı. Daha sonra, teftişler ve mahkeme yoluyla da istediği sonucu alamayınca delegelere baskı yapıp genel kurulu erken toplama çabalarına girişti. Ancak ne var ki delegelerin tümü emir kulu olmadığı için bu da bir türlü gerçekleşmiyor.

Haluk Ulusoy federasyonu başarılı mı ? Bunun yanıtı kimilerine göre “evet”, kimilerine göre “hayır” olabilir. Ancak sorunun çözüm yeri bakanlık değildir; genel kuruldur; tıpkı kulüp yönetimlerinde olduğu gibi. Federasyonda usulsüzlük, yasadışılık varsa bakanlık, yasalar ve kendi sorumluluğu çerçevesinde üstüne düşeni yapar. Ama delegelere baskı uygulayarak genel kurulu toplamak ve güdümlü yönetimler kurmaya çabalamak bakanlığın görevleri arasında değildir.

Gariptir… Kendisi erken seçime yanaşmayan siyasal iktidar Futbol Federasyonunu erken seçime zorluyor. Amaç, yaklaşan seçimler öncesinde, devlet kurumu olsun, özerk olsun bütün kurumlara egemen olmak ve iktidar yandaşı kişileri göreve getirmek; kısa tanımıyla, kadrolaşmak… Kamu kurumlarında yüzlerce üst düzey yönetici, atanmaları cumhurbaşkanınca onaylanmadığı için “vekil” sıfatıyla çalışıyor. Bu durum yasal mı ? Usulün gerekli kıldığı işlem tamamlanmamışsa atama yasal olamaz. Oysa yasalara, demokrasiye, demokrasinin ilke ve kurallarına öncelikle hükümetlerin saygılı olması beklenir.Gelelim işin başka bir yönüne… Dünyada futbol yönetimi özerk ve siyaset dışı… Çağdaş dünyada spora siyaset bulaştırılmasından kimse hoşlanmıyor; siyaset sporun, spor yönetiminin, statların dışında tutuluyor. Futbolun üst kurumları, FIFA da, UEFA da Türkiye’de siyasetin futbola müdahale etmesine ve egemen olma çabalarına izin vermez. Aykırı çabaların FIFA ve UEFA duvarlarına çarpacağı kesindir. Bu konudaki girişimleri sürdürenler yarın Türkiye’yi içinden çıkılması çok güç bir durumda bırakabilirler. Bizden söylemesi…

Erzik’i Kutlayalım

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA)’nın yeni seçilen yönetimi görev bölümü yaptı. Eski ünlü Fransız futbolcu Michel Platini’nin başkan seçilmesinin ardından Şenes Erzik Birinci Asbaşkan seçildi. Erzik görev süresini tamamlarsa UEFA’da en uzun süre asbaşkanlık yapan kişi olacak. Bir Avrupa kurumunda tepedeki ikinci adam olarak seçilen Şenes Erzik’i hem kişisel başarısından, hem de Türkiye’ye sağladığı gururdan dolayı kutlamalıyız.