Futbol Federasyonu ve Naklen Yayın Kargaşası Kaynak : 13.11.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

 Futbol Federasyonu’na başkan dayanmıyor, Şenes Erzik’ten sonra seçimle gelen başkan Abdullah Kiğılı da istifa etti, daha doğrusu istifa etmek zorunda bırakıldı. Geçiş döneminde atama yoluyla kısa bir süre görev yapan Özkan Olcay da aynı sıkıntıları yaşamış, o da istifanın eşiğinden dönmüştü. Kiğılı’nın istifasıyla yeniden başa dönmüş olduk. Şimdi, genel kurul sıkıntıları yeniden yaşanacak. Yaşanacak da, sorunlar bitecek mi?

Hayır .. Sorunlar sürüp gidecek. Çünkü bunlar sporun ya da Federasyon’un doğal sorunları olmayıp, sporun medyatik yönünden kaynaklanan ve TV’ler arasında kavgaya değin varan ticari rekabet sorunları. Daha önce de birkaç kez değindiğimiz durumu bir kez daha özetlemeye çalışalım.
 
Şenes Erzik federasyonu naklen yayın gelirlerinin topluca sağlanması ve kulüpler arasında olabildiğince adalelli bır şeklide paylaşımı amacıyla bir havuz sıstemı oluşturmuş ve naklen yayınlar ıçın ihale açmıştı. Bu ihale bütün TV’lere açıktı. Ancak ne var kı, TV’ler Federasyon’a karşı kendi aralarında anlaşarak bu ihaleye katılmama kararını aldılar. CINE 5 bu anlaşmayı deldi, ihaleye katıldı ve naklen yayın işini üstlendi. CINE 5’in daha önce dört büyük kulüple imzaladığı sözleşmelerdeki haklar saklı kalacaktı.
 
Havuz sistemi böylece başlamış oldu ve geçen lig sezonunda düzgün bir şeklide yürüdü. Ancak, bu sezonunun başında, Fenerbahçe başkanı Ali Şen, kulübün CINE 5’le olan anlaşmasının billiğini, ayrıca Fenerbahçe’nin havuz sistemine girmemiş olduğunu ileri sürerek daha yüksek bir bedel karşılığında Interstar’la anlaşmak istedi; ancak Interstar, yayın yetkisi alınacağından kuşku duyduğu için anlaşma gerçekleşmedi.
 
Yine bu dönemde Kanal D ve ATV ticari bazı konularda işbirliği için BIMAŞ adlı bir şirket kurmuşlardı. Amaçları arasında şifreli bir kanal kurmak da vardı. Bir şifreli kanalın yaşama şansının ağırlıklı olarak maç yayınlarına bağlı olduğunu bildikleri için, CINE 5’in koşullarından daha çekici önerileri Federasyon’a başvurdular. Federasyon, CINE 5’le geçerii bir sözleşmesi olduğunu, süresi dolmadan bu sözleşmenin bozulmasının olanaksızlığını belirtince

kıyamet koptu. İşte, bu aşamada Şenes Erzik kötü adam ilan edildi.

BIMAŞ, Federasyonun red kararına karşın, Fenerbahçe ve Beşiktaş’la üç yıııık sözleşme imzaladı. Sözleşmeye göre, anılan kulüplerin maçlarını yayınlasa da yayınlamasa da kendilerine birinci yıl için, toplam 25,2 milyon dolar (bugünkü kurla 4,5 trilyon lira) ödeyecekti. Ayrıca, BIMAŞ şifreli kanal kurmaktan da vazgeçmişti; yayınları açık kanallardan KanaiD’den ve ATV’den yapacaktı. Ancak onay yetkisi Federasyon’da olduğu için, Federasyon onayı olmadan bu sözleşmelerin geçerliliği yoktu. UEFA’nın statusüne göre, “lig maçları o ligdeki bütün kulUplerin kolektif ürünüdür ve haklar ortaktır. Bu hakları düzenleyecek yetkili kuruluş da ülke federasyonlarıdır. Ligde her maç Iki kulübün ortak hakkıdır. Buna göre, kulüpler lige ilişkin yayın haklarını kendi başlarına pazarlayamazlar.

” Federasyon’un, havuz sistemine son vermeden BIMAŞ’ın iki kulüple olan anlaşmalarını onaylaması olanaksızdı. Hem CINE 5’le imzalanmış geçerli bir sözleşme vardı, hem de havuzdaki kulüpler, sistemin dağılmasına kesinlikle karşıydılar. Bu nedenle de hiçbir federasyon yönetimi bu sorumluluğu üsllenip sözleşmeleri onaylamadı ve yayın için BIMAŞ’a gerekli yetki belgesini vermedi. Veremezdi.. Onaylayamazdı ..
 
Rakip TV kuruluşlarının karşılıklı açtıkları davalar çoğu kez ayrıntılarla ilgili olduğu için genel bir sonuç alınamıyor. Tahkim Kurulu ise yalnızca Fenerbahçe’nin CINE 5’le sözleşmesinın sona erdiğine ve havuzun içinde olmadığına karar verdi, ama kararı BIMAŞ’a yayın yetkisi sağlamadı. Yine Tahkim Kurulu’na göre, Beşiktaş havuzun içindeydi ve CINE 5 sözleşmesi devam ediyordu. Anlaşılıyor ki, sorunlar yumağını Federasyon yönetimleri çözemediklerl gibi, kısa sürede yargının da çözmesine olanak görünmUyor. Taraftarlar maçları TV’den seyredemedikleri için öfkeliler; ancak onların bütün yakınmatanna karşılık Fenerbahçe ve Beşiktaş, durumlarından memnunlar, çünkü yayın yapılmadığı halde BIMAŞ’tan paralarını alıyorlar. Stadlar şimdiye değin hiç olmadığı kadar çok doluyor. Fenerbahçe, seyirci rekorları kırıyor, maç bilelieri karaborsaya düşüyor.