Galatasaray Şampiyon Kaynak : 07.05.1998 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray, futbolda bir ligi daha şampiyon olarak bitirdi. Kısa bir süre önce averaj hesapları yapılırken ligin bitmesine bir hafta kala ipi göğüsleyiverdi. İkinci devreye Fenerbahçe’nin 9 puan gerisinde başlamıştı; şu anda 4 puan ilerisinde..

Beşiktaş ve Trabzon’un yarıştan erken kopmalarından sonra şampiyonluğun iki adayı kalmıştı : Galatasaray ve Fenerbahçe.. Son gülen Galatasaray oldu.

Üç hafta önceki “Kim şampiyon olur?” başlıklı yazımda Galatasaray’ın en şanslı aday olduğunu yazmıştım. Bu bir kehanet değildi. Kimi spor yazarlarının bugün yazdıklarının aksine, mucize de değil.. O yazımda gerekçeleri dile getirerek, “Galatasaray’da maddi zorluklar sürse de, en azından bir yönetim kargaşası yaşanmıyor. Fenerbahçe’deki çalkantılara karşılık Galatasaray’da sükunet var..” diye yazmıştım. Galatasaray’da sükunetin ötesinde başarı için gerekli birlik, beraberlik, dayanışma, başarı için gerekli kenetlenme vardı. Hedef çekişme değil, başarıydı. Şampiyonluk böyle gerçekleşti.

Fenerbahçe cephesine gelince .. Fenerbahçe’nin uzun süre başta götürdüğü yarışı yitirmesinin ilk nedeni huzur eksikliğidir. Takım, yıl boyunca liderliği sürdürürken de göz doldurmuyordu. Ancak, şansıyla, savunmasının gücüyle, öteki takımların bir türlü toparlanamamaları nedeniyle yarışı başta götürebiliyordu. Sonra, aradaki fark yavaş yavaş kapandı ve sezon ortasında yaptığı transferlere karşın rahat nefes alamadı. Sorunlar giderek daha da büyüyor.

Ali Şen, başkanlığı döneminde

sürekli olarak kavgacı bir tutum sergiledi. Önce, adları kulüple özdeşleşmiş üyelerle, sporcularla, daha sonra Federasyonla, Merkez Hakem Komitesiyle, rakip kulüplerle, hatta rakip kulüp antrenörleriyle çatıştı. “Rüzgar eken fırtına biçer” değil mi ? Ali Şen hep fırtına ekti. Ardından, seçimler de sürprizli bir şekilde sonuçlanınca, kamuoyunda ancak bugünlerde su yüzüne çıkmaya başlayan bir bunalım Fenerbahçe’yi etkisi altına aldı. Seçimleri Aziz Yıldırım başkan olarak kazanmıştı, ama yönetim kurulu, bir bakıma eski yönetimin devamı olan bir gruptu. Böylece, istenmeden bir iktidar-muhalefet koalisyonu kurulmuş oldu. Şimdi, “kim iktidar, kim muhalefet” bilinmiyor. Doğallıkla, karşılıklı kuşkuların ve güven eksikliğinin olduğu kurullardan başarı beklemek olanağı yok. Kısaca denilebilir ki, Ali Şen, fırtına ekti, kargaşa bıraktı. Fenerbahçe’nin her şeyden önce yönetim sorunlarını aşarak bu kargaşadan kurtulması gerekiyor.

Bugün genelde artık başarılar hiçbir dalda bireysel değil. Başarıyı tek tek kişilerde ya da mucizelerde aramak boşuna.. Her dalda kusursuz bir “takım oyunu” gerekiyor. Yönetimin, üyelerin, teknik kadronun, oyuncuların ve taraftarın tümüyle katıldığı bir takım oyunu, birlik, beraberlik, dayanışma..

İşte, Galatasaray’da bu vardı. Futbolda buna kenetlendi ve başarının nasıl kazanılabileceğinin güzel bir örneğini verdi.

Galatasaray yönetimini, üyelerini, teknik kadrosunu, futbolcularını ve taraftarını kutluyorum.