Galatasaray ve Beşiktaş’ta Yeni Bir Dönem Kaynak : 29.03.2000 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray ve Beşiktaş’ta önümüzdeki iki yıllık dönem için başkanlar belli oldu.

Daha önce dile getirdiğim tahminlere uygun doğrultudaki gelişmelerle Galatasaray’da başkan adaylarından ikisi çekilince sayı ikiye indi ve ilk kez sarı ve kırmızı listeler yerine yeşil ve mavi listeler yarıştı. Adaylardan Özhan Canaydın kazanamayacağını anladığı için çekildi, Mehmet Cansun da son anda Faruk Süren’e katıldı. Listeler yine bir gece önce hazırlandı, kongre sabahı açıklandı.

Süren daha önce aday olmayacağını açıklamıştı, ama futbol takımının, Borussia Dortmund ve Real Mallorca karşısında aldığı başarılarla UEFA kupasında yarı finale kalması kendisini seçimler için yeniden umutlandırdı. Nitekim seçim sonuçları da bunu doğruladı.

Öteki aday, kulübün 4 yıl önceki başkanı Alp Yalman, seçim öncesinde soruyordu : “Galatasaray’ın başarısı futbolda. Oysa sorunları futboldan kaynaklanmıyor. Futbolun gelirleri giderlerinden çok fazla.. Yani paralar futbola gitmiş değil.. Kulüpte ciddi bir tesis yatırımı da yok.. O halde malî bunalım nereden çıkıyor; paralar nereye gitti ?”

Soru haklıydı, ama yürürlükteki toplumsal anlayışla, futbol başarısı herşeyin üstündeydi ve Süren’e iyi bir rüzgâr sağlamıştı. Üyelerin birçoğu futboldaki saltanatın keyfini yaşarken, Kulübün son dört yılda içine düşürüldüğü malî bunalımı, borçları, temlikleri bir anda unutuverdi. Sonuç: Faruk Süren 1084, Alp Yalman 756 oy.. Oy verenlerin sayısı kararsızlık ve ilgi eksikliği nedeniyle üye sayısına oranla çok az oldu. Dört yıllık Süren döneminin İkinci Başkanı Atilla Donat durumu şöyle yorumluyordu : “Dört yıl önce Süren Yalman’a 800 oy fark attı. Bunca sportif başarıya rağmen fark azaldı. Kongre Süren’e sana oy veriyoruz ama, malî konularda dikkatli ol mesajını verdi.” Doğru görüşe ne denir.

Beşiktaşlılardan Özür Dilerim

Öte yandan Beşiktaş’ta büyük başkan Süleyman Seba dönemi tümüyle kapandı. Seba, ortalaması gerçekten çok başarılı bir 16 yıl geçirmiş, ama futbolda şampiyonluklar dönemi bitince de artık yıpranmaya başlamıştı. Sonuçta, malî kongrede alkışlar arasında “onursal başkan” ilân edilirken kendisine yeniden başkanlık yolları da tıkanmış oluyordu.

Seçimde Hasan Arat’ı destekledi. Bunu açıklaması Arat’ın hiç de lehine olmadı. Artık Türkiye’de kimse oylarına ipotek konmasını istemiyor. Sonuç da bunu kanıtladı. Seçimi Serdar Bilgili kazandı. Tanıdığım Serdar Bilgili’nin Beşiktaş’a çok yararlı bir başkan olacağına inanıyorum.

Geçen haftaki yazımda, seçim öncesinde aday listelerinin geciktirilerek seçim sabahı açıklanmasındaki tutarsızlığa değinmiştim : “Galatasaray’ın futboldaki parlak başarısını kurumlaşma performansına yansıtamadığı görülüyor. “Fenerbahçe’de de böyle oldu, Beşiktaş’ta da durum aynı” diyebilirsiniz. Bu olgu onlara da yakışmıyor.”

Meğerse Beşiktaş’ta durum farklıymış. Dört başkan adayı hazırladıkları listeleri seçimden dört gün önce Kulüp Divanına verdiler, böylece üyeler oy verecekleri adayları tanımak, irdelemek olanağını buldular. Bu bakımdan Beşiktaş, öteki kulüplerin önünde olduğunu kanıtladı.

Yazdıklarımdan dolayı Beşiktaşlılardan özür diliyorum. Darısı öbür kulüplerin başına.. Onların da tüzüklerini bu yolda değiştirmeleri gerekir.