| Galatasaray ve Fenerbahçe |
Kaynak :
30.03.2006 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Galatasaray’da iki yıllık yeni dönem için seçim yapıldı; başkanlığa yeniden Özhan Canaydın seçildi. Daha önce, “Böyle Seçim Olmaz!” diye yazmıştım. Gerekçesi, 6 adaylı bir seçimin söz konusu olması ve başkanın yüzde ellinin çok altında bir oy oranıyla seçilerek göreve geleceği ve bu nedenle de bütün topluluğu temsil edemeyeceği kuşkusuydu. Durum farklı oldu. Aday sayısı, niçin aday oldukları zaten anlaşılamayan iki kişinin çekilmesiyle dörde indi. Seçim sırasında da üyeler oylarını bilinçli kullanarak, kalan dört adayı fiilen ikiye indirdiler. Sonuçta, Özhan Canaydın 1615 oyla başkan seçildi; Yiğit Şardan ise 1331 oy aldı. Kullanılan 3212 oy içinde Canaydın’ın oranı yüzde ellinin üzerinde (50,02) oldu; Şardan’ınki yüzde 41’de kaldı. Galatasaraylılar, deneyimi gençliğe tercih ettiler; geleneği yeniliğe … Bir de, son anda Adnan Polat’ın Canaydın’a katılması, sonucu etkiledi kuşkusuz. Galatasaray için çok yaşamsal değerdeki bu seçimleri yorumlarken şunu söyleyebiliriz : Üyeler oy verirken sergiledikleri basiretli tutumu, beklenen başarıyı iki dönemde yakalayamamış olan Canaydın’ın yerini alacak yeni bir başkan adayı bulmakta, yepyeni bir ekip kurmakta gösteremediler. Kısacası, seçim öncesinde doğru çözüm üretilemedi. İşte bundan dolayı Ali Sirmen yapılan seçimi, çok haklı olarak, “Nafile Seçim” diye nitelendiriyor. O halde sorulabilir : “Biz bu seçimi niye yaptık ?” Başkan aynı, yönetim kurulu biraz değişik. |
Galiba en önemli fark Adnan Polat’ın görev almasıyla oldu. Şimdi her şey kurulacak sistemli ekip çalışmasına ve Canaydın – Polat ikilisinin dayanışmalı işbirliğine bağlı. Gelelim ülkenin spordaki genel manzarasına … Sporun her dalında ve her kesiminde kargaşa yaşanıyor. Sporcular, hakemler, seyirciler barut fıçısı. Bunlara bir de yöneticiler ekleniyor. Galatasaray’ın, futbolla ilgilenen profesyonel yöneticisi, Erciyes maçından sonra mikrofon bulunca, teşvik primi iması yapıyor. Aradan iki hafta geçtikten sonra bu kez Fenerbahçe asbaşkanı Murat Özaydınlı ortadan söylenmiş bu gereksiz sözleri Fenerbahçe adına üstlenip Fenerbahçe’nin düzeyiyle bağdaşmayacak üslupta iddialarla ekrana geliyor. Özaydınlı’ya göre, Galatasaray bir süreden beri fakir-fukara edebiyatı ile prim topluyormuş. Türk halkı fakirliğe duyarlı olduğu için medya da, hakemler de, Federasyon da bu edebiyattan etkilenerek Galatasaray’ı koruyormuş. Hattâ bazen Özaydınlı’nın kendisi bile etkilenip “Vah vah zavallılar” diyormuş. Duymayanlar okuduklarına inanamayacaklar belki, ama söylenenler aynen böyle … Bu demeci (!) neresinden tutarsınız ? Sözler çok saygısızca … Düpedüz hakaret içeriyor, akıl ve mantığa uymuyor; dahası Fenerbahçe gibi bir kulübün yöneticisinin ağzına hiç mi hiç yakışmıyor. Fenerbahçe topluluğunun bu yöneticiyle aynı görüşleri, söylemi ve üslubu paylaşmadığına eminim. Bilinmeli ki densizce sözler, söyleyeni yüceltmez, aksine küçültür. Ayrıca yine bilinmeli ki Galatasaray’ın saygınlığının azalması Fenerbahçe’ninkini artırmaz. |

