Galatasaray’da Bir Yıldönümü Kaynak : 03.04.2003 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçenlerde, Özhan Canaydın başkanlığındaki yönetim, birinci yıldönümü nedeniyle basın-yayın mensuplarını bir yemekli toplantıya çağırdı. Galatasaray’da geleneği olmasa da, hoş bir toplantıydı doğrusu. Basın-yayındakiler de, haberi bol bir dünyada oradan oraya koşuşturmaktan, kolayca bir araya gelemiyorlar. Onlar da böylece hasret gidermiş oldular.

Canaydın yaptığı konuşmada, “Dünya Kulübü Olmak” şeklindeki hedefin değişmediğini bir kez daha vurguladı. Oysa Galatasaray zaten dünya kulübü değil miydi ? Şu anda UEFA listesine göre 10., dünya sıralamasında 20. sıradaysanız dünya kulübü sayılmamanız için bir neden olamaz. Anladığım kadarıyla bu konuda hâlâ tereddütler var. Bunların kaynağına eğilirsek, ilk eksiklik Kulübün içinde bulunduğu mali yapıdan, paranın yönetiminden geliyor. Son yıllarda Galatasaray futbolda büyük başarılar yakalarken mali yapısı değişik nedenlerle çok sarsıldı. Yeni yönetim, üzerine kalan kötü parasal mirastan kurtulmaya çabalıyor. Mehmet Cansun’un kısa süreli başkanlığı döneminde borçların azalması yönünde başlatılan çabalar sürdürülüyor. Şu ana kadar borçlarda ciddi bir azalma olmasa da, alacaklıların sayısında azalma oldu. Çok sayıdaki küçük borçlar temizlendi, ama büyükleri hâlâ duruyor.

Yine Canaydın’ın belirttiğine göre, Futbol Şubesi’nin A’dan Z’ye profesyonelleştirilmesi hedefleniyor. 3. ligde oynayan Beylerbeyi Spor Kulübü bu amaçla alındı; sırada Senegal’deki bir kulübün % 70 hissesinin devralınması var. Bu kulüpler Galatasaray’a yetenekli futbolcu sağlayan yeni odaklar olacak. Ayrıca mevcut altyapı güçlendirilecek.

Öte yandan UEFA’nın yakında devreye girecek mali kriterlerine uymak üzere ciddi adımlar atılması gerekiyor. (Bu adımları doğal ki bütün kulüplerimizin atması gerekiyor.)

En önemli ilke : “futbolun gelirleri futbola harcanacak”. Buna göre, hasılat ve reklam getirisi bakımından zayıf olan öteki spor dallarını yaşatmak için çözüm yolları aranıyor. Şimdilik izlenen yol basketbol, voleybol ve amatör şubelerin mali bakımdan özerkleştirilmesi. Bu şubeler gönüllü yöneticilerin, çoğu eski sporcuların becerisine bırakılmış durumda… Özetle, “kaynağı sağla, çalış, başar…”

Bir yıllık dönemde yönetim, iletişimde başarılı oldu. İnternet ortamlı çalışmalar düzgün… Galatasaray Dergisi iyi, nitelikli, ağırbaşlı, güzel… Nisan sayısı 70 bin basılmış. Türkiye ortamında çok iyi bir tiraj. Yüksek tiraj hem Galatasaray sevgisinin ulaştığı boyutları, hem de insanların artık, düzeyli ürünlere para harcamaktan kaçınmadıklarını gösteriyor.

Canaydın bunları özetledi. Bir üzüntüsü vardı. “Fair-play” konusunda basın-yayının desteğinin azlığından yakınıyordu. “Taraftardan tepki aldığım zamanlar oldu; siz destek vermediniz. Kanı, dövüşü, düşmanlığı hep birlikte yok edelim.”

Yukarıda da belirttiğim gibi, iyi bir buluşmaydı. Canaydın konuşmasında pek çok konuya değindi, tesislere değinmedi. Bu konu eksik kaldı. Kulübün şu anda Florya dışındaki bütün tesisleri bakımsız, perişan durumda. Sosyal tesislerde üyelerin buluşup bir çay içecek yerleri bile kalmadı. Galatasaray Adası için sonu belirsiz bir maceraya girildi. Kalamış’ın ne olacağı belli değil. Ali Sami Yen Stadı ise artık herkesçe bilinen, hattâ kanıksanan bir yılan hikâyesi. Yanlış başlayan iş yanlışlarla ayak sürüyor. Bilgisizliğin ve danışma özürlü bir anlayışın, kısacası benbilirimciliğin bedeli ağır oluyor. Bu konulara başka bir yazıda değinmek üzere…