| SAVAŞ GANİMETİ BEKLEYENLERE HASOL’DAN TEPKİ: Irak’tan kimseye hayır gelmeyecek (Halil Okşit / Ekonomist) |
Kaynak :
06.04.2003 -
Ekonomist
|
Yazdır
|
|
İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği Başkanı Doğan Hasol, sektörle ilgili Irak senaryolarına sert tepki gösterdi. Irak’ın yeniden yapılanması ve Türkiye’nin bunda alacağı rol konusunda “Krize giren bir ekonomiyi veya onu oluşturan sektörlerden birini savaş gibi bir neden kurtaracaksa, bunun ahlaki yönünün yanı sıra gerçekleşme şansını da doğru değerlendirmek lazım” diyor. Sektörün deneyimli isimlerinden Hasol’a göre, bu savaştan inşaat sektörü dahil kimseye hayır gelmeyecek. İnşaatçılar da ancak taşeronluk yapabilir. Yüksek Mühendis Mimar Doğan Hasol, Türkiye ekonomisi ve ona paralel olarak inşaat sektörünün geleceği konusunda savaşa dair gelişmelere umut bağlayanlardan değil. ABD’nin Türkiye’ye borç vermesiyle ekonominin düze çıkacağına inanmıyor. Savaş sonrasında ortaya çıkacak tabloda Türk inşaat sektörüne önemli bir pay düşeceği görüşüne de katılmıyor. Hasol, “Krize giren bir ekonomiyi veya onu oluşturan sektörlerden birini savaş gibi bir neden kurtaracaksa, bunun ahlaki yönünün yanı sıra gerçekleşme şansını da doğru değerlendirmek lazım” diyor. Yapı Endüstri Merkezi’nin kurucularından olan ve İnşaat Malzemeleri Sanayicileri Derneği’nin de başkanlığını yürüten Hasol, Eknomist’e inşaat sektörünün Türkiye ekonomisi içindeki durumunu son verilere dayanarak değerlendirdi. Hasol, savaşa paralel olarak sektörü nelerin beklediğini de anlattı. Ekonomist: Yanı başımızda savaş başladı. Bu, inşaat sektörünü hangi yönde etkileyecek? Hasol: Bir ara modernizasyon çalışmaları heyecan yarattı, ama bunlar gerçek çıkmadı. Asıl pastanın Amerikalı şirketler tarafından paylaşılacağı ortada. Bölgedeki gelişmeler o kadar karışık ki, şu anda herkes isteksiz. Şu an, herkesin en kararsız olduğu dönem. Kimse önünü göremiyor, proje çizdirmiyor, inşaata başlamıyor. Bazı çevreler, Irak Savaşı’ndan dolayı Türkiye’nin alacağı yardımın ve savaş sonrası Irak’ın yeniden yapılanmasında Türkiye’nin alacağı rolün, ekonomiyi kurtaracağını ileri sürüyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Hasol: Türkiye’nin ekonomisi ne yazık ki çıkmazda. Ekonomi, verimlilik artırılarak, üretim ve ihracatla düzelir. Savaş nedeniyle ABD, bize yardım edecek ve biz de düze çıkacağız. Yok böyle bir şey. Borçla düze çıkılmaz. Bizim tabii ki, kısa sürede bu borçlara ihtiyacımız var, ama borçla borç ödemek anlamına geliyor bunlar. Doğru yatırımlara yönelmek lazım. İnşaat malzemesi üreticilerinin en büyük sıkıntısı, kayıtdışı ekonomi ve haksız rekabettir. Savaş süreci ve savaştan sonra inşaat sektörünün canlanacağına ilişkin beklentileri gerçekçi buluyor musunuz? Hasol: Savaştan hiç kimseye hayır gelmez. İnşaat sektörüne de gelmez. Zaten Irak’ın yarısı çoktan paylaşılmıştır. Bunlar ABD’de planlanmış ve paylaştırılmıştır. Bize taşeron olarak iş düşebilir . İşin ahlaki boyutu bir yana, zaten Türk şirketlere oradan çok pay düşmez. Türkiye ekonomisi düze çıkmadan inşaat sektörü düze çıkamaz. Sektörde hayale fazla yer yok. Burada Türkiye’nin zenginleşmesinden değil, ekonominin çarklarının işlerliğe kavuşmasından söz ediyorum. ‘Türk Yapı Sektörü 2002’ adlı bir rapor hazırladınız. Bu araştırmaya dayanarak, Türkiye ekonomisi içinde inşaat sektörünün yerini söyleyebilir misiniz? Hasol: İnşaat, GSMH’nin yüzde 5-6’sını oluşturan bir sektör. İstihdamın ise yüzde 6’sı bu sektörde. Bu rakamlara kayıtdışı olgusu dahil değil. İnşaat malzemeleri sanayi, gıda ve tekstilden hemen sonra geliyor. Türkiye sınai üretiminin yüzde 10’u, inşaat malzemesi. Yine Türkiye’nin ihracatının yüzde 10’u demir, çimento, alüminyum, cam ve seramik gibi inşaat malzemelerinden oluşuyor. Türkiye’deki sabit sermaye yatırımlarının yüzde 50’si inşaat yatırımlarını kapsıyor. Yani Türkiye’nin yıllık toplam yatırım tutarı olan yaklaşık 50 milyar dolarlık kısmın 25 milyar doları, inşaat işine gider. |
İnşaat yatırımlarının yüzde 60’ı konuttur, yüzde 20’si konut dışı bina, yüzde 20’si ise altyapı inşaatıdır. Yani konut darboğaza girince, inşaat sektörü de darboğaza girer. İnşaat yatırımlarının yüzde 60’ı özel, yüzde 40’ı kamu yatırımlarıdır. Sektör, dövize ve dışa bağımlı değildir. Buna ekipmanlar da dahil. Çünkü Türkiye’nin ciddi bir ekipman parkı var. AKP Hükümeti’nin ekonomiyi canlandırmak için planladığı büyük konut atağı ve 15 bin kilometrelik duble yol projeleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hasol: ‘İnşaat sektörünün önünü açıyoruz’ dendiğinde, plana projeye dayanmayan yatırımlar derseniz, bu hiçbir anlam ifade etmez. Duble yol gibi yeni projelerle bir yerlere varmak çok zor. Ya da konut yatırımı yapacağız gibi havada bir takım projelerle bir şeyler yapmaya imkan yoktur. Duble yolun ne olduğunu, ‘Mimarlık Sözlüğü’ yazmış biri olarak ben bilmiyorum doğrusu. Türkiye’de kamunun elinde tamamlanması için milyar dolarlara ihtiyaç duyulan binlerce inşaat yatırımı var. Bu yatırımların boyutu hakkında bilgi verir misiniz? Hasol: Türkiye’de sırf politik ödünler uğruna başlatılmış binlerce inşaat var. Bu inşaatlar yarım dururken, gidilmiş yenilerinin temelleri atılmış. Daha da atılıyor. Bunların bitirilmesi için gerekli ödenek yok. Bir hesaba göre başlanmış tesislerin bitirilmesi için 2001 yılı rakamlarıyla 107 katrilyonun üzerinde kaynak lazım. Oysa bunlar için ödenek dahi yok. Hükümetin bir icraatı da yeni Kamu İhale Yasası’nı erteleme girişimi oldu. Bu uygulama sizce doğru mu? Hasol: Yeni yasa; arsası, ödeneği ve projesi olmayan inşaatlara izin vermiyor. Ayrıca ihaleleri özerk bir kurum eliyle yapıyor. Kamunun savurganlığını, plansızlığını önleyecek bir yasaydı. İstanbul, her an meydana gelebilecek büyük bir deprem tehlikesiyle karşı karşıya. Çok sayıda ruhsatsız bina var ve bir senaryoya göre olası depremde 50 binden fazla insan ölecek. Sizce deprem öncesinde yapılmaya çalışılanlar yeterli mi? Hasol: Bu konuda öncelikli olarak bütün riskli bölgelerde planlama yapılmalı. Konutun nerede yapılacağı, tarım alanlarının nasıl korunacağı gibi konular belirlenmezse, bütün yaptıklarınız yanlış olur. Bu fiziksel planlamadır. Bugün hala Avcılar’da konut yapıyorsanız bu büyük bir hatadır. Çürük binaların tamamen tasfiyesi lazım, bu da cesaret işi.
|

