Galatasaray’da Genel Kurulun Ardından… Kaynak : 27.03.2019 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

(Gazetede “Anlamsız bir kavga: Mektepli-mektepsiz” başlığı ile çıkmıştır.)

Galatasaray Spor Kulübü alışılmışın dışında, gece yarısına kadar süren çok değişik bir malî genel kurul geçirdi. Birinci saptama şu olmalı: Kulüpler gibi çok üyeli kuruluşların genel kurulları anlamlı ve verimli olamıyor. Katılım, toplam üye sayısının ancak küçük bir bölümünü oluşturuyor. Hele genel kurul çok uzarsa gündem sonundaki çok önemli konular, çok daha az sayıdaki üyelerin kararına kalıyor. Bu kez de tam öyle oldu. İbra kararı, 14 saat süren toplantının sonuna kadar dayanabilen 689 üyenin oyuna kaldı.

Kulübün kaydı açık üye sayısı 9914. Pazar günkü genel kurula 1721 üye katılmış, yani toplam üyelerin yüzde 17’si, ibra (aklama) oylamasına katılanlar ise yalnızca yüzde 7.

Bu sağlıksız ve hazin bir durumdur. Demek ki öncelikle genel kurul sisteminin baştan ele alınıp yapılandırılması gerekiyor. Doğru sistem daha önce de birkaç kez önerdiğim gibi, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları gibi çok üyeli kuruluşların uyguladıkları sistemdir. Kulüplerde de tüzük değişikliği ile bu yola gidilmesi artık kaçınılmaz gibi görünüyor. Bütün üyelere açık bir sistemle bir Kulüp Meclisi seçilir. Oy verme sürecine bütün üyelerin katılımı, bugünün dijital olanaklarıyla rahatlıkla sağlanabilir. Meclis, periyodik toplantılarında önemli kararları alır ve üyeler adına yönetim kurulları ile öteki kurulları seçer ve denetler.

Yürürlükteki sistemle her zaman isabetli kararlar çıkmadığı ve üyelerin tümünü tatmin etmediği ortada.

Yine dönelim son genel kurula… Genel kurul 331 olumlu oya karşılık 358 ret oyuyla Yönetim Kurulu’nu idarî bakımdan ibra etmedi. Bu durumda mevcut yönetimin bir ay içinde bir tarih belirleyip yeni bir seçim süreci başlatması gerekiyor. Bu tarih liglerin sonuna da getirilebilir; belki doğru olan da budur. Başkan ve Yönetim Kurulu ibra için yeni bir yargı süreci başlatırlarsa durum daha karmaşık hale gelebilir.

Böyle bir sonuç nereden kaynaklandı? Kısaca söylersek, Başkan’ın söylemlerinden… Özellikle Divan üyelerini kıran sözlerinden ve yönetimin, yeni üyeliklere ilişkin bazı uygulamalarından. Kısaca, “Başkan, krizi iyi yönetemedi” de diyebiliriz. Üyeler, yani bir bakıma seçmenler kendilerine karşı kırıcı söylemleri hoş karşılamadılar. Oylamadaki durum, o algının bir sonucudur.

Bütün bu yaşananlar ve varılan sonuç, Galatasaray’ın prestiji, hedefleri ve çıkarlarıyla bağdaşmıyor. Şu anda hiç beklenmedik yepyeni bir krizle karşı karşıyadır kulüp.

Bütün üyeler öncelikle şu konuda uzlaşma içinde olmalıdırlar. “Galatasaraylıyım” diyen herkes Galatasaraylıdır. Üyelerin mektepli/mektepsiz şeklinde ayrımı anlamsızdır. Arapça kökenli “kulûb” sözcüğü Osmanlıcada da kullanılmıştır ve “kalpler” demektir. Böylece “kulüp” kalplerin buluştuğu ve bir arada attığı topluluktur. Ayrımcılık anlamsızdır.

Kanımca, mevcut yönetimin, Galatasaray’ın iyiliği için bu evrede krizi daha da tırmandırmayarak özverili davranması ve yeni seçimi örgütlemesi en doğru olan yoldur.