| Galatasaray’da Olağan Dışı Seçim |
Kaynak :
06.05.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Önümüzdeki cumartesi günü Galatasaray’da erken seçim genel kurulu var. 10 aylık bir süre için başkan ve yönetim kurulu seçilecek. Süren yönetiminin, görev dönemi 2000 yılı Martında tamamlanıyordu; ama iki ay önceki olağan mali genel kurulda ibra sırasında kendisine karşı verilen 240 oyu bahane ederek seçimlerin yenilenmesi kararı aldı. Gerekçesi, güven tazelemek olarak ortaya kondu; asıl amacı ise yönetim kurulunun kimi üyelerini değiştirmekti. Süren’in kendi yönetim kurulundan hoşnut olmadığı uzun zamandan beri biliniyordu zaten. İstediği, kimi üyeleri uzaklaştırırken, yönetimi, taze para da sağlayabilecek, varlıklı üyelerle güçlendirmekti. Süren, “Galatasaray’ı büyütmek” vaadiyle göreve gelmişti. İki büyük projesi vardı. Birincisi Ali Sami Yen stadının yıkılıp yeniden yapılması, ikincisi ise kulübe büyük gelirler sağlayacak bir şirketin kurulması. Stad için atılan adımlar sonuç vermedi, kulübe para sağlaması beklenen şirket de zararda.. Buna karşılık şimdi bu kez de futbol şubesinin şirketleştirilmesinden söz ediliyor. Süren’in başkanlığında, Galatasaray’ın paraları büyük bir savurganlıkla harcandı ve borcu sürekli olarak yükseldi. Şimdi, savunma amacıyla, “her kulübün borcu var” deniyor. Belki var ama, onlarınki çoğu kez kişilere.. Ve boyutları çok küçük. Oysa Galatasaray’ın borçları bankalara, döviz bazında ve rakamsal olarak kulübün kolaylıkla altından kalkamayacağı boyutlarda. Faizlerle sürekli artan bir borç.. Kulüp çevrelerinde, borçlara karşılık |
gayrimenkullerin elden gidebileceği korkusu yaygın. Genel kurullarda giderek artan güvensizlik ve olumsuz oylar da zaten buradan kaynaklanıyor.
Bu karamsar tablo karşısında tek teselli, profesyonel futbol takımının başarısı. Takım, Fatih Terim’in, kulüp yönetimini sollayan özverili yönetimiyle üçüncü kez şampiyonluğa koşuyor. Ama ne var ki sportif başarı kulübün dibe vuran mâli yapısı konusundaki kaygıları, korkuları silmeye yetmiyor. Faruk Süren, zaman zaman, “alternatifim yok”, “karşıma başkan adayı çıkmıyor” türünden demeçler verse de gerçek nedeni kendisinin herkesten iyi bildiği kuşkusuz. Üç yılda çığ gibi büyüyen ve faizlerle sürekli artan borçları 10 aylık bir sürede temizlemenin olanaksızlığını doğal ki çok iyi biliyor. Ayrıca, “tam düze çıkarken görev elimizden alındı” yakınmalarına sığınarak olağan dışı koşullarda görev alacak yeni bir yönetim, daha baştan yıpratılmayacak mı ? Yönetim Kurulunun yeniden seçilmesi kararını alırken Süren’in, başkanlığı da ortaya koyması bence talihsiz bir karar oldu. İbra edilmişti, seçim zorunluluğu yoktu, aldığı ibrayla dönemini tamamlayabilirdi. Seçim kararıyla büyük bir riskin altına girmiş oldu. Bu olağan dışı seçimde karşısında bir aday yok, ama kendisini zorlayacak boş ve beyaz oylar olacağı kuşkusuz. Bunların sayısının, Süren’in alacağı oy sayısının üzerinde olması karşısında tutumu ne olacak ? Böyle bir durumda güven tazelenmiş sayılacak mı ? e-posta : hasmim7@ibm.net faks : (212) 211 34 20 |

