| Genel Kurullar |
Kaynak :
06.03.2002 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçen hafta sonunda iki büyük kulübün, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin genel kurulları vardı. İdari, mali, sportif alanlarda yapılanlar, hesaplar gözden geçirildi; onaylandı. Fenerbahçe’de ayrıca seçimler yapıldı. Seçime rakipsiz giren yönetim kurulu, kadroda yapılan küçük değişikliklerle yoluna devam edecek. Galatasaray’da ise seçimler 23 Mart’ta.. Fenerbahçe’de genel kurul hareketli, zaman zaman sert tartışmalı oldu; buna karşılık Galatasaray cephesi daha sakin, daha hoşgörülüydü. Genelde sarı kırmızılı üyeler genel kurullarda sakin bir tavır sergiliyorlar ve yönetimlerin beklediği desteği cömertçe veriyorlar. Tepkiler daha çok seçim sonuçlarıyla belirleniyor. Galatasaray genel kurulunda öne çıkan iki ana konu vardı : birincisi mali durum; ikincisi ise Galatasaray Adasının yeniden yapılandırılması. Mali işlerde, yedi buçuk aylık genç yönetimin bir öncekine göre daha akılcı davranarak borçları bir miktar azalttığı görülüyordu. Bunda en önemli etkenler, Jardel’in bonservisinden ve Sportif A.Ş. hisselerinin halka açılmasından sağlanmış olan gelirlerdi. Kulübün borç rakamı konusunda hazırlanmış belgeler aynıydı, ancak, yönetimle denetçilerin sözlü açıklamaları farklıydı. İsterseniz şöyle diyelim : yönetimin yorumları iyimser ve politikti, denetçilerinki ise tümüyle teknik.. Sonuçta, borçlarda azalma görülüyordu. Yönetim, yedi buçuk aylık sürede belki çok uyumlu bir takım oluşturamamıştı, ama savurganlık yerine tasarruf yolunda çaba göstererek iyi not almıştı. |
Seçim için ufukta iki başkan adayı görünüyor : şimdiki başkan Mehmet Cansun ve eski yönetimlerden tanınan Özhan Canaydın. Cansun yaptıklarını ortaya koyuyor, Canaydın yapacaklarını.. Kim kazanır ? Henüz belli değil. Sonucu listeler belirleyecek gibi görünüyor. Herhalde adaylar, her seçimde görüldüğü üzere, yine oylamadan bir gün öncesine kadar belli olmayacak.
Genel kurulun ikinci konusu, Kuruçeşme’deki Galatasaray Adası’nın yeniden yapılandırılmasıydı. Ada, Kulübün, bedelini ödeyerek Osmanlı devleti sermimarlarından Sarkis Balyan’ın mirasçılarından satın aldığı, tapulu mülkü. Yıllardan beri, oradan yararlanan üyelerden sağlanan gelirler, adayı mimari standartlar ve hizmet yönünden istenilen düzeye getiremedi. Şimdi uzun süreli kiraya verilerek yeniden düzenlenmesi için bir ön anlaşma yapılmış. Ada, iki kıtayı birleştiren (ya da ayıran) İstanbul Boğazı’nın ortasındaki tek ada.. Üyelerin deyişiyle, Boğaz’ın incisi.. Bu konumuyla Galatasaray’ın sancak gemisi.. Mimarisiyle, Boğaziçi’ne ve dünya kulübü kimliği kazanmış Galatasaray’a yaraşır bir simge oluşturması gerekiyor. Bu nedenle de yeni yapılanmada çok akılcı ve duyarlı davranılması ana çıkış noktası olmalı. Anlaşma çözümü, ilke olarak yanlış değil, buna karşılık Yönetim Kurulu’nca üyelere sunulan mimari çözüm, amacı sağlayacak gibi görünmüyor. Seçilen proje yaptırma yöntemi yine yanlış. Yanlış yöntemlerin doğru sonuca götürmediğinin en azından yaşanan deneyimlerle öğrenilmiş olması gerekir, ama nerede ?.. Ada konusunda da Stat konusundaki açmaza düşülmesinden kaygılıyım. |

