| Hakan Şükür ve İlahlar |
Kaynak :
06.01.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Hakan Şükür bu kez gidiyor gibi.. Anımsayacaksınız, dört beş yıl önce Torino kulübüne transfer olmuş, ancak o dönemdeki duygusal dalgalanmaları nedeniyle tutunamayarak kısa bir süre sonra Galatasaray’a geri dönmüştü. Pahalı gitmiş, ucuza geri gelmişti, ama Galatasaray o arada Galli futbolcu Saunders’i transfer etmiş bulunduğu için Kulübün bu işten pek kârı olmamıştı. Önce şu görüşümüzü belirtelim : Hakan Şükür Türkiye’nin yetiştirdiği, gelmiş geçmiş en iyi futbolculardan biridir. Türkiye’de çok tartışıldı : Golcü olup olmadığı, duygusallığı, v.b. Öte yandan, üstün yetenekli, sağlam yapılı, çalışkan bir futbolcu olduğu kesin. Ligde birkaç kez gol kralı olmak, 85 lig maçının 82’sinde takımda yer alabilmek her yiğidin harcı değildir. Hakan duygusaldır. Geçen gidişinde sergilediği davranışlar hâlâ belleklerde.. Şimdi yine gidiyor, yine istemeyerek gidiyor. Ömür boyu, doğup büyüdüğü, el üstünde tutulduğu ortamda kalmanın kendisini daha mutlu edeceği inancında. Gerçek bir profesyonel gibi davranıp, yurt dışında devlerle boy ölçüşmenin ve orada başarılı olmanın avantajlarını düşünemiyor. Düşünmüyor ki, asıl başarı kendi aramızdaki değil, uluslararası arenada kazanılan başarıdır. Gelelim işin Galatasaray cephesine.. Yönetim Kurulu Hakan’ın İtalya’ya gönderilmesi için çırpınıyor. Hakan’ın transferinden sağlanacak 12 milyon dolar Yönetim için ciddi bir paradır, özellikle de Kulübün bugün içine düştüğü mali güçlükler dikkate alındığında.. 12 milyon doların anlamı nedir ? Kısa bir süre önce, Avrupa Şampiyonlar liginde galibiyette 1 milyon, berabere kaldığında 500 bin İsviçre Frangı kazanıyordu Kulüp, ve medya haykırıyordu : “Galatasaray’ın kasası parayla doldu !..” |
Aslında kasanın parayla dolduğu yoktu, ama yine de o gelirlerle, Hakan’ın bonservisinden sağlanan arasında bir kıyaslama yapmakta yarar var. 1 milyon İsviçre Frangı 730 bin dolar eder hesabıyla, Hakan’ın bonservisinden gelecek 12 milyon dolar Şampiyonlar Ligi’nde 16 galibiyette veya 33 beraberlikte sağlanacak gelire eşit değerdedir. Bunun sporculara, antrenöre ödenecek primi de yoktur. Bu sezon Şampiyonlar Ligi maçlarında Galatasaray 8 puan toplarken 2 galibiyet, 2 beraberlikle 2,2 milyon dolar alabilmişti. Parasal durum böyle.. Juventus’tan gelecek para Kulübe şimdilik biraz nefes aldırır. Sonra ne olur ? Hakan’ın yokluğu Galatasaray’a neye patlar ? Onun hesabını yapmak da Yönetime düşüyor.
Bir de söylenti var : Juventus ünlü İtalyan sanayici Agnelli’nin kulübü. Agnelli’nin sahibi olduğu otomotiv grubunun Türkiye ile çok ciddi ilişkileri var ve Öcalan’ın İtalya’da ağırlanmasıyla ortaya çıkan siyasal gerginlikle Türkiye’de İtalyan mallarına karşı sürdürülen halk boykotunun, Agnelli’yi olmasa bile Türkiye kolunu ekonomik bakımdan etkilememesi olanaksız. İşte, Hakan’ın transferinin ilişkilerin iyileştirilmesi amacıyla, bir ticari araç olarak gerçekleştirildiği söylentileri buradan kaynaklanıyor. Başkan Faruk Süren bir TV programında bu konuda kendisine yöneltilen bir soruya doğrudan “evet” yanıtı vermedi ama, birkaç söz ve mimikle bu görüşü doğrular bir izlenim verdi. Şayet durum böyleyse, Hakan sportif yeteneğine göre değil de ticari amacın aracı olarak transfer ediliyorsa işi zor olacak demektir. Olayın, ilâhların istediği şekilde gelişmemiş olmasını ve Hakan’ın, Türk sporcuları için sağlıklı bir yol açmasını dileyelim. e-posta : hasmim7@ibm.net |

