| Herkes Konuşuyor |
Kaynak :
30.04.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Futbol ligi sona doğru yaklaşırken herkes konuşuyor. Dedikodular, masabaşı çözümler, suçlamalar birbirini kovalıyor. Yöneticiler, birşeyler söylemek için yarış halindeler; zaten medyamız da buna çanak tutuyor. Özetlersek, TV’lerde çok gösterilen reklamdaki gibi, “ağzı olan konuşuyor”. Beşiktaş Basın Sözcüsü Cenk Koray, geçen hafta, Fenerbahçe’nin önünde üç kolay maç kaldığını söylemişti. Bu maçlardan birisi de Beşiktaş’la olanıydı. Bu ifadesiyle Beşiktaş’ın değil de Fenerbahçe’nin sözcüsü gibi konuşmuştu, ama sonuçta haklı çıktığı görüldü. Başarısız bir yıl geçiren, Türkiye kupasını kazandıktan sonra da ununu eleyip eleğini asan Beşiktaş, 2-0 yenildi Fenerbahçe’ye. Koray’ın incileri sürüyor. Kendisi yalnızca Beşiktaş’ın değil, Fenerbahçe’nin de sözcülüğünü yapıyor. Tahkim Kurulu’nun, Hakan Şükür’e verilen cezayı kaldırmasından sonra “Hakan, Tahkim Kurulu’na da bir forma versin” diyerek bu kez Tahkim Kurulu’nu suçladı. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), bir maç sonrasında hakem Oğuz Sarvan’ı centilmenlik ölçülerini aşacak biçimde eleştirdiği gerekçesiyle Hakan Şükür’e bir maç oynamama cezası verdi. Aynı şekilde, bir maçta rakibe yaptığı, televizyon kaydıyla tespit edilen kasti sert hareket nedeniyle Filipescu da yine aynı kurulca cezalandırılmıştı. Her iki futbolcu da çok önemli bir maçta, Galatasaray – Kayserispor maçında takımdaki yerlerini alamayacaklardı. Bu durumda kurallara göre Galatasaray’ın yapabileceği tek şey vardı : Federasyon Tahkim Kurulu’na başvurmak. |
Galatasaray onu yaptı. Konuyu inceleyen Tahkim Kurulu Hakan Şükür’e verilen cezayı gereksiz bularak kaldırdı; Filipescu’nun cezası konusunda da kimi belgelerin gelmesi için durdurma kararı aldı.
Özerk Futbol Federasyonu’nun iki birimince alınan farklı kararlar, konuyu bilmeyenlerde şaşkınlık yaratırken, istismar etmek isteyenlerin de işine yaradı. Oysa, durumda hiçbir aykırılık yoktu. İki kurul da yetkilerini kullanmış, kararlarını vermişlerdi. Disiplin Kurulu ceza verirdi. Tahkim Kurulu ise Federasyonun en üst hukuk organı olarak, başvuru üzerine konuyu inceler kararını verirdi. Cezayı onaylamak, değiştirmek ya da tümüyle kaldırmak, yetkileri içindeydi. İşte, bu kez de öyle oldu. Hakan Şükür’ün cezasını kaldırırken, Filipescu’nunkini dosyanın tamamlanabilmesi için durdurdu. Durdurdu ama, yukarıda da belirttiğimiz haksız saldırılarla karşı karşıya kaldı. Liglerin bitmesine daha iki hafta kala ligin üst ve alt sıralarında kıyasıya bir çekişme sürüyor. Başta yöneticiler olmak üzere herkes çok konuşuyor ve aklına her geleni sorumsuzca söylüyor. En aklı başında bildiğimiz yöneticiler bile, televizyonlarda görünmek uğruna bu çekişmenin tarafı olmaktan çekinmiyorlar. Geçtiğimiz Pazar akşamı, seçkin bir kulübümüzün 11 yöneticisinden, Başkanı ve basın sözcüsü dahil tam 7’si televizyonda boy göstererek laf ürettiler. Biraz tuhaf oluyor. Herkes, bunların dışında kalan 4 üyenin ağzı olmadığını sanacak. Hiç değilse onlara haksızlık etmeyin. |

