İstanbul’un Üç Stadı Kaynak : 10.10.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

İstanbul’daki futbol statları günün gereksinmelerini karşılamıyor. Bu nedenle ilkin Galatasaray’ın, şehir dışında yeni bir stat için girişimleri oldu; sonra Ali Sami Yen’in yıkılarak yeniden yapılmasında karar kılındı. Projeler hazırlandı, ruhsat bile alındı; ancak finansman sağlanamadığı için altı yıldan beri yapıma başlanamadı. Fenerbahçeliler bu konuda daha becerikli çıktılar. Statlarını yıkmadan parça parça yeniden yapma yolunu seçtiler. Büyük bir bölümünü bitirdiler. Yenileme yarışında sıra Beşiktaş’a gelmiş görünüyor.

Her üç stat da şehrin içinde… Böyle olması, genellikle kulüpler ve seyirciler için avantajlı; çevrede yaşayanlar ve trafik yoğunluğu bakımından sakıncalı. Hele kapasite zorlanırsa, maç öncesi ve sonrası şehrin o bölgeleri felç oluyor. Bu nedenle kentiçi statlarda, özellikle de kolay boşalma olanakları sağlanamıyorsa kapasitelerin zorlanmaması gerekiyor.

Galatasaray’ın Faruk Süren döneminde Kanadalı bir mimarlık firmasına yaptırdığı projede kapasite 42 bin; sonradan, Mehmet Cansun’un başkanlığı döneminde hazırlanan bir avan projeye göre 38 bin. Fenerbahçe’de kapasite şimdilik 50 binlerde. Beşiktaş’ın ise İnönü Stadını yıkarak büyüteceği basında yazılıp çiziliyor.

İnönü Stadı 1940’larda Vietti Violi adlı bir İtalyan mimar ile, mimar Fazıl Aysu ve mimar Şinasi Şahingiray’ın birlikte hazırladıkları projeye göre, Dolmabahçe Sarayı’nın hasahırlarının, eski adıyla “İstabl-i Amire”nin yerine yapılmıştır. 19 Mayıs 1939’da temeli atılan yapı, aynı yıl patlayan 2.Dünya Savaşı’nın engellemesi nedeniyle dört yıllık bir duraklamadan sonra ancak 1947’de hizmete girdi. Daha önce 1936’da Ankara’da yapılmış olan 19 Mayıs Stadı’nın mimarı da yine Vietti Violi’dir. Demokrat Parti’nin 1950’de iktidara gelmesinden sonra, politik doğrultulu kararlarla birçok tesisin adı değiştirilmişti. Adlardan

”İnönü” sözcüğü siliniyor, yerine başka bir ünlünün adı konuyordu. Bu furyada, İnönü Stadı da 1952 yılında “Mithatpaşa Stadı” oluvermiş ve 1973’e değin öyle anılmıştı.

Basın haberlerine göre, Beşiktaş Kulübü, İnönü Stadı’na ilk kazmayı 19 Mayıs 2003’te vuracağını açıklamış. Hazırlanan dört avan projeden birinin onay görmesi halinde kapasite 40 bin kişiye çıkarılacakmış…

Konumu nedeniyle ötekilere göre çok daha kolay dolma ve boşalma olanaklarına sahip olmasına karşın, tarihsel bir sarayın bu denli yakınında yer alması her zaman eleştiri konusu olmuş, mevcut doğal ve tarihsel çevre koşulları nedeniyle, büyütülme girişimlerine yıllar boyunca karşı çıkılmıştır. İnönü Stadı, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nca tescilli olduğu için, yıkılması söz konusu olamaz; yapılacak değişikliklerin de ilgili Koruma Kurulu’na onaylatılması zorunluluğu vardır.

“Sarayın yanıbaşında stat olur mu ?” yollu eleştiriler çevredeki oluşumlardan sonra artık gerilerde kalmış gibi görünüyor. Geçtiğimiz yıllarda müze-saray, sermayenin gücüyle, otellerin, plazaların saldırısına uğradı. Sarayın bahçesine devboyutlu bir otel yapıldı. Statla, tarihsel Taşkışla arasına da ünlü (!) Gökkafes – bugünkü adıyla – Süzer Plaza gökdeleni dikildi. Gökdelenin yapılabilmesi için daha anlayışlı (!) bir belediye bulmak amacına yönelik olarak Şişli ve Beyoğlu ilçelerinin yasal sınırları bile değiştirildi.

Çevresindeki hoyrat gelişmelere karşın, İnönü Stadı’nın mimari özünün değiştirilmesine Koruma Kurulu’nun geçit vereceğini sanmıyorum. Gökkafes’e, saray bahçesine otele, tarihî Akaretler’in ortasına dikilen plazalara sağlanan izni, İnönü Stadının büyütülmesi konusunda da sağlayabilecek kural tanımaz, arsız siyasi irade bugün yok (gibi görünüyor).

e-posta : merkez@hasmimarlik.com.tr faks : (212) 211 34 20