İTÜ Mimarlık Fakültesi 2015-16 dönemi… Yeni öğrencilerle buluşma Kaynak : 14.09.2015 - İTÜ Mimarlık Fakültesi | Yazdır
Soldan sağa: Prof.Dr. Cengiz Giritlioğlu, Dr.Y.Müh.(Mimar) Doğan Hasol, Prof.Dr. Hasan Şener

Soldan sağa: Prof.Dr. Cengiz Giritlioğlu, Dr. Y.Müh.(Mimar) Doğan Hasol, Prof.Dr. Hasan Şener

Doğan Hasol’un konuşması:

Ben 1956 yılında bu fakülteye, bu binaya gelme şansını buldum. Şimdi 59 yıl sonra Siz İTÜ’lü genç kardeşlerime hitap edebilmek benim için müstesna bir şans.

Hepinizi, seçiminizden ve başarınızdan dolayı kutluyorum.

1956’da bu binada 3 fakülte vardı: İnşaat, Mimarlık, Maden fakülteleri. Bugün bina tümüyle, yalnızca Mimarlık Fakültesi’nin bölümlerine ait.

Şunu hemen belirteyim: Sizler de çok şanslısınız. İTÜ’lü olmak, İTÜ’de okuyabilmek bir ayrıcalıktır; Taşkışla’da okumak da başka bir ayrıcalıktır. Ne demek istediğimi yaşadıkça daha iyi kavrayacaksınız.

Bugün ülkemizde çok sayıda okul açılıyor. Bu okulların eğitim düzeyleri arasında büyük farklar var. Ne var ki mezuniyet sonrası yetkiler arasında herhangi bir fark gözetilmiyor. Bu durum hem iyi yetişmiş mimarların, hem de ülke mimarlığının aleyhinedir.

Burada Sizler mesleği, en iyi olanaklarla öğreneceksiniz. Bununla yetinmeyin: Meslek sorunlarına, onların yanısıra ülke sorunlarına eğilin.

Burada, biraz da yaşımın verdiği deneyimle sizlere bazı tavsiyelerde bulunmak isterim:

• Başarıya ulaşmak için onu hedeflemek gerekir. Yaşam, yararlı birşeyler yapmak için hiç de kısa değildir. Yaşamı verimli kullanabilmek, yaşamın süresinden çok daha önemlidir. Schubert’in 31, Mozart’ın 35, Orhan Veli’nin 36, Rimbaud’nun 37, Chopin’in 39 yaşında büyük yapıtlar verdikten sonra bu dünyadan ayrıldıklarını anımsatabilirim. “Yaş otuzbeş yolun yarısı eder” diyen Cahit Sıtkı Tarancı’nın 46 yaşında, bu fakültenin en önemli adlarından Profesör Emin Onat’ın 53′ünde bu dünyaya veda ettiklerini de ekleyebilirim. Hepsinin yetenekleriyle ortaya koydukları yapıtlar kendilerinden çok daha uzun ömürlü olarak etkilerini sürdürecekler. Kısacası, eser veren insanlar doğal ömürlerinden çok daha uzun yaşıyorlar.

• Hedeflenen her şeyi yapmak için zaman yeterlidir. Önemli olan zamanı iyi kullanmaktır. İşlerinin çokluğundan yakınıp hiçbir işe yetişemediklerini söyleyenler, gerçekte, zamanı planlayamayanlardır.

• Yeteneklerinizi keşfedin, geliştirin. Yeteneklere uygun işler daha kolay ve daha kısa sürede yapılır. Size kolay gelen ciddi işlere öncelik tanıyın. Biten her iş bir başarı göstergesidir. Hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. İçten heyecan duyun; programlayın; başladığınız işleri zamanında bitirin. Kesinlikle bitirin .. Hiçbir iş yarıda bırakılmamalıdır. Ne yazık ki, başlayıp bitirmemek toplumumuzun ciddi bir hastalığıdır.

• İşinizi iyi yapın. İyi yapılan işin maddi karşılığı kendiliğinden gelecektir. “Para”, amaç değildir, ama – vaktiyle bize öğretilenlerin aksine – önemsiz de değildir. İşlerin daha iyi olanaklarla daha iyi yapılması, daha iyi eleman çalıştırılması, onlara daha iyi ücret ödenmesi, ekipmanın ve çalışma mekânlarının geliştirilmesi, tanıtımdan yararlanılması için para iyi bir araçtır.

• Araştırın, sorgulayın… Okuyun, anlayarak okuyun, notlar alın. Her şeye, çevrenize, binalara bakın, ama görerek bakın. Öğrendiğinizi tam öğrenin, fırsat yaratıp anlatın, hattâ yazın. Öğrenmenin en iyi yolları anlatmak ve yazmaktır. Bütün bunları yaparken bilginizi pekiştirdiğinizi göreceksiniz.

• Her girişiminizi, her işinizi kurallara uygun olarak yapın. Kural dışı yapılan her eylem bir engele çarpmaya mahkûmdur.

• Taklit etmeyin; edilirseniz de kızmayın. Taklit edilmek, beğenilmenin bir göstergesidir, ama beğenilmekle de yetinmeyin. Taklit edilmek, bir adım daha atmanıza, daha iyisini yapmanıza vesile olmalı. Özellikle sanatta doğru yol, yenilikçi olmak ve özgün olanı üretmektir.

• Sağlığınıza dikkat edin. İnsanların en isteksiz, en verimsiz, en az üretici oldukları dönemler sağlıklarının bozuk olduğu dönemlerdir.

• Güleryüzlü olun. Gülmekle ciddiyetsizliğin, somurtmakla ciddiyetin hiçbir örtüşmesi yoktur. Aynı anda hem ciddi, hem güleryüzlü olunabilir. Güleryüz mutluluk getirir; mutluluk başarıyı destekler. Mutluluktan kaçmayın; aksine mutlu olmak için kendinizi eğitin, gerekirse özel çaba harcayın. Sevecenlik mutluluğu artırır.

• İnsanları sevin. Unutmayın ki, sevilmek sevmeyi bilenlerin hakkıdır. Ayrıca, vermekle azalıp tükenmeyen tek şey sevgidir.

• Alçakgönüllü olun. Alçakgönüllülük, başarılı insanların olgunluğuna daha çok yakışır.

• Son bir söz: “Her sıkıştığınızda akıl şablonuna başvurun, çözümü “akıl’la arayın. Kendinizi aldatmayın. Unutmayın ki insanlar en kolay kendilerini aldatırlar. Akla aykırı gelen her şey, gerçeğe aykırıdır. Buna karşılık hayal etmekten, düş kurmaktan hiç çekinmeyin. Büyük başarıların temelinde büyük düşlerin, büyük düşüncelerin yattığını gözardı etmeyin. Bazen büyük düşler, küçüklerinden daha kolay gerçekleşir.

Bu mutlu gününüzde aranızda olma şansını yakaladığım için ben de çok mutlu oldum.

Sizlere sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir gelecek diliyorum.