| Kim Şampiyon Olur ? |
Kaynak :
16.04.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Futbolda çok çekişmeli bir finiş yaşanıyor. Ligin üstü de dibi de çok fırtınalı. Bir sürü dedikodu ve söylentiler arasında önümüzdeki dört haftanın daha da fırtınalı geçeceği kuşkusuz. Kim şampiyon olur, hangi takımlar düşer ? Şimdiden kestirmek olanaksız, ama dedikoduları bir yana bırakıp şampiyonluk yarışına şöyle bir göz atalım. Bence, büyük sürprizler olmadığı takdirde şampiyonluğun iki adayı var : Galatasaray ve Fenerbahçe. Birinci devre, çok iyi bir performans göstermediği halde Fenerbahçe’nin farklı puan üstünlüğüyle kapanmıştı. Bu sonuç özellikle güçlü savunmasının sağladığı üstünlükten kaynaklanıyordu. İkinci devre durum değişti. Aradaki fark kapandı ve sezon ortasındaki yeni transferlerine, Moschoeu ve Faruk’un transferlerine rağmen Fenerbahçe rahat nefes alamadı. Bence Fenerbahçe’deki düşüş sorunları yönetimle ilgili. Başarı da ve başarısızlık da önce yönetimden kaynaklandığından, doğru teşhis için önce yönetime bakılmalıdır. Ali Şen pek gürültülü, pek gösterişli bir başkanlık döneminden sonra biraz da beklenmedik bir şekilde görevden ayrıldı. Genel Kurul da sürprizli bir şekilde sonuçlanınca, kamuoyunda henüz su yüzüne çıkmayan bir bunalım Fenerbahçe’yi etkisi altına aldı. |
aşması gerekiyor. “Acaba Başkan Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu bir baskın seçimle değerlendirmek isteyemez mi ?” kuşkusu dillerde dolaşırken, Yönetim Kurulu üyelerinin, devam garantisi almadan maddi katkılarda cimri davrandıkları biliniyor.
Galatasaray cephesine gelince.. Genel kurul ve seçimler sarsıntısız geçti. Ilie’nin Valencia’ya transferi biraz nefes aldırmıştı. Taraftarın dördüncü yabancı alınması konusundaki baskıları ise ucuz Lutu’nun transferiyle kurnazca geçiştirildi. İkinci devrede hücum oyuncuları, savunmadan daha başarılı. Takım gol yemeden maç bitiremiyor; gol yiyor ama skorları bütün kulüplerden daha iyi. Şu ana değin Fenerbahçe’den 17 gol fazla atmış, buna karşılık 16 gol fazla yemiş. En zayıf yanı derbi maçlarını kazanmakta zorlanması. Kupayı yitirdiği Beşiktaş maçının, bunun son göstergesi olduğunu söyleyebiliriz. Üzerinde ayrıca özellikle durulması gereken bir konu bu. Şimdi, Galatasaray’da maddi zorluklar sürse de, en azından bir yönetim kargaşası yaşanmıyor. Fenerbahçe’deki çalkantılara karşılık Galatasaray’da sükunet var. Ve son haftanın maçlarını, Fenerbahçe’nin Çanakkale Dardanel ve Galatasaray’ın Altay maçlarını göz önüne alırsak Galatasaraylı futbolcuların şampiyonluğu daha çok istedikleri, buna adeta kilitlendikleri hissediliyor. Yukarıda sıraladığım nedenlerle şampiyonluk yarışında Galatasaray’ı daha şanslı görüyorum. Sonuçta öyle sanıyorum ki, Ahmet Kurt’un 26 Aralık 1997’de Cumhuriyet’te çıkan “Yeni Yıl Falı” doğru çıkacak. Ne demişti Ahmet Kurt ? “Güzel Öten Sarı Kuş zafere koşamayacak. Reis Şen Baba tehlikeyi sezmiş, güneşin sıcak olduğu yönlere doğru yolculuğa hazırlanıyor. İhtiyar heyeti bırakmıyor ama bu karışıklık “Büyük Baş”ın gittiği yönün tam tersinde, yeşil yerlerde yaşayan kabileye yarayacak gibi görünüyor”. “Dikkat ! “Kuyruğu Kısık Aslan” kabilesi canlanıyor…” |

