| ADAYA ÇARPAN GEMİ |
Kaynak :
09.04.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Bayram biraz da anıların tazelendiği bir dönemdir diye düşünüyorum. Bayramın ve tatilin getirdiği soluklanma anılar için iyi bir ortam oluşturuyor. Bunu fırsat bilerek biraz gerilere dönelim. Bir pazar günü öğleden sonra evde telefon çaldı. Telefondaki ses, “Ben Arnavutköy Polis Karakolundan Başkomiser ….. Biraz önce Galatasaray Adası’na bir gemi çarptı. Yanılmıyorsam, yönetimdeki ilk ya da ikinci yılımdı. Kulübün sıkıntılı bir dönemi.. “Bir bu eksikti” diyerek fırladım evden. Boğaz’ın yoğun pazar trafiği içinde Yeniköy’den Kuruçeşme’ye vardım. Dev gibi bir gemi Ada’nın Arnavutköy tarafındaki karaya yakın köşesine yaslanmış olarak duruyor. Gemi bizim adadan daha heybetli. Ancak görünüşe bakılırsa büyük bir hasar söz konusu değil. Bir Romen gemisi.. Dümeni kilitlenince gelip Adaya çarpmış. Demir attığı için çarpma çok şiddetli olmamış. Bir yaz pazarının bütün kalabalığı Ada’da.. Kısa süreli bir panik yaşanmış. Geminin yaslandığı köşedeki rüzgar siperinin bazı camları kırılmış, alüminyum doğramaların bir bölümü eğilmiş. Bütün hasar bundan ibaret.. Gemi bir yandan kendisini kurtarmaya çalışıyor, bir yandan da, üniformalı kişilerle meraklı mayolu insanların oluşturduğu garip bir kalabalığın ortasında yasal işlemler yürütülüyor. Geminin salıverilmesi için bizim onay vermemiz gerekiyormuş. Bu nedenle de gemi firmasının temsilcisi gemisini bir an önce kurtarıp yola çıkarabilmek |
için her türlü zararımızı ödemeye hazır.
Hasar tespiti yapıyoruz, ödenecek tutarı itirazsız kabul ediyorlar. Ertesi gün olağan yönetim kurulu toplantımız var; konu doğal olarak oraya geliyor. O sıralar parasal sıkıntımız büyük.. Rusya’dan getirttiğimiz Hayvan Tiyatrosu’dan bile para kazanmayı denemişiz, olmamış.. Sinekten yağ çıkarmaya çalışıyoruz. Arkadaşlardan bazıları, Ada’nın ortasında daha önce oluşmuş bulunan oturma çatlağını kastederek “Ah” diyorlar şaka yollu, “keşke çatlağı da tutanağa ekleseydiniz.” Söz Galatasaray Adası’ndan açılmışken, Boğaz’ın ortasındaki tek adacığı oluşturan bu paha biçilmez kara parçasının Galatasaray’a nasıl geçtiğine de biraz değinelim. Ada, Galatasaray Spor Kulübü’nün tapulu malıdır. Kimilerinin sandığı ya da iddia ettiği gibi, Galatasaray’ın Bebek’teki denizcilik lokalinin Adnan Menderes imarı sırasında ortadan Adanın, bu aileye geçiş öyküsü de ilginçtir. Dolmabahçe Sarayının yapımındaki başarıdan etkilenen Padişahın, adayı Sarayın mimarı Garabet Balyan’a bağışladığı biliniyor. Sonuçta ada, böylece, anılan mimarın varislerinden Galatasaray’a geçmiştir. Hepinize esenlik dolu bayramlar dilerim. |

