Şehir… Kaynak : 11.07.2017 - OT Dergisi - 53 | Yazdır

Mekânların insan üzerinde ciddi etkisi vardır. Ünlü siyaset adamı W. Churchill: “Biz binalarımızı biçimlendiririz, sonra da onlar bizi biçimlendirir.” demiştir. Bu deyişi ben genişletiyorum: “Biz şehirlerimizi biçimlendiririz, sonra da onlar bizi biçimlendirir.”

Uygarlık kentlerde gelişmiştir. Kentler orada yaşayan topluluğun kültür ve uygarlık düzeyini yansıtır; kısacası kentler uygarlığın aynasıdır.

Şehirlerimiz yıllardır süren denetimsiz yoğun kentleşme, ülke çapında dengesiz nüfus dağılımı ve planlama eksikliği nedeniyle kaotik bir görünüş aldı. Planlamak, geleceği tasarlamaktır. İyi mimarlık için de önce doğru kentsel planlama ve iyi kentsel tasarım gerekir.

Uygar bir kent, bilimsel planlama ile gelişir. Kentlerimizin bugün yaşadığı sorunlar, başta aşırı nüfus baskısı ve plansızlıktan kaynaklanıyor.

Buna ranta ve oya dönük ödünleri de eklemek gerekir. Ayrıca, plan yapma yetkisi belediyelerin yanı sıra pek çok kamu kurumuna dağıtılmış durumda. Bazen de bunları aşan tepeden inme merkezi yönetim kararları geliyor. Yazık ki kentlerimiz hâlâ, bilimsel “katılımcı planlama” yerine “buyurgan planlama” anlayışıyla yönetiliyor.

Belediyeler ise plan yapmak yerine daha çok, parsel bazında plan tadilâtı yapmayı yeğliyorlar. Kayırmalı imar hakları (!) ve rantsal dönüşümlerle kentler hırpalanıyor. Sonuçta kentler kimlik, ölçek, estetik, tarihsel değer ve yeşil alan kaybına uğruyor. Kentin yeni görünümünü ve kimliğini kentsel kargaşa belirliyor. İyi mimarlık örnekleri de bütün bu kargaşa içinde görünmez oluyor.