| Kötüye Kullanılan Güç |
Kaynak :
26.03.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
BİMAŞ’a bağlı basın yayın organlarıyla Türkiye Futbol Federasyonu arasında kıyasıya bir kavga sürüyor. Daha doğrusu, BİMAŞ gazeteleri sürdürdükleri karalama kampanyasına ek olarak bu kez de, Federasyonu baskı altına almak için önce, sütunlarında verdikleri şikayet mektuplarını halkın, Cumhurbaşkanlığı’na, Başbakanlık’a, Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı’na, Futbol Federasyonuna göndermesi için kampanya başlattılar. Sonra da bununla yetinmeyerek Federasyon üyelerinin ev, iş ve cep telefonlarının numaralarını boy boy vererek halkı onlara baskı yapmaya çağırdılar. Federasyon üyelerinin ve ailelerinin karalama kampanyasından ve hedef gösterilmekten rahatsızlık duymamaları olanaksız. Kampanyayı yürütenlerin amaçları da bu zaten.. İyi de, bu kampanyalar basın-yayın kurallarına, törelerine, etiğe ne denli uygun ? Bunun tartışılmasını basın mensuplarına bırakmak isterim. Ve bir okuyucu olarak sorarım : Gazetelerin sayfalarını çarşaf çarşaf bir ticari konunun kavgasına ayırmaları okuyucu hakkını çiğnemek değil midir ? Aynı soru televizyonlar için de geçerlidir. Sürüp giden kavga, sporla doğrudan ilgili değil, tümüyle ticari; BİMAŞ kanallarıyla (Kanal D ve ATV) CINE 5 grubu arasındaki ticari çekişmenin yansımalarından kaynaklanıyor ve bitecek gibi de görünmüyor. Bu çekişme, şimdiye değin çok federasyon başkanı yıprattı : Şenes Erzik, Özkan Olcay, Abdullah Kiğılı aynı çekişmenin -bence- mağdurları oldular, sıkıntısını yaşadılar. Bu kez sıra Haluk Ulusoy’da.. Ne var ki Ulusoy, baskının büyüklüğüne karşın kolay pes edecek gibi görünmüyor. Türkiye’de |
Futbol Federasyonu özel yasayla kurulduğu ve özerk olduğu için Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, bakanların yasal yoldan yapabilecekleri pek bir şey yoktur. Bu nedenle de hak, aramanın yolu halkı Cumhurbaşkanına, hükümete ya da federasyona karşı yönlendirerek baskı uygulamak olmamalıdır. Hak, yasalar çerçevesinde aranır; bunun da yolları bellidir.
Daha önce de defalarca yazdık; yine özetleyelim : CINE 5, TV’lerin yayın bedelini düşük tutmak için havuza karşı kendi aralarında yaptıkları sözlü anlaşmaya uymayarak ihaleye katılmış ve işi üstlenmiştir. İhaleden çok sonra kurulan BİMAŞ grubu yeni koşullar ileri sürerek naklen yayına talip olmuştur. Talip olmuştur, ama atı alan çoktan Üsküdar’ı geçmiştir : sözleşme yürürlüktedir, sistem işlemektedir. Bugün yalnızca 1. Lig kulüpleri değil, 200’ün üzerinde kulüp havuzdan pay alıyor; kulüpler uygulamadan memnundur. Hatta havuza karşı BİMAŞ’la özel anlaşma imzalamış olan ve maçlarını yayınlayamadığı halde BİMAŞ’tan bir yıl için yaklaşık 13’er milyon dolar alan Fenerbahçe ile Beşiktaş bile hallerinden memnundur. Yalnızca bu nedenle bile hiçbir federasyon havuz sistemini bozmak istemez, istese de bozamaz, havuz dışında yapılmış sözleşmeleri onaylayamaz. Haluk Ulusoy “Biz televizyonların federasyonu değiliz” derken bu gerçeği dile getiriyor. Aylar önce yazdığımız gibi, tek çözüm, çatışan televizyonların kendi aralarında sağlayabilecekleri bir uzlaşmadadır. Bu konuda başka kişi ya da kuruluşun getirebileceği çözüm yok. |

