| Galatasaray’da Seçimler |
Kaynak :
19.03.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Galatasaray’da seçimler yapıldı ve Faruk Süren yönetiminin iki yıllık ikinci dönemi başladı. Süren, seçimlere tek başkan adayı olarak, tek listeyle katıldı. Buna şans mı demeli, şanssızlık mı ? Niçin tek aday, niçin tek liste ? Süren yönetiminin iki yıllık dönemi sonunda Galatasaray’ın büyük bir mali dengesizlikle karşı karşıya gelmiş olmasının ürkütücülüğü bunun ilk nedenidir. Kulübün, kısa zamanda ödenmesi gereken büyük banka borçları olması ve gelir-gider dengesizliği yeni yönetimin önündeki en büyük engeldir. İkinci neden ise, başlatılmış projeler için Süren yönetimine iki yıllık bir zamanın daha tanınması ve vaatlerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin görülmesidir. Bu iki nedenden dolayı Galatasaray tek başkan adayı ve tek listeye mahkum olmuştur. Seçimlere katılım çok az oldu : yalnızca 831 kişi. Oysa iki yıl önceki seçimde 2300 üye oy kullanmıştı. Süren listesinde eski yönetimden üç isim eksilmiş, yerlerini üç yeni isim almıştı. Özhan Canaydın ve Mahmut Özlü ile, yönetim kurulu toplantılarına hiç katılmayan ve tüzüğün çiğnenmesi pahasına, üyeliğine son verilmesi ihmal edilmiş olan Nail Keçili listede yer |
almamışlardı. Özhan Canaydın’ın ayrılması sürprizdi, çünkü eski yönetimin en güçlü iki adından biriydi Canaydın ve yeni dönemde kendisine İkinci başkanlık verilmesi kabul edilmediği için ekipten kopmuştu. Aslında, Canaydın geçen dönemin başında ikinci başkan seçilmişse de bu görevi ancak bir hafta sürmüş ve başkan yardımcılığıyla yetinerek dönemi kapamak durumunda kalmıştı. Asıl sürpriz yeni katılımlardaydı. Listeye son akşam geç saatlerde Mehmet Cansun ve Varol Dereli katılmışlardı. Cansun’un bir süre önce başkanlık adaylığı düşüncesi basında yer almıştı. Dereli’nin de Süren yönetiminden yana olmadığı biliniyordu. Bu iki adın Süren listesinde yer alması Süren’in bir bakıma kimi rakiplerini etkisizleştirme başarısı olarak değerlendirilebilir. Burada, önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Yönetim Kurulu aday listesinin son akşam geç saatlerde kesinleştiği anlaşılıyor. Bunun ne denli ciddi, Galatasaray gibi olgun bir kuruma ne denli yaraşır olduğu sorgulanmalıdır. Aynı soru, planlı programlı olduğunu her fırsatta yineleyen Faruk Süren’e de yöneltilmelidir. Aday olmadığı halde beyaz listelerde başkanlık için İnan Kıraç’a çıkan çok sayıdaki oylara gelince.. |

