M Münih Havalimanı Şantiyesi’nden Notlar Kaynak : 01.12.1990 - Yapı Dergisi - 109 | Yazdır

Münih’in yeni havalimanı şu anda Avrupa’nın en büyük şantiyesi durumunda. Eylül sonuna doğru, iki Almanya’nın birleşmesinden çok kısa bir süre önce bu devboyutlu şantiyeyi gezmek olanağını buldum. İlgililerin, şantiye ziyaretlerini de işin bir parçası olarak ele aldıkları anlaşılıyor. Bir tanıtım binası yapmışlar. Bir program içinde ilgili grupların biri girerken öteki çıkıyor. Tanıtım binasının bir salonunda haritalar, fotoğraflar, planlar, maketler var; bir başkasında film gösterisi. Bunlar hep tanıtımın belirleyici öğeleri..
Özel bir kuruluşça gerçekleştirilen yeni havalimanı Münih’in kuzeydoğusunda, Nürnberg doğrultusunda, merkeze 29 km uzaklıkla yer alıyor. Yöredeki çeşitli yerleşme noktalarına otoban, küçük yollar ve “S-Bahn” (kent merkezinin altından geçip çevreye giden tren) ile bağlanmış. Münih’i havaalanına bağlayan otobanın iki yanı yemyeşil. Yol kenarında, hatta görüş alanı içinde pek bina görünmüyor. Sağda solda yer yer ses tutucu duvarlar var.
Münih’in bugün de kullanılmakta olan eski havalimanı Riem, 1939’da yapılmış.
O tarihlerde “ultra modern” olarak tanımlanan, aslında bir hava terminalinden çok bir tren garını andıran Riem zaman içinde şehrin gelişip yaygınlaşmasıyla evler arasında sıkışıp kalmış; tek pistiyle de Münih’in yoğun hava trafiğini karşılayamaz duruma gelmiş. Ayrıca, sonraki yıllarda alanın yakın çevresine yerleşen kişiler de bu kez uçakların gürültüsünden yakınarak seslerini yükseltmeye başlamışlar. Bütün bu sorunlar yetkilileri yeni bir çözüm arayışına, dolayısıyla da yeni bir havalimanının yapımına itmiş.
Yeni havalimanının kurulacağı 2100 hektar alan, yukarıda sözünü ettiğimiz özel kuruluşça 800 milyon DM karşılığında satın alınmış. İnşaata 1980 sonbaharında başlanmış. Ancak inşaatla birlikte yoğun tartışmalar da başlamış. Çevreciler bu denli büyük bir alanda havalimanı yapılmasına, doğal dokuyu bozacağı kuşkusuyla karşı çıkmışlar.Tartışma tam beş yıl sürmüş. Havalimanının burada yapılmaması için otuz bin kişi ciddi bir savaşım vermiş.
Yapım kararıyla birlikte, yaz kış demeden gece gündüz sürüp giden bir çalışma başlamış. Avrupa’nın en büyük inşaat operasyonu şimdi büyük bir hızla sürüyor. Münih havalimanı böylece Mart 1992’de açılmış olacak.
Başlangıçta havalimanından yılda 14 milyon kişinin yararlanacağı hesaplanıyor.Tesisler Frankfurt’takiler kadar, alan ise daha geniş.
4 km uzunlukta iki iniş-kalkış pisti var. S-Bahn, terminal binasının altına kadar geliyor. Yüksek risk taşıyan yörelere yapılan uçuşlar için ayrı bir bina düşünülmüş. Yanaşmayıp uzakta kalan uçakların yolcuları için ayrıca kapalı mekânlar yapılmış. Buralara terminalden otobüsle ulaşılıyor. Ziyaretçiler için yapay bir tepe ile üzerinde bir lokanta ve park düzenlenmiş. Ayrıca hangarlar, ısıtma merkezi, prefabrike

otopark yapıları… Kuzey ve Güneyde pistler için gelişme alanları bulunuyor. Doğuda ise binalar için gelişme alanları ayrılmış. Gelişme programı biraz da Lufthansa’nın Münih’i Amerika, Güney Amerika, Uzakdoğu için bir kapı olarak kullanmak yolundaki düşüncesine dayanıyor.
Havalimanı yapıları iddiasız çok sade bir mimarinin ürünleri olarak tasarlanıp gerçekleştirilmiş. Ancak üstün teknoloji her noktada kendisini gösteriyor. Renk yok, yalnızca beyaz var. Malzeme olarak cephelerde cam ve metalden, kolonlar ve döşemelerde de betonarmeden yararlanılmış. Malzemeyi, detayları deneyebilmek, sonuçlarını görebilmek üzere bir deney binası bile kurmuşlar.
Ekolojik tartışmalar çevre sorunları üzerine daha da önemle eğilmelerini gerektirmiş. Yeraltı suyunun kirlenmemesi için atık suların tümü arıtılıyor. Pistlerde kullanılacak buz çözücü sıvılar bile arıtılacak bu atık suların kapsamına alınmış.
Bütün yapım işlerini, uzmanlıkları ve özellikleri farklı dört müteahhitlik kuruluşu üstlenmiş ve 1981’den bu yana bütün işlerde yalnızca bir tek iş kazası olmuş Münih ve çevresinin düz arazi yapısı havalimanının yerleşmesini ve yapımını çok kolaylaştırmış Ayrıca, dengeli zemin yapısı da ek bir avantaj oluşturmuş. 15 cm topraktan sonra bir çakıl tabakası çıkıyor. Hattâ beton için bile çoğu kez araziden çıkan çakıl kullanılmış, yalnızca yüzde 10 kadarı başka yerlerden getirilmiş.
Münih’in yeni havalimanı 1992’de açılınca eski havalimanı Riem fuar alanına dönüştürülecek ve Münih’in hemen hemen merkezinde yer alan ve yılda 17 fuar olayına sahne olan bugünkü fuar alanı Riem’e taşınacak. Fuarların Münih’in ve Bavyera’nın ekonomik yaşamında çok önemli bir yeri var böylece Riem fuar alanı, önce 140 bin m² içinde düzenlenecek, sonra yeni bir kongre merkezini de bünyesine katarak ve bu kez 200 bin m² ye yayılarak 1997’de tamamlanmış olacak.
Ünlü “Oktober Fest” in düzenlediği alanın yanıbaşında yer alan bugünkü fuar alanının ne yapılacağı ise şimdilik tartışma konusu. Belki daha küçük boyutlu fuarlar için kullanılacak, belki de başka bir işlevle yeniden değerlendirilecek.
Havalimanı yakınındaki yerleşmelerin ise değişikliğe uğraması, yeni işlevlerle gelişmesi kaçınılmaz olacak. Yeni turistik merkezler ve yeni iş alanları… Bu yerleşmelerden havalimanına en yakın olanı 6 km ötedeki Freising. Münih’ten de eski bir yerleşme olan Freising, kalesiyle ünlü olduğu kadar dünyanın en eski birahanesine (bira üretim tesisine) sahip olmakla da ünlü:
Weihenstephan Birahanesi 1040 yılından bu yana yüzü aşkın çeşitle Bavyera birası üretiyor.
Çevre tartışmaları artık çok gerilerde kalmış. Münihliler “M” harfiyle simgelenen havalimanlarının bir an önce Bavyera’nın, hatta yeni Almanya’nın yaşamına katılmasını sabırsızlıkla bekliyorlar.