Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Lisesi’ne Kaynak : 17.04.2008 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray Spor Kulübü’nün kuruluşunda, dününde ve bugününde, hattâ başka bir deyişle genlerinde Galatasaray Lisesi’nin önemli bir yeri vardır.

Kulüp için ilk girişimin, okulun öğrencileri Ali Sami (Yen) ve birkaç arkadaşı tarafından bir ders sırasında başlatıldığı biliniyor. Bu konu çok işlendiği için yeniden üstünde durmak gerekmez. Evet, Galatasaray Spor Kulübü okulda doğdu, okulda gelişti. Okul yönetimi ile kulüp yönetiminin iç içe olduğu dönemler yaşandı. Üzüntüler gibi, büyük sevinçler de hep birlikte paylaşıldı. Aynı sıcak iç içelik bugün de sürüp gider.

Elimde yeni bir kitap var: “Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Lisesi’ne”. Kitabın yazarı Emel Engin. Engin’in Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde yüksek lisans tezi olarak hazırladığı çalışma, Giza Yayınları tarafından kitaba dönüştürülmüş.

Kitap, Osmanlı döneminde kurulan bir imparatorluk okulunun sonradan bir cumhuriyet lisesine dönüşümünü ve her iki dönemde yaşananları kapsamlı bir şekilde irdeliyor, yalnızca okulun tarihini değil, Türkiye tarihinden bir kesiti de başarıyla veriyor.

Kitapta ayrıca, 1481 yılında Sultan 2. Beyazıt’la başlayan 527 yıllık öykünün, “Galata Sarayı Enderun Mektebi” ve sonraki “Galata Sarayı Tıp Mektebi” dönemlerine de değinilmiş. Daha sonra asıl konu olarak, Mekteb-i Sultani’nin 1868’de Sultan Abdülaziz dönemindeki kuruluşundan Cumhuriyet’e kadar olan dönemi

ve ağırlıklı olarak da Cumhuriyet’in kuruluşundan yani 1923’ten 1950’ye kadar olan zaman dilimi incelenmiş. Kısacası, okulun Mekteb-i Sultani ve Galatasaray Lisesi dönemlerindeki gelişmeler, eğitim politikaları, eğitimciler, yönetimler, etkinlikler, yüce Atatürk’ün okulu ziyaretleri çok renkli bir şekilde anlatılmış.

Ciddi bir araştırma ürünü olan yapıtta, yaşanan bütün tarihsel olaylar akıcı bir dille, gerektiğinde, o dönemleri yaşamış kişilerin tanıklık belgelerine de dayandırılarak anlatılıyor. Örneğin, okulu dört kez ziyaret eden yüce Atatürk’ün bu ziyaretleri konusunda, resmi raporların yanısıra olayları öğrenci olarak yaşayıp gözlemlemiş, sonra da yazarak aktarmış olan Haldun Taner’in ve İlhan Postacıoğlu’nun tanıklıkları… Bu yöntem bir yandan da tarihsel olayların, kaynaklara göre nasıl farklı biçimlerde aktarıldığının güzel bir göstergesini oluşturuyor.

Kitapta ayrıca, öğrenci etkinliklerine ve yaşanan çeşitli olaylara da değinilmiş. Örneğin, Lise öğrencilerinin 1934 yılında, kendi yaptıkları planörle Kadıköy Göztepe parkındaki uçuşlarından, Galatasaray ve Güneş kulüpleri arasındaki rekabete, hattâ ayvalı maça kadar çeşitli konulara değinilmiş. Kısacası kitap, “Galatasaray” olgusunu merak edenler için övgüye değer çok iyi bir kaynak… Kanımca tek eksiği, sonuna bir özel adlar dizini eklenmemiş olması. Gelecek baskılar için düşünülse iyi olur. Emel Engin’i kutlarım.