| Merve Kavakçı ve Atletizm Federasyonu |
Kaynak :
30.09.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Yabancı bayan atletlerden sonra şimdi de Merve Kavakçı bir Türkle evlenerek T.C. uyruğuna geçecekmiş. Anımsayacaksınız, T.B.M.M.’de, başında türbanıyla andiçmesine izin verilmeyen, sonra da izinsiz olarak ABD vatandaşlığına geçtiği saptandığı için T.C. vatandaşlığından çıkarılan Merve Kavakçı şimdi yeniden T.C. uyruğunu kazanacakmış. Kendisinin ve yandaşlarının buldukları yol basit : Atletizm Federasyonu’nun ve kimi kulüplerimizin izledikleri yolun aynısı.. Bir Türk erkeğiyle evlenmek.. Bu evlilik, bayan atletlerde olduğu gibi, Merve hanım için de yalnızca kâğıt üzerinde kalabilir. Bunlar yasaya karşı hile yolları. Merve Kavakçı seçilmesinin ardından T.B.M.M.’de andiçmekte ısrarlıydı; “Anayasanın 81. maddesi uyarınca, laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına” ilişkin olarak andiçecekti. Bunlara hiç inanmadığına göre, kısacası, yalan yere yemin edecekti. Tutturamadı. Şimdi bu kez de belki de yalan yere evlenip yeniden T.C. uyruğuna geçecek ve Meclis’in kapılarını bir kez de bu şekilde zorlayacak. Bu yolu Atletizmde olup bitenlerden mi öğrendi dersiniz ? Şimdi Galatasaray da iki Ganalı atletin evlât edinilmesi işlemleriyle uğraşıyor. “Bu ne duyarlılık ?” demeyin. Yaşları evlenme yaşını tutmadığı için birilerinin onları evlât edinmesi gerekiyor. Sözümona evlât edinme işleminin ardından, sözümona |
evlilik gelecek. Ganalılar Türk olacaklar.. Artık, gelsin rekorlar (!). Galatasaray’ın da çirkin bir devşirme yarışında, Fenerbahçe ve Enka’nın yoluna girmiş olması gerçekten hüzün verici ve düşündürücü..
Bu arada millî atletimiz Serap Aktaş, Uluslararası Berlin Maratonunda kazandığı büyük başarıyla Fenerasyon’a kötü bir sürpriz yaptı. Aktaş, son yıllarda izlenen atletizm politikalarının kurbanlarından biri olarak geri plana itilmişti. Berlin’de kendi çabalarıyla dünya devleri arasında çok iyi bir dereceyle yedinci oldu ve daha da önemlisi, Olimpiyatlara katılma vizesi aldı. Serap Aktaş’ın maratondan sonra söyledikleri çok ilginç : “Bursumu kesmek, atletizme devam etmemi engellemek istediler. Onlara en güzel yanıtı verdiğime inanıyorum. Berlin’de koşarken, aklımda hep 65 milyon içinden atlet çıkaramayıp, bizleri bir kenara iterek ithal atletlere her türlü olanağı sunanlar vardı. Federasyonumuz ithal atletlere bakarken, TMOK bana sahip çıktı. Onların yüzünü kara çıkarmadığım için mutluyum. Spora küstürülen Türk atletleri için koştum Berlin’de. İnşallah onlar da benden cesaret alıp iyi derece yaparlar.” Hangi Federasyon bu sözlerin altında ezilmez ? Hele, buna benzer sözlerinden dolayı bir süre önce o atleti Ceza Kurulu’na sevketmek talihsizliğiyle yara almışsa.. |

