| Montreal 1976-1999 |
Kaynak :
20.05.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçen hafta bir mesleki toplantı nedeniyle Montreal’deydim. Bilindiği gibi Montreal 20.yüzyılın son üçte birinde dünya çapında iki önemli olaya evsahipliği yapmıştı. Birincisi 1967 dünya sergisi Expo, ikincisi ise 1976 olimpiyatları. Montreal’e gidince olimpiyat sitesini görmeden dönmek olmazdı. Üstelik olimpiyat sitesi benim için iki bakımdan, hem mimari hem de spor bakımından önemliydi. Olimpiyat tesisleri, ötedenberi sporun yanısıra dünya mimarlığına da önemli katkılar getirmişlerdir. 55 hektara yayılan Montreal Olimpiyat Parkının düzenlenmesi ve tesislerin yapımı Kanada’ya 1976 rakamlarıyla 1.2 milyar Kanada dolarına mal olmuş. (Bugün 1 ABD doları = 1.4 Kanada doları). Tesislerden bir bölümü bugün artık değişik işlevlerle kullanılıyor. Örneğin, 11 bin sporcuyu barındıran Olimpiyat köyü blokları konut ve işyerine dönüşmüş. Bir bisikletçi miğferini andıran örtüsüyle ünlü Velodrom ise 1992’den bu yana “Biodome” adıyla yaşam müzesi olarak kullanılıyor. Yüzme tesislerinde de sonradan bazı değişiklikler yapılmış. Olimpiyat sırasında 9 bin seyirciyi barındıran tribünlerden bir bölümü sökülerek yerlerine plaj voleybolu için sahalar yerleştirilmiş. Büyük havuz hem günlük olarak, hem de yarışlar için kullanılmakta. Tabanının indirilip kaldırılmasıyla derinliği gereksinmeye göre değişebiliyor. Tesisin en önemli yapısı kuşkusuz, stadyum.. 56 bin kişilik stadyum, önceden hazırlanmış 12 bin betonarme elemanın, gece-gündüz çalışan 10 bin işçi tarafından yerlerine konulmasıyla olimpiyatlara yetiştirilmiş. Tribünlerin |
saçağı da yine bu hazır elemanlarla oluşturulmuş. Sahanın üstünde yer alan ve gerektiğinde kapanıp açılabilen örtü ise 1991 yılında kar yükü ve fırtınadan hasar görünce kullanılamaz hale gelmiş. Geçen yıl eski örtünün yerine, 37 milyon Kanada doları (10 trilyon TL) harcanarak, bu kez teflondan yapılmış 23 bin metre karelik yeni bir örtü konmuş. Yeni örtü sağlam olmuş ama, eskisi gibi açılıp kapanmıyor artık ; saydam da olmadığı için stadın içini elektrikle aydınlatmak gerekiyor. Sahanın doğal çim olan zemini de yapay bir gereç olan “astrotürf” le değiştirilmiş. Sahanın üstündeki örtü, stadın, şehrin hemen her yerinden görülebilen, uçak kuyruğunu andırır kulesine çelik halatlarla asılmış. Aslında, 175 m yüksekliğindeki bu eğik kule, anılan örtüyü taşımak üzere yapılmış, ama biraz abartıldığı için de olimpiyatların açılışına yetiştirilememiş. Kulenin panorama seyir bölümünü oluşturan ve bir eğik asansörle çıkılan üst bölümü ancak 1987 yılında tamamlanabilmiş.
Stat bugün, tribünlerin yerlerinin mekanik olarak 8-16 saate değiştirilmesiyle beyzbol, futbol, Amerikan futbolu, motokros vb. gibi çeşitli spor karşılaşmalarının yanısıra konser, sergi vb. gösteriler için de kullanılıyor. Statta ayrıca localar, lokantalar var. 4000 arabalık da kapalı otopark bulunuyor. Tesislerin çokamaçlı olarak yılda 240 gün kullanılmasına karşın Montrealliler gelirlerin yatırımı karşılayamadığından ve bu iş için ödedikleri vergilerden yakınıyorlar. Biraz da 1976’nın sportif sonuçlarına değinelim.. Her olimpiyatın yıldızlaşan sporcuları oluyor ve kimi zaman o olimpiyat onların adıyla da anılıyor.1976’nın yıldızı Nadia Comaneci’ydi. Bu arada 9 dünya, 18 olimpiyat rekorunun kırıldığı Montreal’in spor tarihimize “madalya almadan döndüğümüz olimpiyat” olarak geçtiğini de anımsatalım. |

