| Niçin Satıldı ? Niçin Alınıyor ? |
Kaynak :
19.02.2004 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Şu işe bakın… Faruk Süren, adını artık herkesin ezberlediği yabancı AIG firmasına Galatasaray’ın şirket hisselerini satmak için çırpınmıştı; şimdi Özhan Canaydın bunları geri almak için ne yapacağını bilemiyor. Amaç, yanlıştan dönmek… Ama ne pahasına ? Satıştan önce söyledik, yazdık. Cumhuriyet okuyucularının bu nedenle konunun özünü Kulüp üyelerinden bile daha iyi bildiklerini sanıyorum. O günlere bir kez daha göz atalım. Yıl 2000… Yönetim, büyük bir savurganlıkla Kulübü borç batağına sürüklemiş. Bankalara borçlanılmış, üstelik döviz bazında ve yüksek faizlerle… Kurtuluş için çareler aranıyor. Kurulmuş olan Galatasaray Sportif A.Ş.’nin hisselerinin bir bölümünün bir yabancı fon şirketi olan AIG’ye blok satışı yönetime bir buluş, bir umut gibi görünüyor. Öneri, genel kurula getiriliyor. Genel kurul konuyu incelemek üzere bir komisyon kuruyor. Komisyon raporunu veriyor : Görüş olumsuz. Buna karşın yönetim, anlaşmanın ağır koşullarının bir bölümünü pazarlıkla törpüleyerek yeni bir genel kurulun da desteğiyle hisse satışını gerçekleştiriyor. Çok az sayıdaki kimi üyeler, söylüyor, bağırıyor, yazıp çiziyor, “yapılan işlem çok yüksek faizle borç almaktır; Kulübün geleceğini zedelemeyin” diye haykırıyor, ama kimseye dinletemiyor. Bir süre sonra, beklentiler gerçekleşmeyince umudun yerini pişmanlık alıyor. AIG çok mutlu. Koyduğu paranın dörtte birini her |
yıl kâr olarak geri alıyor. Buna karşılık Kulüp mutsuz. Bu durumda ipler geriliyor. Başkan Özhan Canaydın Ağustos 2002’de şirketin yönetimine el koyuyor. Yasal yoldan mı ? Hayır, zorla… AIG sözleşmeye dayalı haklarının elinden alındığı savıyla, İsviçre’de, sözleşmeyle belirlenmiş hakemlere başvuruyor. İstediği, haklarının geri verilmesi yanında, 30 milyon dolar maddi, 30 milyon dolar manevi tazminattır.
Dava sonuçlanmak üzere… Canaydın’ın bugünlerdeki telaşı bundan. Kulüpçe yapılan büyük avukatlık harcamalarına karşılık, olası sonuç kaygı verici. Bu nedenle Canaydın şimdi AIG ile bir an önce anlaşma çabasında… 20 milyon dolara satılmış hisseleri, 32,5 milyon dolara geri almaya razı. Başta uzlaşmak yerine kavganın sonucu bu… Uzlaşmayla daha ucuza alınabilecek hisseler kavgayla daha pahalıya alınıyor. Ve işin ilginç yanı, Canaydın, Galatasaray’ın bu işten kârlı çıkmış olacağını medyaya söylemekten çekinmiyor. Doğal ki isteyenler inanabilir. Kulübün içinde bulunduğu sıkıntılı mali durumda parayı kimin, nasıl ödeyeceği de belli değil. 8 Haziran 2000 günlü yazımda genel kurulun satışa ilişkin kararını anlatmışım. İşte son paragraf : “Alınan karar yönetim dışında pek kimseyi tatmin etmemiş olacak ki, ertesi gün “pilav”da herkes birbirine soruyordu : “Şimdi ne olacak?…” Ne olacağını zaman ve gelişmeler gösterecek”. Olan oldu. Zaman ve gelişmeler bugün gelinen noktayı gösterdi. İşte size bir kulüp yönetimi öyküsü. Yapılanlar, yazılanlar ortada… Gelinen nokta ortada… Bütün bunlar, koskoca Galatasaray topluluğunun önümüzdeki seçimde başkan olmayı göze alan bir aday bulmakta niçin zorlandığını da açıklamaya yeter sanırım. |

