Ortalık Tozduman Kaynak : 17.04.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Futbolda ligin sonu yaklaşıyor. Tepede kaotik bir çekişme var; dipte neler olduğu, medyamızı pek ilgilendirmediği için bilinmiyor. Aslında, orada da durumun farklı olması için bir neden yok.

Geçen hafta sonu oynanan Beşiktaş – Fenerbahçe derbisinin ardından kıyamet koptu.
Derbi, formaya takılacak üçüncü yıldız peşinde sürmekte olan çekişmeyi su yüzüne çıkardı ve saha dışı olayları azdırdı. Bağışlanan yıldızdan sonra yıldızın önemi kaldı mı bilmiyorum ama, çirkin çekişmeler, suçlamalar, tehditler artık medya önünde açık açık yapılıyor. Herkes birbirini suçluyor, birbirinin ipliğini pazara çıkarmaya çalışıyor. Kulüpler, oyuncular, Federasyon, herkes çekişiyor. Merkez Hakem Kurulu ve hakemler hedef tahtası.. Bakın, derbiden sonra düzenlediği basın toplantısında Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili neler söylüyor : “Beşiktaş’ın haklarını daha önce de yemiş Muhittin Boşat ve yardımcıları atanır atanmaz, Aziz Yıldırım 11 Nisan Perşembe günü MHK Başkanı Bülent Yavuz’u aradı ve “Sahada aleyhimize bir şey olursa,Türkiye’yi başınıza yıkarım” dedi.” Ekliyor : “Hakemler en az 6 ay ya da 1 yıl maç yönetemeyecekler. Ancak onlar maçı katletme ve Beşiktaş’ın , Şampiyonlar Ligi’nden elde edeceği 5-6 milyon dolarını gasp etme cesaretini gösterebildiler. Böylesine kokuşmuş ve temel kuralları yerle bir edilmiş ligde yer almaktan utanç duyduğumuzu belirtmek isterim.”
Fenerbahçe de konuşuyor. İkinci Başkan Nihat Özdemir, “Biz lig şaibeli derken, Beşiktaş bizi yalnız bırakmıştı. İşte bu akşam canları yanınca şaibeyi gördüler. Bu Türk sporu için utanç vericidir.” Aziz Yıldırım da bir gün sonra düzenlediği basın toplantısında, Serdar Bilgili’yi ve Federasyon Başkanını suçlayarak, “ligin üstünde de altında da şaibe vardır” diyor.

İşte böyle.. Merkez Hakem Kurulu şaşkın.. Hakemlere ilişkin iddialar, bir eski hakemden gazete sayfalarına sorumsuzca aktarılan yanıltıcı anılar, hakemleri hırpalayan TV programları hakemlik kurumunu çok yıprattı. Hakemler ağır baskılar altında, özgüvenlerini yitirmiş olarak sahaya çıkıyorlar ve garip yönetim örnekleri gösteriyorlar. Fenerbahçe- Galatasaray maçını, sarı kırmızılı oyunculara gösterilen 4 kırmızı kart nedeniyle “Kırmızı Derbi” olarak tanımlamıştım. Bu kez tümü Beşiktaşlılara olmasa da yine tartışmalı 4 kırmızı kart var. Bir gün önceki İstanbulspor – Galatasaray maçında da kırmızı kartlar vardı. Bunca kart, oyunun çığırından çıktığının göstergesidir. Yalnızca kartlar bile, baskılar nedeniyle hakemlerimizin artık, sağlıklı maç yönetemez duruma düştüklerini gösteriyor. T. Futbol Federasyonu özerk, ama ilkesiz, güçsüz ve çaresiz… Rüzgâra kapılmış, savruluyor… Ceza veriyor, uygulamaya gücü yetmiyor. Oysa, pek yakında, ancak 48 yıl sonra yeniden katılabilme hakkını kazandığımız Dünya Kupası var; yazık ki futbol dünyamız bir kargaşının içinde.

Hani sporda centilmenlik vardı; nerede “fair-play” ? Bu kavramlar gerilerde kaldı, çünkü futbol artık spor olmaktan çıktı, kuralları tam belirlenmemiş ticari bir paylaşıma dönüştü. Bundan böyle, ticaretin vahşi rekabet kuralları spora uyarlanacaktır. Serdar Bilgili, “Beşiktaş’ın 5-6 milyon dolarını gasp ettiler” derken bunu dile getiriyor. Artık herşey paradır. Konuşan da, peşinde koşulan da.. Yükselen değerimiz “para”..