Sakın Kafatasçı Olmayın ! Kaynak : 24.08.2006 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Şu sıralar Türklüğe rağbet arttı. Yabancı futbolcuların birçoğu T.C. uyruğuna geçmek için sıraya girdi nedense… Marco Aurelio Mehmet oluverdi, Nobre de Mert… Ötekiler sırada… Marco Mehmet olur olmaz Lüksemburg’a karşı bizim ulusal formayı giydi bile. Şimdi sıra Nobre’de ve belki ötekilerde…

Bu konuda tartışmalar sürüyor. Karşı çıkanlar kafatasçılıkla suçlanıyor. Konuyu biraz deşmek isterim. Bir soruyla başlayalım : Fenerbahçeli Deniz ve Onur’u anımsar mısınız ? Nasıl anımsamazsınız birkaç yıl önce T.C. uyruğuna geçerek bu adları almış olan Uche ve
Okocha’yı ?

O günlerde Hilmi Türkay, Cumhuriyet’teki haberinde şöyle diyordu : “Süper Fenerbahçe düşü gerçek oluyor. İki Nijeryalı yıldızdan Uche’nin ‘Deniz’, Okocha’nın ‘Onur’ adını almalarından sonra 2 yeni yabancı futbolcu transfer etme şansı yakalayan Fenerbahçe, bu fırsatları değerlendirirse 1998-99 döneminde 8 yabancı ile mücadele edecek.”

Bir süre sonra İslam Çupi, isyan ediyordu. Milliyet’te çıkan 4 Ağustos 1998 günlü, “Böyle cüzdan verilmez” başlıklı yazısında şöyle diyordu : “Her şeyi şaka idi Okocha’nın… Fenerbahçe’ye transfer olması, Fenerbahçe’de oynaması, Türk vatandaşı olması, Muhammed adı ile çağırılması, Türkiye’de ilelebet kalacağının sanılması, hepsi şaka… Okocha şaka operasını oynadı ve Paris’e gitti.” Yazısını şöyle bitiriyordu Çupi : “Şimdi, haksız ve zamansız verdiğin T.C. nüfus kağıdını, haklı olarak geri al bakalım.”

Okocha parayı görünce tereddüt etmeden Paris’e gidiverdi. Fenebahçe de bu transferden kârlı çıktığı için mutluydu. Ağlayanlar yok değildi arkasından… Örneğin eski başkan Ali Şen Sabah gazetesinde, Fenerbahçe futbol takımının eksiğini şöyle dile getiriyordu : “Moldovan ve Baliç gol atıyor ve birbirlerine gol attırıyor. Onlara en iyi topları atacak utbolcuyu tanıyorum. O da Paris’te… Adı Muhammed Yavuz. Türk… Aslen Nijeryalı Jay Jay Okocha”…

Anlaşılıyor ki, TC uyruğuna geçirilen Okocha’nın adında, Onur’un yanısıra Muhammed Yavuz da varmış. Muhammed Okocha’yı TV’de, Paris’teki bir maçta sahaya girerken gördüm; haç çıkarıyordu. Tuhaf bir durumdu.

Galatasaraylı taraftarların Kayserispor maçında açtıkları “Mehmet olunmaz, Mehmet doğulur” şeklindeki pankartına, Fenerbahçeli taraftarlar geçen hafta, “Keramet Mehmet doğmakta değil, vatan için Mehmet olmakta”, “Irkçı doğulmaz, ırkçı olunur” pankartıyla yanıt vermişler. İlginç!…

Okocha’dan sonra, Aurelio’nun, Nobre’nin de Türklüğü seçmiş olmalarını ve vatan uğruna çalışacaklarını duymak gerçekten sevindirici. Doğal ki bu yabancı futbolcuların TC uyruğuna geçirilmelerinde kulüplerin yabancı futbolcu sayısını artırmaları yönündeki ısrarlarının hiçbir rolü yok. Bu konuda yasaya karşı hile filan da yok… Her şey yalnızca “vatan için”… Okocha konusu belki bir kazaydı; ancak yeni Mert Nobre ve Mehmet Aurelio’nun artık Türk olduklarını ve bu ülkeye candan bağlılıklarını kabul etmeliyiz. Bu yolda kazanacağımız yeni vatandaşlarımızın da…

Bu toprağın çocukları futbolcularımız, ulusal takımda yabancıların kendi yerlerini almasından dolayı gücenmezler. Yabancıların Türklüğü seçmesinin büyük gururu yeter bizimkilere. İnanın ki onlar, Ulusal Takımının, Türklüğü seçmiş 11 yabancıdan oluştuğu günü kutlamak üzere sabırsızlanıyorlar. Biz de ülkemize bu olanağı sağlayanları ne kadar kutlasak azdır.

Aman, karşı çıkıp kafatasçı olmayalım. Büyük şair Nazım Hikmet’ten esirgediğimiz T.C. vatandaşlığını cömertçe dağıtalım. Giden gider, kalan sağlar bizimdir.