Satıyorum, Saaat…. Kaynak : 18.11.1999 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Cumartesi günü Galatasaray’da yine olağanüstü genel kurul var. Konu, Galatasaray Sportif A.Ş.’nin hisse senetlerinin bir bölümünün satışı ve Kulübün sahibi olduğu isim haklarının, futbol yayın hakları ile reklam, pazarlama ve ürün satış haklarının anılan şirkete devri.

Aslında bu genel kurul, 9 Ekim’deki genel kurulun bir devamı. O gün, Yönetim Kurulu önerisi üzerine, konuyu araştırmak için bir komisyon kurulması kararlaştırılmıştı. Komisyon, incelemesini tamamladı ve raporunu verdi. Ne var ki Yönetim, çoğunluğu kendi önerdiği adlardan oluşan komisyonun oybirliği ile hazırlayıp sunduğu rapordan hiç hoşnut değil. Nasıl olsun ki ?.. Komisyon, Galatasaray Sportif A.Ş. hisselerinin Başkan Faruk Süren’ce imzalanmış niyet mektubundaki (ön sözleşmedeki) koşullara göre ABD’li AIG firmasına devrini Galatasaray’ın yararına değil, zararına görüyor, anlaşma koşullarının Galatasaray’ın yalnızca bugününü değil geleceğini de ipotek altına alacağını vurguluyor.

Yönetim Kurulu, işine gelmediği için olsa gerek, raporu genel kuruldan bir hafta önce ellerine geçecek şekilde üyelere ulaştırması gerektiği halde bu işlemi yapmadı. Bu nedenle üyeler Cumartesi sabahı, genel kurula raporu inceleyemeden gelecekler.

Yönetim, özellikle bu olumsuz rapor karşısında, değişik bir manevrayla yeni kararlar çıkarmak istiyor genel kuruldan. Bu kez istediği, çok daha geniş kapsamlı : Kulübün gelirlerinin çok büyük bir bölümünün şirkete devri ve şirket hisselerinin yarısına yakın bir bölümünün satışı.. Borç batağından kurtulma çırpınışları içindeki Yönetim Kuruluna verilecek bu anlamdaki sınırı belirsiz yetkiler, kulübü nerelere kadar götürebilir, bilinmez. Yalnızca, Süren’in AIG ile imzaladığı ön anlaşma, Yönetimin neleri feda edebileceğini göstermesi bakımından çok ilginç. Ön anlaşmaya göre,

· AIG firması şirketin yüzde 42 hissesi karşılığında kulübe 28 milyon dolar veriyor. Kulüp de sağlam
gelirlerinin yıllık yaklaşık 22 milyon dolarlık bölümünü her yıl

ortak şirkete devrediyor.
· Kulübün vergi dışı olan gelirleri, şirkete aktarıldığında kurumlar vergisi kapsamına giriyor. Böylece
gelirler bölüşülürken Kulüp vergi nedeniyle kayıplı çıkıyor.
· AIG sportif ticaret konusunda uzmanlaşmış bir şirket değil de bir fon yönetimi ve sigorta şirketi
olduğundan, işletme için koşulları şimdilik belli olmayan bir başka şirket devreye sokulacak.
· AIG, Galatasaray’a hiçbir kâr garantisi vermiyor, aksine, beklediği yıllık yüzde 40 getiri konusunda
Galatasaray’dan garanti istiyor.
· Kulüp, hisselerin yüzde 58’inin sahibi olacağı halde, oluşacak kârın ancak yüzde 50.1’ini alabiliyor.
Aradaki yüzde 7.9’luk fark, yukarıda sözü edilen yüzde 40 verimliliğin garantisi olarak bir bloke hesapta tutuluyor. Ve beklenen verimlilik sağlanamazsa bu para AIG’nin oluyor.
· Ortak şirketin Yönetim Kurulunda kulübün karar üstünlüğü yok. Önemli konularda oybirliği koşulu
aranıyor.
· Doğabilecek sorunların çözümünde İngiltere yasaları geçerli oluyor.
· AIG, ortak şirketteki hisselerini 5 yıl sonra elinden çıkarmayı planlıyor. Bu hisselerin kime
devredileceği konusunda açıklık yok. Süren, bunların öncelikle Galatasaray’a önerilmesi üzerinde sözlü olarak anlaştıklarını söylüyorsa da bunun koşulları belli değil. Kısaca, 5 yıl sonra bir rakip kulüp parayı bastırsa pekalâ Galatasaray’a ortak olabilir.

İşte, Kulübün çıkarlarına bu denli aykırı bir anlaşmayı imzalayabilen, çok önemli komisyon raporunu üyelerden kaçıran Yönetim, şimdi genel yetki istiyor. AIG dışında başka firmalarla da görüşerek satış gerçekleştirecekmiş.. Galatasaray’ın çıkarları bir yana, AIG anlaşması bile buna engel.. İmzalanmış ön anlaşmaya göre, aradan 12 ay geçmeden bu konuda üçüncü bir şirketle görüşülmesi olanaksız.
Bu gelişmeler karşısında üyelerin, genel kurula katılarak kulübe sahip çıkmaları çok önemli. Aman dikkat !