Ertelemeler Dizisi Kaynak : 25.11.1999 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Son günlerde herşey erteleniyor. Geçen Cumartesi Galatasaray’da genel kurul yapılacaktı. Yapılamadı. Yönetim Kurulu bir önceki genel kurulda kurulan komisyonun hazırladığı raporu üyelere zamanında gönderemeyince genel kurul bir kez daha ertelendi.

Olay eskiye dayanıyor. 9 Ekim günü toplanan Genel Kurulda Galatasaray Sportif A.Ş. hisselerinin bir ABD firmasına satışı görüşülecekti. Başkan Süren, istediği kararın çıkmayacağını anlayınca, konunun üyelere yeterince anlatılamadığını ileri sürerek bir komisyon kurulmasını ve genel kurulun ertelenmesini önermişti. Sormak gerekiyor : Konuyu üyelere kimin anlatması gerekiyordu, kim anlatamamıştı acaba ?

Komisyon kuruldu. Raporunu süresi içinde verdi, ama yönetim bu raporu üyelere ulaştırması gereken sürede ulaştıramadı. Gelen rapor Yönetim için tam bir şoktu. Üyelerinin 7’de beşini Yönetim Kurulunun önerdiği komisyon, yabancı firmayla imzalanmış olan ön anlaşmadaki koşulların Galatasaray için kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu vurguluyordu. Yönetim bu kez, komisyonu eleştirmeye, ona yanıt hazırlamaya koyuldu ve raporu gönderme konusunda bocaladı, gecikti.

Süren yönetimi başından beri hep borçlanarak büyümek hayalleri üretti, sürekli olarak, gelirlerin giderleri karşılamadığını ileri sürerek borçlanma önerileri getirdi. Genel kurullardan hep borçlanma yetkileri istedi. İstediği yetkileri her defasında aldı. Her defasında bu yetkileri aştı. “Başka kulüplerin borcu yok mu ?” diyebilirsiniz. Hiç kuşkusuz çoğunun var, ama bankalara değil, kişilere.. Bundan dolayı o kulüpler tehlikeyle karşı karşıya değiller : faiz nedeniyle borçları her gün artmıyor. Durum, Süren öncesinde Galatasaray için de böyleydi. Ancak bugün, eski dönemlerin aksine, bankalar üzerinden olduğu için borçları faizler izledi; doğal olarak, faizleri de yeni borçlar..

İşte kısırdöngü ve borç sarmalı böyle oluştu. Daha önceki yıllarda Kulübün bankalara

borcu olmazdı. Olsa da faiz yükü olmazdı, çünkü faizler kulübe yüklenmez yöneticilerce karşılanırdı. Genel Kurulların verdiği borçlanma yetkileri, görüldüğü gibi, hiç iyi olmadı. Şimdi Süren’in istediği hisse satışı onayı da Galatasaray’a altından kalkılamayacak büyük yükümlülükler getiriyor.

Genel kurulları ertelemenin üyeleri iknada kolaylıklar getireceği sanılmasın. Bir raporu bile zamanında postalayamayıp genel kurulu ertelemek zorunda kalmak, Yönetimin bu denli basit işleri bile gerçekleştirmekteki becerisini sorgulama gereği duyuruyor üyelere.

Bir başka erteleme 1. Futbol liginde oldu. İrlanda ile oynayacağımız milli maç nedeniyle lige iki hafta ara verildi, maçlar ertelendi. Milli Takım dışındaki sporcular neredeyse tatile girdiler. Sonuçta lig soğutulmuş oldu. Her yerde plansızlık, programsızlık sürüp gidiyor. Okulları kapatsak milli eğitim de kolaylaşacak. Olmadı mı ? AGİT İstanbul Toplantıları sırasında bunu da yapmadık mı ?

Son olarak, Fenerbahçe – Galatasaray lig maçı ikinci kez ertelendi. Gerekçe, önce milli maç, sonra da Galatasaray’ın UEFA Kupasındaki Bologna maçı.. Galatasaray, erteleme isteğinde bulunmadığını söylüyor, Fenerbahçe ise çok yakınıyor. Yakınırken de kararların hep kendilerine karşı alındığını belirtiyor. Örneğin, Basın Sözcüsü Abdullah Kiğılı bir televizyon programında “bu yıl Fenerbahçe’yi şampiyon yapmayacaklarını biliyoruz” diyor. Sanki şampiyon olduğu yıllarda Fenerbahçe’yi birileri şampiyon yapmış gibi..

Fenerbahçe dört beş yıldan beri sürekli sızlanıyor : Federasyondan, Merkez Hakem Komitesinden, hakemlerden.. Ama ne var ki başkanlığı döneminde Ali Şen, Şenes Erzik Federasyonu’ndan yakınırken, Kiğılı da o federasyonun başkan yardımcısıydı. Benim bildiğim Fenerbahçe yıllar önce yakınmazdı, hattâ Türkiye’de sporun gündemini belirlerdi. Ne oldu o Fenerbahçe’ye ?