Söylemlerin İçinden Kaynak : 22.07.1999 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Kısa bir süre önce Avrupa Basketbol Şampiyonası vardı. Ulusal Takımımızın oyunlarından sonra basında çıkan kimi başlıkları aktaralım :

Türkiye/Bosna-Hersek maçının ardından :

– Tur vizesini kaptık
– Muhteşem start
– Bosna zaferi

Hırvatistan maçı sonrası :

– Muhteşem zafer
– Tarih Yazdık / Basketbolcular tarih yazdı
– Bunun adı zafer
– Bir smaç da Hırvat’a
– Basketbolun yıldızlarını devirdik, Dünyayı şaşkına çevirdik

İtalya maçında yenilince :

– Elimizden kaçırdık
– Çizmeyi aşamadık. Avrupa ikincisi İtalya önünde 42 yıllık şanssızlığı kıramadık.
– İtalya kazanmadı, Türkiye kaybetti.

Litvanya yenilgisinin ardından :

– Duvara çarptık
– Litvanya kâbusu
– Litvanya önünde tutunamadık

Almanya’yı yenince :

– Panzeri dağıttık
– Almanya’yı ezdik; çeyrek final için büyük avantaj yakaladık
– Türk panzerleri / Bu da Türk panzeri
– Almanya karşısında destan yazdık

Çekleri yenince :

– Çek bir zafer daha
– Harika çocuklar
– Bekle bizi Paris..

Sonucu biliyoruz.. Sonrası, ahlar vahlar.. Yukarıdaki başlıkları spor ya da magazin gazetelerinden almadım; Türkiye’nin en yüksek tirajlı üç gazetesinden seçilen başlıklar bunlar.. Hep abartıyoruz. Yenince destan ya da tarih yazmış oluyoruz; yenilince bahanelerle teselli arıyoruz. Ne var ki destan ya da tarih yazmak hep bizim işimiz, yabancıların buna hakkı yok. Onlar tarih yazamazlar, olsa olsa bir maçı kazanırlar.

Niçin abartıyoruz ? Kompleksten mi, yoksa okuyucuların gururunu okşama dalkavukluğu mu ? Belki de ikisi birden.

Tahsin Yücel’in yeni kitabı “Söylemlerin İçinden”, çeşitli dallardaki gazete söylemlerini irdelerken futbol yazılarını ve yorumlarını da işliyor. “Top Yuvarlaktır” adlı ilk bölüm tümüyle spora ayrılmış. Yücel, bir futbol maçının destansı bir biçemle anlatılması için gerekli koşulları şöyle sıralıyor :

“a) yabancı bir takımla bir Türk takımı arasında oynanması,
b) yabancı takımla karşılaşan takımın ya ulusal takım ya da Avrupa kupalarında oynayan üç İstanbul
takımından biri olması,
c) Türk takımının yengisiyle, kimi ender durumlarda da en azından beraberlikle sonuçlanması.”

Basında yer alan söylem biçemlerini Yücel, o güzelim duru Türkçesiyle ve ince bir ironiyle irdeleyerek yorumlamış. Kitabı kana kana su içer gibi okudum. Ayrıca, dil ustası Tahsin Yücel’in derin futbol bilgisi karşısında şapka çıkarmak gerektiğini de belirtmeliyim.