| Süren’in Önerisine “Hayır !” |
Kaynak :
08.12.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Cumartesi günü Galatasaray’da yaşamsal önemde bir genel kurul var. Kulübün kurmuş olduğu Galatasaray Sportif A.Ş.’nin hisselerinin satışı gündemin konusu. Yönetim Kurulu’nun, hisselerin bir bölümünün bir yabancı şirkete satılması için 9 Ekim günü genel kurula getirdiği öneri, yine yönetim kurulunun isteği üzerine komisyona havale edilmişti. Komisyon, Faruk Süren’in ABD’li finansman ve sigorta şirketi AIG’nin bir koluyla imzaladığı ön anlaşmayı inceleyerek bir rapor düzenledi. Raporda sonuç olarak, söz konusu anlaşmanın Galatasaray için yararlı değil, zararlı bulunduğu belirtiliyordu. Hepsi de konunun uzmanı olan üyeler arasından seçilen ve 5 üyesi yönetim kurulunca önerilmiş olan 7 kişilik Komisyonun raporu, AIG ile yapılmış ön anlaşmanın koşullarının ne denli kötü, ne denli kabul edilemez olduğunu açıkça ortaya koyuyordu : · Galatasaray satacağı yüzde 42 hisseye karşılık 28 milyon dolar alacaktı, ama her yıl 22 milyon dolarlık sağlam gelirlerini ortak şirkete bırakacaktı. |
yasaları geçerli olacaktı.
İşte, Başkan Süren böylesine kötü koşulların altına imza atmaktan çekinmemiş. Komisyonun olumsuz raporundan sonra yönetimin, bu genel kurulu toplamaktan vazgeçeceğini düşünenlerin sayısı bir hayli kabarıktı. Ne var ki yönetim ısrarını herşeye karşın sürdürüyor. Üstteki koşulları genel kurula kabul ettiremeyeceğini anladığı için, AIG anlaşmasının opsiyonunun 30 Kasım’da bittiğini de ileri sürerek bu kez genel kurula yeni bir gündemle geliyor. Özetle, a) “Galatasaray” isim haklarının, futbol medya yayın hakları ile reklam, pazarlama ve lisanslı ürün satış haklarının Galatasaray Sportif A.Ş.’ye devredilmesi ve b) Galatasaray Sportif A.Ş.’deki kulüp hisselerinden bir bölümünün satılması konularında yönetim kurulunun yetkili kılınması isteniyor. Burada iki önemli nokta var : Birincisi, kulüp hakları ve gelirleri devredilirken vergi avantajları tümüyle yitiriliyor. Bu, gelirlerin azalması anlamına geliyor. Ne uğruna ? Bunu hesaba katmak gerek. İkinci nokta : bu kez sınırları hiç belli olmayan bir hisse satışı için yetki isteniyor. İstenen bu yetkiler nasıl verilebilir ki ? Öylesine kötü, kabul edilemez bir anlaşmayı imzalamış olan Faruk Süren, almak istediği bu sınırsız yetkilerle daha neler yapar ? Belki de AIG anlaşması küçük değişikliklerle devreye sokuluverir. Bu ısrar niçin ? Süren yönetimi, bugüne değin aldığı, çoğu borçlanma yetkileriyle neleri heba ettiğinin, Kulübü mali bakımdan nerelere getirdiğinin ayırdında değil mi acaba ? Anlamak güç.. Evet borç çok, faiz çok ama, bunlardan kurtulmanın yolu Galatasaray’ın geleceğini ipotek altına koymak olmamalı. Bu, Galatasaray’ın kader genel kurulu.. Kulübün geleceğini kurtarmak için Süren’e bu kez “hayır !” demek gerekiyor. |

