Taksim Cumhuriyet Meydanı Kaynak : 11.08.2019 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

İstanbul’un yeni Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ilk işlerden biri olarak Taksim Cumhuriyet Meydanı’nın ele alınıp düzenleneceğini belirtmiş. Çok doğru bir karar ve yaklaşımdır bu, çünkü o meydan hiç kuşkusuz, İstanbul’un en önemli meydanıdır; tarihteki yeri de çok önemlidir. Bugünkü perişan durumundan bir an önce kurtarılması belediye için kaçınılmaz, ciddi bir görevdir.

Cumhuriyet’in kurulmasından sonra İstanbul’da bir tören alanı düzenlenmesi gündeme gelmiştir. Beyazıt ve Taksim üzerinde durulmuş, sonuçta Taksim uygun görülmüştür. İlkin, bir anıt yaptırılması düşünülmüş ve anıtın yapımı için 1925 yılında İtalyan heykelci Pietro Canonica görevlendirilmiş, yapımına ayrıca iki genç Türk sanatçı da katılmıştır. Hadi Bey (Bara) ve Sabiha Hanım. Anıtın kaidesi ve çevre düzeni için de Levanten mimar Giulio Mongeri görevlendirilmiştir. Roma’da yapılan ve İtalya’dan deniz yoluyla getirilen anıt 8 Ağustos 1928 günü törenle açılmış. Anıtın bir yüzü Milli Mücadeleyi, öteki yüzü Cumhuriyetin kuruluşunu simgeler.

Bütün yollar Cumhuriyete çıkar
Anıt, İstiklal Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi’nin eksenlerinin kesiştiği noktada yer alır. Cumhuriyet Caddesi, Kurtuluş’tan gelen Ergenekon Caddesi ile Şişli’den gelen Halaskârgazi Caddesi’nin uzantısı olarak Taksim’de Cumhuriyet Meydanı’na varır. Bu konum ve adlandırmalar, “Bütün yollar Cumhuriyet’e çıkar” şeklinde yorumlanabilir.

Hırpalanan meydan
Meydanın düzenlenmesi işi daha sonraki yıllarda ele alınmıştır. Düzenlemede, ünlü Fransız şehirci-mimar Henri Prost’un İstanbul planlaması kapsamında hazırladığı planlardan yararlanılmıştır. Meydanın bir yanını oluşturan Gezi Parkı, Nişantaşı ve Maçka’ya ulaşıp, oradan da Dolmabahçe’de denize kadar uzanır. Planda 2 No’lu park olarak anılan bütün o alanın düzenlenmesi 1940’lı yıllara dayanır.

Taksim Cumhuriyet Meydanı İstanbul’da önemli ulusal günlerin kutlandığı en önemli alan olmuş, ilerleyen zaman içinde de kimi toplumsal olaylara tanıklık etmiştir. Bu bakımdan kent belleğinde önemli bir yere sahiptir.
Son yıllarda siyasal iktidarın, ihtiyaç fazlası olarak 1913 yılında Fransızların da ortak olduğu bir şirkete satılan ve Taksim Stadyumu olarak da kullanılmış olan eski Taksim Kışlası’nı yeniden inşa etme, ayrıca bir cami yapma yolundaki düşünceleri kararsızlık ve belirsizlik yaratmıştır. Neyse ki şu anda iktidarın Taksim Topçu Kışlası’nı AVM, otel, rezidans, çarşı, kültür merkezi gibi işlevlerle hayata geçirme ısrarı geride kalmış bulunuyor.

Böylece son dönemde şehircilik, mimarlık ve plan disiplininden uzak yaklaşımlarla meydan hırpalanmıştır. Meydanın ihmal edilmişliğinde, belediye yönetiminin yanı sıra merkezi yönetimin de payı vardır. Siyasal yönetimin meydanın önemine uygun şekilde yaklaşmamasının, bilime, uzmanlıklara uzak durmasının büyük payı olduğu açıktır. Çok kısa bir süre önce de yazık ki mimarlık tarihimizin önemli yapılarından olan, Atatürk Kültür Merkezi yıkılarak yok edilmiş bulunuyor.

Şimdi başkan İmamoğlu’nun yaklaşımıyla Taksim Cumhuriyet Meydanı’nın yeniden düzenlenecek olması İstanbul için bir şanstır. Kuşkusuz, meydanın düzenlenmesi işi, ciddi kentsel tasarım ve mimarlık projeleriyle ele alınacaktır. Nitekim başkan İmamoğlu da işin yarışmayla yapılacağını belirtmiştir.

İzlenecek adımlar
Şimdi doğru yaklaşımla, izlenecek yol bellidir. Öncelikle, mimari yarışmalar düzenine uygun şekilde uzmanlardan oluşan bir jüri oluşturulacaktır. İhtiyaç programını hazırlamak üzere İstanbulluların görüşleriyle uyumlu olarak belediye ve jürinin ortak çalışmasıyla, meydanın taşıdığı önem ve anlam dikkate alınarak gereksinimler ve işlevler belirlenecektir. Bu hazırlık çalışmalarından sonra proje yarışması açılacak ve yüzlerce uzmanın düşünsel katkılarıyla yarışma sonucunda en iyi tasarım çözümleri belirlenmiş olacaktır. İstanbul’un bu yeni döneminde Taksim Cumhuriyet Meydanı’nın düzenlenmesi için atılacak doğru adımların, öteki kentlerimiz için de yararlı bir örnek oluşturacağı kesindir.