| Tesis Yoksulu Türkiye |
Kaynak :
23.07.1998 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Türkiye sporda tam bir tesis yoksulu.. Aslında pek çok konuda öyle ya.. Telefonu vardır işlemez, postası vardır mektupları gitmez. Yolu vardır yol değildir. Okulu okul değildir, üniversitesi üniversite.. Örnekleri dilediğimiz kadar çoğaltabiliriz. Özetle, her şey var, hiçbir şey yok. Fransa’nın görkemli statlarında oynanan bir dünya kupasının ardından spor tesislerimizin durumuna kısaca bakmakta yarar var. Bilindiği gibi, sporun gelişmesi için zorunlu en önemli öğelerden biri de tesis. Her ilde stadımız var, ama hiçbiri çağdaş anlamda stat değil. Bunca yılda ancak, toprak sahadan çim sahaya geçebilmişiz. Tesis eksikliği konusunu bütün spor dallarına yayabilirsiniz : atletizme, voleybola, yüzmeye, küreğe ve ötekilere.. Sonuç hep aynıdır; tesisler ya yoktur ya da yetersizdir. Bu durumda ülkede spor nasıl gelişsin ? Bugünkü malî yapılarıyla kendi tesislerine bile yatırım yapmaktan aciz kulüpler futbol dışında kalan ve geliri sıfıra yakın olan dallara hiç eğilemezler. Birkaç kulübün bireysel girişim ve çabası, sorunu ülke boyutunda çözmeye yetmez. Bu durumda spor tesislerinin yapımı bir devlet görevi olarak ortaya çıkıyor. Tesis yoksulluğu, Galatasaray’ın Ali Sami Yen stadını yıkıp, yerine günün gereksinmelerine yanıt verebilecek yeni bir stat yapma niyetiyle birlikte bir kez daha somut olarak ortaya çıktı. Galatasaray bir yandan finansman sorunlarını ve imar prosedürünü aşmaya uğraşırken bir yandan da, var olan stat yıkılırsa maçları nerede oynayabileceği sorununa çözümler üretmeye |
çalışıyor. Statüye göre, aynı ildeki ya da en yakın ildeki bir statta oynaması zorunluluğu var, ama gelin görün ki İstanbul’daki büyük statlar, Beşiktaş-İnönü ve Fenerbahçe statları ancak anılan kulüplerle İstanbulspor’un maçlarına yetebiliyor. Geriye kalan Zeytinburnu, Bayrampaşa ve Sarıyer statlarının ise en azından kapasiteleri bakımından, Galatasaray maçları için düşünülmesi olanaksız. Yakın illerdeki stadlar da, özellikle Avrupa şampiyonlar ligi göz önüne alındığında yetersiz kalıyor.
Böylece Galatasaray, biraz ütopik görünse dahi, havayoluyla İstanbul’a 1035 km. uzaklıktaki Diyarbakır’a gitmeyi düşünüyor. Ne var ki orada da yeterli tesis yok. Statü kısıtlamaları aşılsa bile Galatasaray’ın şampiyonlar ligi maçlarını, Diyarbakır stadında oynaması olanaksız. Birkaç yıl önce İstanbul’daki statlara burun büken, istedikleri düzeye getirilmesi için kulüplerimizi zorlayan UEFA’ya Diyarbakır Stadını bu haliyle kabul ettirmek olanak dışı. Böylece, konu gelip Diyarbakır’a yeni bir stat yapılmasında düğümleniyor. Bunun için de en azından belli bir zamana gereksinme var. Başkan Faruk Süren’in Galatasaray Divan toplantısında belirttiğine göre, her şey yolunda giderse mevcut Ali Sami Yen stadı Ocak’ta yıkılacak ve Galatasaray’ın geri kalan maçları da Kocaeli İsmet Paşa Stadında oynanacak. Kocaeli stadının da kapasitesi ve düzeyi çok parlak değil. Bu çözümün Galatasaray’ın ve UEFA’nın beklentilerine ne denli yanıt verebileceğini Yönetim, kuşkusuz düşünmüştür. e-posta : hasmim7@ibm.net |

