Üç Büyükler Sıkıntıda (2) Kaynak : 02.04.2009 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçen haftaki yazımda Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın futboldaki sıkıntısından söz ederek, birbirlerinin başarısızlıklarından medet umduklarını yazmış ve Galatasaray’ın antrenör macerasını anlatmaya çalışmıştım.

Şimdi de Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın aynı konudaki durumlarına bir göz atalım.

Fenerbahçe, takımın yönetimine getirdiği Brezilyalı ünlü futbol adamı Zico ile iki yıl çalıştıktan sonra bu sezon başında onun yerine, İspanya Ulusal Takımını Euro 2008’de şampiyonluğa ulaştıran 70’lik Aragones’i getirdi.

Zico’nun gidiş nedenlerini 23 Temmuz 2008’de yazmıştım: “Günün esintisine göre antrenörlerden farklı beklentiler oluyor. Kimi zaman teknik ve artistik futbol, kimi zaman disiplin ve yüksek kondisyon… Her zaman da hedefte lig şampiyonluğu ve Avrupa’da başarı… Ancak ne var ki antrenör, oyuncuları ve rakip takımları tanıyıncaya kadar gönderilmiş oluyor. Bence Zico’nun başına gelen de budur. Zico, Avrupa takımlarını tanıyordu; bizimkileri tanıyıncaya kadar bir yıl geçti. İkinci yıl da Avrupa’daki başarılı performansına karşın içte şansı yaver gitmeyince gönderiliverdi.

Aslında Fenerbahçe, Süper Lig’ i ikinci sırada bitirmişti. Yöneticiler ve yandaşlar Galatasaray’ın ardındaki ikinciliğe katlanamadılar.

Getirilen Aragones’in de Zico’nun geçtiği yollardan geçmesi kaçınılmazdı. Üstelik Aragones, Galatasaray’ın tercihi Feldkamp kadar yaşlıydı. “Dede” olarak anılması buradan kaynaklanıyor.

İşte, Fenerbahçe’nin bu yılki bocalamasının ardında yine sabırsızlık ve kalacak-gidecek tartışmalarıyla antrenör sorunu var. Aragones, 1998’den bu yana geçen 10 yıllık sürede Fenerbahçe’nin tam on birinci antrenörü… Demek ki moda deyişle kulüpte, “sürdürülebilirlik” sıfır.

Biraz da Beşiktaş’a bakalım. Beşiktaş 2008-2009 sezonuna Ertuğrul Sağlam’ın antrenörlüğü altında başlamıştı. Avrupa maçları ve ligde yaşanan başarısızlıkların ve sabırsızlığın yarattığı baskıyla, sorumluluk Ertuğrul Sağlam’a yükleniverdi. Yönetimler için en kolay yol budur: Yönetim gideceğine antrenör gider; böylece yeni bir umut ve beklenti başlar. Beşiktaş’ta geçen yıllarda da antrenör göndermelere, tazminat ödemelerine sıkça tanık olduk.

Sağlam’ın yerine gelen Mustafa Denizli, karizması ve yılların deneyimi ile herkese umut aşılamayı bildi. Beşiktaş şu anda Süper Lig’de ikincilik konumunda. Kulüp ve çevresi şimdilik halinden memnun görünüyor; ancak bu durumun rakiplerin kayıpları sayesinde oluştuğunu söyleyebiliriz. Beşiktaş futbol takımının başarılı bir sezon geçirdiğini, başarısının bütün sezona yayıldığını söylemek olanağı yok. Şimdi sorabilirsiniz: “Beşiktaş ligde şampiyon olamaz mı?” Tabii olabilir. Neden olmasın? Biraz kendi performansı, biraz da rakiplerinin sergileyecekleri başarısızlıklarla…

Görüldüğü gibi kulüplerde ya antrenörler iyi seçilmiyor ya da gerekli sabır gösterilmiyor. Sonuçta, antrenör gel-gitleri nedeniyle sürdürülebilir başarı sağlanmasına olanak kalmıyor.