| UEFA’dan Bir Skandal Daha |
Kaynak :
19.04.2000 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
UEFA’nın Leeds-Galatasaray yarı final maçı için aldığı karar tam bir hukuk skandalı. Fransız Jean Fournet-Fayard’ın başkanlık ettiği UEFA Kulüplerarası Müsabakalar Komitesi’nce alınan karar metnini okuduğumuzda bu durum daha da belirgin olarak ortaya çıkıyor : · Batı Yorkshire Polisinin Leeds’teki maça bireysel olarak gelecek konuk seyircilerin güvenliğini sağlayamayacağını bildirmesi üzerine Galatasaray ve Türkiye Futbol Federasyonu maçın Leeds’te seyircisiz olarak ya da tarafsız bir sahada oynanmasını önermişlerdir. Kararların gerisi şöyle : · Galatasaray’a davetiye olarak verilmiş 80 bilet Türk kulübünce ağırbaşlı ve ölçülü kişilere dağıtılabilecektir. |
de Türk kulübünün temsilcilerine aynı saygı çerçevesinde davranacaklarını belirtmişlerdir. · İstanbul’daki trajik olaylar sonrasında kamuoyunun yanısıra her iki kulüp temsilcilerinin de durumu sakinleştirmek yerine taraflı ve körükleyici nitelikte yorumları olmuştur. · UEFA, Leeds takımını, İstanbul’daki uygunsuz davranışlarından dolayı bir para cezasıyla cezalandıracaktır. · UEFA, bir maçta dört ya da daha çok oyuncusu kart gören kulüplerin otomatik olarak cezalandırılacaklarını anımsatmakta yarar görür. · Bu olgu, İstanbul’da meydana gelmiş trajik olaylarla ilişkili değildir. · UEFA medya dahil ilgili tarafların, yitirilmiş yaşamlar konusunda saygı dışı yorumlardan kaçınmalarını ve maçın ikinci ayağının barış ve güvenlik havası içinde oynanmasının sağlanmasında yoğunlaşılmasını diler. İşte UEFA kararlarının İngilizce’den çevrilerek özetlenmiş metni. Tam bir hukuk skandalı.. Hukuk, adalet, yarışta eşitlik ilkesi bunun neresinde ? “Galatasaray İstanbul’daki sokak olaylarından sorumlu değildir” deniyor, ama sonuçta cezalandırılan Galatasaray oluyor. Ayrıca karara göre, bundan böyle, polisi beceriksiz ülkelerin takımları, isterlerse konuk rakip takımları seyircilerinden yoksun bırakarak oynatabilecekler.. Kısacası, Leeds, İstanbul olaylarını kullandı; UEFA da, anlamsız bir şekilde ona destek verdi. Artık iyice biliyoruz ki, dış ilişkilerde dostluk ve düşmanlıklar çıkarlara bağlıdır ve güçlü olan daima haklıdır. İngiltere, Avrupa’da ve futbol dünyasında bizden daha güçlü olduğu için şimdilik istediğini aldı; ama bekleyip göreceğiz : Bir maçın güvenliğini sağlamaktan aciz İngiltere, 2006 Dünya Futbol Şampiyonasını düzenleme adaylığı rekabetinde öteki güçlü aday ülkelerle nasıl başa çıkabilecek ? Galatasaray’ın bu akşamki başarısı, Türklerin final oynamasından hoşlanmayan “tek dişi kalmış canavar”a iyi bir ders olacak. |

