Yeni Bir Spor Dalı: Kurban Kovalamaca Kaynak : 27.12.2007 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Kurban adeti yeni değil. İslamiyetten önce çoktanrılı dinlerde de vardı. Örneğin, Eski Yunan ve Eski Roma’da kurbanın kesilmesi için genellikle tapınakların önünde, sunak da denen kurban taşları (altar) bulunurdu. Bunlar çoğu kez mermerden yapılır ve kurban bunların üzerinde kesilerek yakılır, çevresinde dinsel ayinler düzenlenirdi. Bizde adak olarak ya da daha çok kurban bayramlarında kesiliyor. Kesilen kurban sayısı, son yıllarda dinci etkilerin kabarmasıyla arttı. Buna karşılık, kurbanı kesenlerin sayısı yetersiz kalıyor olmalı ki bu işi kendileri yapmaya soyunan amatör kasaplar her kurban bayramı durumdan vazife çıkarıyorlar. Kanlı, çirkin manzara sürüp gidiyor.

Bir gazete haberine göre, bayramın ilk günü yurdun çeşitli bölgelerinde kurban kesimi sırasında 1852 amatör kasap bıçakla kendini yaralamış, 3 kişi de kesim yaparken geçirdiği kalp kriziyle yaşamını yitirmiş.

Belediyelerin getirdikleri düzenlemeler yeterli olmuyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yapılan bütün uyarılara karşın başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde istenmeyen görüntüler yaşandı. Otoyol kenarları, sokak araları, otoparklar, kapı önleri mezbahaya döndü. Doğal ki bütün bunlar yine çocukların gözleri önünde oldu.

Yine ilginç bir gazete haberini birlikte okuyalım:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın evinin bulunduğu sokakta, kaçak dana heyecanı yaşandı. Kesilmek için götürülen 300 kilo ağırlığındaki dana, sahibinin elinden kurtulup polis ve gazetecilerin beklediği börekçiye girdi. Polis ve gazetecilerden bazıları tezgâh arkasına saklandı, bazıları sandalyelerin üzerine çıktı. Çalışanlar tarafından yakalanan dana, sahiplerine teslim edildi… Kâğıthane’de de sahibinin elinden kaçan 500 kiloluk kurbanlık boğa, ortalığı birbirine kattı. Belediye ekiplerinin uyuşturucu iğne attıkları boğa, iki saat sonra kurban kesim merkezi önündeki hayvanların arasına girince yakalandı.

Bir başka habere göre de, Zonguldak’ta, sahibinin elinden kaçan bir boğa, polis ve zabıta ekiplerinin de katıldığı 6 saatlik kovalamacanın ardından yakalanabilmiş. Boğanın sahibi Mevlüt Danataş (ismi de ilginç) polislerden hayvanı tabancayla vurmalarını istemiş; ancak polis belediye ekiplerinin gelmesini beklemiş. Belediye ekiplerinin attıkları bayıltıcı dört iğne boğaya saplanmamış. Ürken hayvan, ormanlık alana kaçmış… Belediye görevlisinin elinden iğne silâhını alan bir polis azgın(!) boğaya art arda ateş etmiş. İğnelerden ikisinin saplanmasına karşın, kaçan boğa bu kez karayoluna çıkmış. Boğayı bir araçla izleyen polis, iğne atmayı sürdürmüş. Dört iğnenin saplandığı boğa, boynuna kement atılarak yakalanabilmiş ve yakalandığı yerde kesilmiş.

Bayram süresince medya bu tür haberlerle doluydu.

Kurban kesmenin sportif yanı oluşmaya başladı bence. Bütün bu olaylar yeni bir spor dalı için esin kaynağı olabilir. Atletizm var, atıcılık var, kement atma var, boğa güreşi var. Önümüzdeki kurban bayramlarında bu işler “Kurban Sporu” başlığı altında daha örgütlü hale getirilebilir. ABD’den kovboylar, İspanya’dan boğa güreşçileri antrenör olarak çağırılır. Hattâ belki de bu dalın bir federasyonu bile kurulabilir. Hazırlığa şimdiden başlamalı.

Daha nice bayramlara, akıl sağlığıyla…