Yeni Statta Kırmızı Derbi Kaynak : 21.02.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Fenerbahçe – Galatasaray derbisi Fenerbahçe’nin yeni stadında 52 bin seyirci önünde oynandı. Statla herşey tamam mıydı? Belki değil ama, işin ucu görünüyor artık. Fenerliler çok mutlu .. Statlarıyla ve gerçekleştiren yöneticileriyle övünüyorlar. Rakipler ise stadı beğenip beğenmemekte özgürler.

 Fener yönetimi, başta bir hedef belirtedi. gerekli finansmanı sağladı, yapmak istediklerini gerçekleştirdi. Başkan Aziz Yıldırım, mırıltılı eleştirilere karşı, “biz maket yapmadık, stat yaptık” derken haksız değil. Düşündü, yaptı, şimdi onun gururunu yaşıyor. Stat konusu Galatasaray’da da yıllardan beri gündemde. Faruk Süren yönetimi Ali Sami Yen ‘in üst hakkını aldı, gösterişli, pahalı projeler hazırtattı. bunları belediyeye onaylatlı.

Yıkıyoruz, yıkacağız derken, gerekli finansman sağlanamadığı için yapıma başlanamadı. Açık konuşalım: yönetimler arasındaki fark burada. Birisi, inşaat işini biliyor, yapıyor … Öteki ise benbilirimci tutumla işi götümıeye çalışıyor, ama olmuyor. “Bizim projemiz daha iyi .. Onlann ruhsatı yok” gibi mızıkçılıkların hiçbir geçerliliği olamaz. Fenerbahçe yönetimini kutluyorum. Hedeflediler; hedeftediklerini yaptılar. Gelelim derbi maçına .. Medyamız reyting ve tiraj uğruna herşeyi abarttığı gibi, bu derbiyi de abarttı.

Maç öncesinde yaşananlar olağan bir spor olayından çok, bir savaş öncesi gerilimini andırıyordu. Galatasarayıı oyunculara, antrenöre, taraflara herkese yöneltilen soru şuydu: “Kadıköy’den korkuyor musunuz ?” Evet, maç 52 bin seyirci önünde oynanacaktı. Buna karşılık yalnızca 1100 Galatasaray seyircisine yer ayrılmıştı. Bir yanda 50.900, öte yanda 1100 seyirci. Oran 1 ‘e 50 .. Ne denge .. Hiç kimse bana, “Ali Sami Yen ‘de de

dengesizlik vardı” demesin. Kötü olan şey her yerde kötüdür, Mecidiyeköy’de de, Kadıköy’de de. Böyle bir dengesizlik nerede olursa olsun karşıyım. Aynı şehrin iki takımı her iki statta da belli, makul bir oranda kendi seyircileıi önünde oynamalılar. Böyle bir durumda seyircilerin birbirine gireceği, stadın savaş alanına döneceği sanılmasın.

Asıl sıkıntı bugün sürdürülen ve dostluğu, sporu değil, kavgayı esas alan anlayıştan kaynaklanıyor. Polisin güvenlik önlemleri de abartılı.. Maça gelen herkese holigan diye bakılıyor ve güvenlik adına sıkıntı yaratılıyor. Seyirci dengesinin kurulması durumunda olayların artacağına inanmıyorum. Bugünkü uygulama, öğrencileri daha kolay yönetmek için okulları kapatmaya benziyor.

 Medyanın ipi germesinin ve seyirci sayısındaki dengesizliğin Fenerbahçe – Galatasaray derbisini çığırından çıkardığını düşünüyorum. Bu dengesizliğin baskısı altında Galatasarayıı futbolcuların sinirlerinin yıpranmaması olanaksızdı. Kendilerini bir arenada gibi hissedip yanlış işler yaptılar. Görülen 4 kırmızı kartta bunun etkisi var. Hakem de aynı nedenle gergindi, seyirci baskısı altında ezildi ve başarısız oldu. Görevi, maçı olaysız bitirmek olan bir hakemin bir derbi maçında 4 kırmızı kart göstermesi çok ciddi bir olaydır ve hakemin cesaretinden çok, maçın yönetimini elden kaçırdığını gösterir. Yine bozuk denge Fenertbahçe takımını kötü etkiledi. Öyle olmasa, 7 kişi kalmış bir takıma gol atamamaları nasıl açıklanabilir? Önlem alacağız derken, pek çok alanda yanlış işler yapıyoruz.

 Bir TV programında bu maçı tartışanlar, taşkınlıkların sıfıra indirilmesi için konuk takım seyircilerinin stada hiç alınmamasını savunuyortardı. Önce karar vermek gerekiyor: spor mu yapıyoruz, savaş mı? Çok safça şeyler mi yazıyorum acaba?